Danıştay 10. Daire, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali talepli davada, 2577 sayılı İYUKun 3. maddesine aykırı dilekçe nedeniyle usulden ret kararı verdi.
Özet: Türk vatandaşlığının geri alınmasına yönelik bir Cumhurbaşkanı Kararının iptali talebiyle sunulan dava dilekçesinin, davacıların vekil tayin etme yetkisiyle birlikte hangi aile bireylerinin vatandaşlık durumunu kapsadığı ve dolayısıyla davanın tam olarak kimler adına açıldığı hususlarında yeterli açıklık ve somutluk taşımaması nedeniyle, idari yargılama usul kanunundaki belirli maddelere uygun olmadığı tespit edilerek, bu eksikliklerin otuz gün içinde giderilerek yeniden dava açılması imkanı tanınmak suretiyle dilekçenin reddine karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2025/1854Karar No : 2025/2654 DAVACILAR : 1- ... 2- ...VEKİLLERİ : Av. ...DAVALI : ... Genel Müdürlüğü DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kazandıkları Türk vatandaşlığının aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 16/01/2025 tarih ve 9445 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Davacılar" kısmında, ... ve ... isimlerine yer verildiği; "T. Konusu" ve "Sonuç ve İstek" kısımlarında, davacıların ve onlara bağlı aile bireylerinin Türk Vatandaşlığının geri alınmasına yönelik 16/01/2025 tarih ve 9445 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, davacıların ve çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alındığından bahsedildiği görülmektedir.Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde ve dava dosyasına sunulan vekaletnamede yer alan avukatın yalnızca ... ve ... adına vekil olarak tayin edildiği de dikkate alındığında, davacılar kısmında belirtilen ... ve ... ile birlikte diğer aile bireyleri bakımından da Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği ve isteniyorsa hangi çocuk/çocukları bakımından iptalinin istenildiği hususunda tereddüt meydana gelmiş ve dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davacılar kısmında belirtilen ... ve ... ile birlikte diğer aile bireylerinin Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması ve bu kişilerin de davacı olarak gösterilmesi, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacılara duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan kısmın davacılara iadesine, 21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.