Danıştay 8. Daire, üniversite öğretim elemanının 657 sayılı Kanunun 94. maddesiyle müstafi sayılma işleminin özel kanunlar gereği iptaline dair kararı onadı.
Özet: Bir üniversite tarafından, kesintisiz on günden fazla göreve gelmeyen bir öğretim elemanının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesi uyarınca müstafi sayılması işlemine karşı açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, öğretim elemanlarının 2547 ve 2914 sayılı kanunlara tabi olması nedeniyle genel kanun niteliğindeki 657 sayılı Kanunun ilgili maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar vermiş; bu karar, üniversitenin temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, davacının özel kanun hükümlerine tabi olması nedeniyle işlemin hukuka aykırı olduğu tespitiyle onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2023/2541Karar No : 2025/6103 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu İnşaat Teknolojisi Programı Öğretim Elemanı olarak görev yapmakta iken,14/04/2020 tarihinden itibaren kesintisiz olarak on günü aşacak şekilde göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca 28/01/2022 tarihi itibariyle müstafi sayılmasına ilişkin tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Üniversite Rektörlük işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...2 tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar on gün kesintisiz olarak göreve gelmemeye ilişkin yaptırım hükmü, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinden kaldırılmış olsa bile benzer eylemlere ilişkin yaptırımların Yönetmelikte düzenlenmesi ve 2547 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 2914 sayılı Kanun'un 20. maddesindeki atıfların özlük haklarına ilişkin olması karşısında, 2547 sayılı Yasaya tabi öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında, anılan atıflara istinaden, salt genel Kanun niteliğinde olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinin uygulanamayacağı karşısında, davacının genel kanun niteliğindeki 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca müstafi sayılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda, F32-Depresif nöbet teşhisiyle 13/03/2020 tarihinde verilen iş göremezlik raporunun süresinin bitiminden sonraki ilk iş günü olan 1/04/2020 tarihinde mesaiye başlamadığının,14/04/2020 tarihinden itibaren kesintisiz olarak 20 iş günü boyunca mesaiye gelmediğinin tespit edildiği, bu durumun idare tarafından her gün ayrı ayrı tutulan tutanaklarla kayıt altına alındığı, durumun davacının mail adresine bildirildiği ve sms mesajları gönderildiği, göreve başlamama nedeninin bildirilmesinin istenildiği, mesajlara karşı cevap vermediği, 22/04/2020 tarihinde EBYS üzerinden gönderdiği yazı ile tek cümleyle korona virüs tedbirleri çerçevesinde göreve başlayamadığını bildirdiği, ancak idari izinli sayılabilecek personel olmadığı, hangi korona tedbirleri kapsamında başlamadığını, eğer il dışında ise ve Antalya'ya dönemeyecek durumda ise durumunu ivedilikle bildirmesinin istenilmesi neticesinde, yurt dışında, Özbekistan'da olduğunu pandemi nedeniyle pasaportuna el konulduğunu ve yurda dönemediğini bildirdiği, ancak yurda dönüş için herhangi bir girişimde bulunmadığı, çaresiz kaldığına ilişkin savunmasının objektif temellere dayanmadığı, idareden habersiz bir şekilde yurt dışına çıktığı, mazeretinin kabul edilebilir olmadığı, kesintisiz olarak on gün işe gelmemesi nedeniyle usul ve yasa doğrultusunda işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.