Trafik kazası sonucu ağır yaralanma ve maluliyet nedeniyle maddi, manevi tazminat ile tedavi giderleri taleplerinin istinaf incelemesi.
Özet: Bu karar, 2010 yılında bir trafik kazasında ağır yaralanan davacının kalıcı maluliyet ve yoğun bakım süresi nedeniyle maddi, manevi ve tedavi gideri talepleriyle açtığı davanın istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının talep ettiği 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatı kısmen kabul ederken, ıslahla artırılan maddi tazminat miktarını zamanaşımı nedeniyle reddetmiş ve sigorta şirketine yönelik tedavi gideri taleplerini pasif husumet eksikliği gerekçesiyle reddetmiş, davacı ise sigorta poliçesi kapsamındaki tedavi giderlerinin ödenmesi gerektiğini ve bilirkişi raporunun bu yönde olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: 2022/1012 KARAR NO: 2026/833İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 17/06/2021NUMARASI : 2017/1104 (E) - 2021/580 (K)Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/555 Esas sayılı dosya DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/06/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2010 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı, davalı...'a ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, 19 gün yoğun bakımda kaldığını, yaşanan kaza sonrası Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/654 Esas sayılı dosyası ile açılan davada sürücü davalı ...'ın asli derecede tamamen kusurlu olduğunun Trafik İhtisas Dairesininden alınan raporla sabit olduğunu, müvekkilinin Palandöken Devlet Hastanesinden alınan 26/05/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre %20 malul olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte ... hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kaza neticesinde tedavi gideri olarak ödenen toplam 70.757 TL'sinin 5.000 TL'sinin davalı ...'den, kalan 65.757 TL'sinin davalı gerçek kişiler ... ve ...'dan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişiler ... ve ...'dan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29/03/2021 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle meslekten kazanma gücü / efor kaybı ve diğer maddi zararlara ilişkin talebini 478.730,39 TL'ye artırmıştır.Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/555 Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2010 tarihinde davalı...'a ait ve davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı toplu taşıma yapan minibüsle sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve 19 gün yoğun bakımda kaldığını, aynı olaya ilişkin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1104 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak davalı sigorta şirketinden tedavi giderlerinin talep edilmediğini, sonradan poliçe kapsamında olduğu anlaşıldığından gerekli başvuru şartları tamamlanarak açılan huzurdaki dava ile talep edildiğini belirterek söz konusu dosyanın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1104 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29/03/2021 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle talebini 65.757 TL olarak belirlemiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesince; asıl dosya yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; 100.000 TL maddi tazminatın, davalı..., ... yönlerinden kaza tarihi olan 30/05/2010 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta şirketi yönünden ise tahsilde tekerrür oluşturmadan (bakiye kalan 53.373,02 TL sigorta teminatı üzerinden ) temerrüt tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının ıslah dilekçesi ile artırdığı miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalının tedavi giderlerine ilişkin talebinin davalılar ... ve ...yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 5.000 TL bedeli tedavi giderinin 24/06/2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının 50.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 30/05/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı ...ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen dosya yönünden davacının tedavi giderine ilişkin talebinin davalı yönünden pasif husumet eksikliğinden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; sigorta poliçesi üzerinde tedavi giderleri teminatı olduğunun fark edilmesi üzerine davalı sigorta şirketine başvurularak talepte bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde cevap verilmemesi üzerine birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/555 Esas sayılı dosyası ile sigorta şirketinden tedavi giderlerinin tazmini için belirsiz alacak davası açıldığını, dosyadan tedavi giderleri için alınan bilirkişi raporunda tedavi giderlerinin SUT kapsamı dışında kalan kısımlarının sigorta şirketinden poliçe kapsamında alınabileceği yönünde görüş bildirdiğini, davacının çoçuk yoğun bakımına yatırılmasının zorunluluk arz eden durum olduğunun dosyada mübrez tedavi belgelerinden açıkça belli olduğunu, bu durumda ... kapsamı dışında yapılan tedavi giderlerinin sigorta şirketinden talep edilebileceği yerleşik yargı kararları ile de sabit olduğunu, birleşen dosya açısından mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunun da aksine bahsedilen hususlar ve zorunluluk neticesi yaptırılan tedavi giderlerinin sigorta şirketinin poliçesi kapsamında olduğu hususunun değerlendirilmeksizin birleşen davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; kararın dayandığı bilirkişi raporunda müvekkili kurumun SUT kapsamında sorumlu olduğu miktarın 5.000 TL tedavi gideri belirlenmiş ise de davacının tedavisinin devam eden tedavi olup olmadığına tedavinin tümünün acil hal kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine bakılmadığını, yine müvekkili kurumun üstüne düşen miktarı ödediği yani resmi tarife miktarının müvekkili kurumun ödediği miktar olduğu göz önünde tutulmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu itirazlarının dikkate alınmadığını, olay tarihi kuruma sorumluluk yükleyen 6111 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önceki bir tarih olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurum aleyhine bir miktara hükmedilecekse bile faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 Sayılı Kanunun 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ...tarafından karşılanacağı" kanunun geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ...tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı ...'na geçmiştir. Anılan Kanun'un 59. maddesi ile KTK'nin 98. maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereğince, Kanun'un yürürlük tarihinden önce meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderleri ...tarafından karşılanacaktır. Ancak ..., açıklanan madde kapsamında kalan "belgeli tedavi giderlerinden" sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden ... sorumlu olmayıp sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.Mahkemece, tedavi giderlerine ilişkin bilirkişiden alınan 13/01/2021 tarihli rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken, tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nin 98. maddesi kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden ...'nın sorumlu olacağı, 98. madde kapsamına girmeyen belgesiz/paramedikal giderlerden ise davalıların sorumlu olacağı tutarın hesaplanması için yaralanma bölgesine göre uzmanlığı bulunan doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak (kazanılmış haklarda gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.Kabule göre de; asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... yönünden 5.000 TL tedavi gideri talep etmiş olmasına rağmen, hükmedilen tüm tutar üzerinden davalı ...'nın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması hatalı olmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ve davalı ...vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalı ...tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/06/2026