Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden doğan 200.850 Euro alacak talepli, kesin kabul süresi ile davacı taraf ehliyeti itirazı davası.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketle akdettiği eser sözleşmesi çerçevesinde yürüttüğü sistem kurulum işlerinin geçici kabulünün 29/10/2020 tarihinde gerçekleştiğini belirterek, sözleşmede kesin kabul için belirlenen 12 aylık sürenin 29/10/2021de dolduğunu ve bu sebeple 200.850 Euro tutarındaki kesin kabul hakedişinin vadesinin geldiğini ileri sürmektedir; bu miktar için 29/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilat talep etmektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/65 Esas - 2026/273
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/65 EsasKARAR NO : 2026/273DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/01/2025KARAR TARİHİ : 10/04/2026KARAR YAZMA TARİHİ :29.04.2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi gereği dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu ancak, taraflar anlaşamadığını, Davacı şirket ile davalı şirket arasında 06/02/2017 (Ek-3) ve 08/08/2018 tarihli (Ek-4) sözleşmeler imzalandığını, İşbu sözleşmelerle ..... sistemlerinin kurulum işlerinin yapımı davacı şirket tarafından, davalı şirkete taşeronu olarak yapıldığını, Sözleşme bedeli ise 8.034.000,00 Euro olduğunu, Davacı şirket tarafından yukarıda tanımlanan iş el siz olarak tamamlandığını ve 29/10/2020 tarihi itibariyle de geçici kabul yapılarak iş teslim edildiğini, bu durum davalı şirketin de kabulünde olduğunu, Davacı şirket , .... Noterliği'nden 12/05/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 07/07/2022 tarih ve 16283 yevmiye numaralı ihtarnamelerini göndediğini ve hakedişlerin ödenmesini talep ettiğini, Davalı şirket ise .... Noterliğine ait 09/08/2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini ve ihtarnamesinin 2. sayfasında; “13.3 Kurulum Sözleşmesi kapsamındaki işlerin kesin kabul tutanağının idarece onaylanması halinde 200.850 Avro 30 takvim günü içerisinde Taşerona ödenecektir” düzenlemesine yer verildiğine değinildiğini, Anlaşılacağı üzere taraflar arasında 200.850 Euro ödemenin olmasının gerektiğine dair uyuşmazlık olmadığını, Uyuşmazlık konusu alacağı muaccel olup olmadığı noktasında toplandığını, 06/02/2017 tarihli sözleşmenin 11. sayfasındaki "Kesin Kabul" başlıklı 16.1. maddesinde; "İşbu Sözleşme kapsamına giren İşler'in Geçici Kabul yapılmasından sonra, azami 12 oniki) ay ... tarafından Kesin Kabul'ün yapılmaması halinde, ...'un yaptığı in Kabul'ün yapıldığı ... tarafından kabul edilir." Denildiğini, İşbu madde gereği kesin kabulün yapılması en fazla 12 ay olarak kabul edildiğini, Kesin kabul için yapılması gereken bütün yükümlülükler yerine getirildiğini, buna göre 29/10/2021 tarihi itibariyle kesin kabulün yapılmış olduğu kabul edilmesi gerektiğini, 08/08/2018 tarihli sözleşmesinin 8. sayfasındaki "Ödemeler" başlıklı 13.3. Maddesinde; “Kurulum Sözleşmesi kapsamındaki işlerin kesin kabul tutanağının idarece onaylanması halinde 200.850 (iki Avro 30 (otuz) takvim g içerisinde Taşerona ödenecektir." ve "Kesin Kabul" başlıklı 15. maddesinde; "İşin kesin kabulünü için ... tarafından Ana Sözleşme ve ekleri gereğince Geçici Kabul tarihinden itibaren en geç 370 gün içerisinde Kesin Kabul için ...'ye başvurulacak ve gerekli işlemler başlatılacaktır." hükmü bulunduğunu, Davalı şirket ...'ye süresi içerisinde başvuruda bulunmuş olup, 09/08/2022 tarihli ihtarnamesinde belirttiği gibi 29/10/2020 tarihinde geçici kabul yapıldığını ve kesin kabul için müracaat yapıldığını, ancak müracaatın üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen kesin hakediş onaylanmadığını, Geçici kabul tarihi olan 29/10/2020 tarihinden itibaren 4 yıldan fazla bir süre geçtiğini, İmalat için kullanılan malzemelerin garanti süresi dahi geçtiğini, davalı firma tarafından yapılan Çamlıca Kulesi'nin yıllardır hizmete devam ettiği düşünüldüğünde, imalatı yapan şirketin ödemelerinin yapılmaması hakkaniyete ve sözleşme hükümlerine uygun olmadığını, Sonuçta, sözleşmenin 16.1. maddesinde belirtilen 12 aylık süre, 29/10/2021 tarihi itibariyle dolmuş olup, 29/11/2021 tarihi itibariyle sözleşmenin 15.3. Maddesinde belirtilen *4 2,5'luk (200.850,00 Euro) miktarın ödenmesi gerektiğini, anılan miktarın 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmek gerektiğini, Yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle,Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Taraflar arasında imzalanan 06/02/2017 tarihli "... ... Sözleşmesi"nin 16.1. maddesinde belirtilen 12 aylık sürenin 29/10/2021 tarihi itibariyle dolduğunun tespiti ile aynı sözleşmenin 15.3.maddesi gereği 29/11/2021 tarihi itibariyle 94 2,5'luk (200.850,00 Euro) miktarın davacıya ödenmesine, şimdilik talep edilen 100,00 Euro'nun 29/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsilini Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konuya dayanak sözleşme davayı açan şube ile değil ..... merkezli yabancı şirketle yapıldığından davacı şubenin taraf ehliyeti bulunmadığını, Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, S1 ve TMK hükümlerine göre davacı ... Şubesi'nin aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın "dava şartı" yokluğundan usulden reddine karar verilmesi talep ettiklerini, "Dava dilekçesinin 5. madde 2. paragrafında 200.850,00 Euro miktarın ödenmesi gerektiği, anılan miktarın 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilinin talebi gerektiği" denildikten sonra istem kısmının 3 fıkrasında; taraflar arasında diye başlayan cümlenin 5. satırında "200.850,00 Euro miktarın müvekkil davacıya ödenmesine" denilerek devamında 100 Euro'nun tahsiline karar verilmesi istenildiğ Somut olayda alacağın istenebilir olacağı tarih 08.08.2018 tarihli 534.000,00 Euro bedelli anahtar teslimi “... Sözleşmesi"nin 13.3 maddesi ile açık olarak belirlenmiş olup, dava dışı iş sahibi ... tarafından kesin kabul tutanağı onaylanmadığından alacak istenebilir hale gelmediğini, İstenebilir hale gelmeyen bir alacak için erken açılmış olması sebebi ile dava açmakta hukuki yarar olmadığını, bu nedenle esasa girilmeden davanın usulden reddini talep ettiklerini, Dava dışı ... ile davalı ... A.Ş. arasında, “...” inşaatı yapımına yönelik olarak, 169.800.000,00 TL bedelli ve 26.03.2015 tarihli birim fiyatlı Ana sözleşme imzalanmış olup, bu sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartamesinin (...) yanı sıra; 6-Özel Teknik Şartname, 7-Genel Teknik Şartname, 8-Ön/kesin Projeler sayıldığını, Ana sözleşmeye konu İş'in dava dışı ... tarafından hazırlattırılan uygulama projeleri yine dava dışı ... tarafından 03.07.2016-26.12.2016 tarihleri arasında onaylandığını, Davalı ... uhdesinde bulunan “...” inşaatı Ana Sözleşmesi kapsamında yer alan işlerden olan anten ve bağlantılarının temini ve kurulumunun (Malzeme * Montaj Bedeli dahil) birim fiyata dayalı anahtar teslimi yapımına ilişkin; dava dışı ... Internatıonal ... (bundan böyle 'dava dışı ..., ...' olarak anılacaktır.) ile davalı ... A.Ş. arasında 06.02.2017 tarihli, 8.034.000,00 Euro bedelli birim fiyata dayalı anahtar teslimi götürü bedel “ ... Sözleşmesi” akdedildiğini, Yine tarafların arasında 27.04.2017 tarihli Ek Protokol (Ek Sözleşme)4 imzalandığını, Dava dışı ... tarafından davalıya ...... Noterliği kanalı ile gönderilen ve 03.04.2018 tarihinde tebellüğ olunan 02.04.2018 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamede belirtilen gerekçeler nedeniyle 06.02.2017 tarihli Sözleşmenin fesih edildiğini bildirmiş ise de, davalı ... tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 27.06.2018 tarih ve ..... yevmiye numaralı cevap ve karşı ihtarnamesi ile; belirtilen iban numarasına ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, 06.02.2017 tarihli sözleşmenin bedeli olan 8.034.000,00 EURO'nun 7.500.000,00 Euro'su sistemin montaj işlemlerine hazır edilmesi kapsamında yapılan işler için davalı tarafından dava dışı taşerona akreditif 7 yöntemi ile ödendiğini, Sözleşme bedelinden kalan 534.000,00 Euro tutarında dava dışı ... tarafından yapılmış bir imalat ve/veya malzeme temini söz konusu olmadığından, dava dışı ... tarafından bu sözleşmeye dayalı dava dışı taşeronun davalıdan bir alacağı bulunmadığını, tam tersine davalının, dava dışı taşerondan bu sözleşmeye dayalı aşağıda detayları ile belirtilen alacakları bulunduğunu, Bu gelişmelerden sonra taraflar arasında 08.08.2018 tarihli, 534.000,00 Euro bedelli “ ... Sözleşmesi” imzalandığını, Dilekçenin yukarıdaki 'Usul yönünden' başlıklı bölümünün 1., 2, 3., 4.,5. ve 6. maddelerinde yer verilen 'davanın usulden reddi' taleplerin uygun görülmemesi halinde, kabul manasına gelmemek kaydıyla; dava dışı taşeronun ifa zamanı gelmiş/muaccel hale gelmiş bir alacağı olduğuna ilişkin mahkemece takdirin oluşması halinde; Dava konusu sözleşmeye dayalı İş'e ilişkin davalı Yüklenicinin, dava dışı ... adına yapılmış ve aşağıda detayları ile yer verilen ödemeler ile nama ifa yönelik yapılmış olan ve yine aşağıda detayları ile yer verilen imalatlar/işlerden dolayı dava dışı Taşerondan alacağı bulunmakta olup, bu alacaklara göre dava dışı ... alacaklı değil tam tersine davalı Yükleniciye borçlu durumda olduğundan takas mahsup itirazında bulunduklarını, Davacının taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında işlerden ... anten sistemi ve ..... anten sistemlerinin azimut açılarını hatalı olarak yaptığını, davalı taşerona bu hataların düzeltilmesi için 22.10.2019 tarih ve ..... sayılı ... ... Anten Sistemleri konulu mail, 15.11.2019 tarihli yazı ile "09.11.2019 tarihinde ... A.Ş ..... toplantı odasında yapılan toplantıda, 22.11.2019 tarih ve 2019/09 sayılı yazı, 16.12.2019 tarih ve 2019/21 sayılı yazı ile bildirildiğini, ancak belirtilen kusur, hata ve/veya ayıp dava dışı ... tarafından giderilmediğini, bu eksikliklerin dava dışı firmalar aracılığı ile giderildiğini, tüm bu sebeplerden ötürü Davayı açan ... Internatıonal ... Şubesi'nin aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın "dava şartı” yokluğundan usulden reddine, Sözleşmenin tarafı yabancı tüzel kişi ... Internatıonal ...'nin yargılama giderleri karşılığını teminat göstermekle yükümlü olduğuna dair itiraz ediyor ve mahkemenin re'sen yapacağı inceleme üzerine vereceği “teminat gösterilmesi kararı”nın yerine getirilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) bendi gereğince davanın "dava şartı" yokluğundan davanın usulden reddine, Dava dilekçesi içeriği ile istem kısmına göre 200.850,00 Euro alacağın tamamının tahsili talep edilip 100,00 Euro üzerinden peşin harç yatırıldığı ve dava kısmi değil tam dava olduğundan alacağın tamamının TL karşılığı üzerinden peşin eksik harcın yatırtılmasına karar verilmesi, yatırılmaması halinde HMK'nın 150. maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesine, 3 aylık süresi içerisinde eksik harç tamamlanıp dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava, davacı ... ile davalı arasında akdedilen eser sözleşmeleri uyarınca davacının edimlerini yerine getirdiğinden bahisle sözleşme uyarınca belirlenen sürenin dolduğunun tespiti ve sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizin yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; teminat dava şartı, davanın kısmi dava olarak açılmış olup olmadığı, dava ehliyeti (aktif husumet), alacağın muaccel olmadığından bahisle davanın açılmasında davacının hukuki yararı olup olmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini eksiksiz yerine getirip getirmediği, ayıplı ifanın mevcut olup olmadığı, davacının sözleşme uyarınca alacağının muaccel ve mevcut olup olmadığı, varsa miktarının tespiti, davalının bu alacaktan sorumlu olup olmadığı, takas/mahsup defi, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLER:..... yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşıldı. Mahkememiz duruşması ara kararı gereği tarafların defterlerinin incelenmesi ve Dosyanın ön inceleme duruşma zaptında tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için ..., ve taraflar arasındaki sözleşmelerin yorumunda yardımcı olmak üzere Borçlar Mevzuatında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği ve bilirkişi heyet raporunun alındığı, tarafların itirazları sonrasında dosyanın tarafların itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için heyete tevdine, karar verildiği ve ek raporun dosya arasına alındığı anlaşıldı. BİLİRKİŞİ RAPORU : Mahkememize sunulan bilirkişi kök raporu ile ; Taraflar arasında 06.02.2017 ve 08.08.2018 tarihli 2 adet sözleşme imzalandığı, davacı tarafın ..., davalı tarafın ... olduğu, 200.850,00 Euro bakiye iş bedeli alacağınından şimdilik 100,00 Euronun tahsili talebine ilişkin olarak; Talep edilen bakiye iş bedeli alacağı için, davacının makul bekleme süresinin dolup dolmadığı ve dolayısıyla muacceliyet koşullarının oluşup oluşmadığı hususu yukarıda izah olunduğu üzere, mahkemenin takdirinde olup, muacceliyet koşulunun oluştuğu sonucuna varılır ise 200.850,00 Euro bakiye iş bedeli alacağı olduğunun tespit edildiği, talebin ise şimdilik 100,00 Euro olduğu, 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz olarak; Faiz talebi için dayanak olarak gösterilen 06.02.2017 tarihli sözleşme olup, bu sözleşme taraflarca feshedildiğinden feshedilen sözleşme maddesine dayalı olarak faiz talebinde bulunulamayacağı, bu durumda dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz istenmesi koşullarının oluşmadığı, Davalının mahsup itirazına konu ettiği alacak kalemlerine ilişkin defter kayıtları ve eki belgelerden 1.697.592,28 TL/268.532,07 Euro tutarı hesaplanmış ise de geçici ve kesin kabulde tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin varlığının ispatlanması sonrası özellikle Tablo A'da belirtilen işler için teknik yönden inceleme yapılabileceği, bu inceleme sonucunda davalı alacağı olarak bir miktarın tespiti halinde, bu tutarın mahsuba konu olabileceği, tespit edilen toplam miktar olan 194.933,54 Euro'nun davacının alacağı olarak tespit edilen 200.850,00 Euro'dan mahsup edilebileceği, bu durumda davacı alacağının, 200.850,00 - 194.933,54- 5.916,46 Euro olarak tespit edildiği, talebin ise şimdilik 100,00 euro olduğu, kanaatine varmışlardır. BİLİRKİŞİ EK RAPORU: Heyetin mahkememize sunduğu ek raporunda; 200.850,00 Euro alacağınından şimdilik 100,00 Euronun tahsili talebine ilişkin olarak;Talep edilen bakiye iş bedeli alacağı için, davacının makul bekleme süresinin dolup dolmadığı ve dolayısıyla muacceliyet koşullarının oluşup oluşmadığı hususu yukarıda izah olunduğu üzere, mahkemenin takdirinde olup, muacceliyet koşulunun oluştuğu sonucuna varılır ise 200.850,00 Euro alacağı olduğunun tespit edildiği, talebin ise şimdilik 100,00 Euro olduğu, 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsili talebine ilişkin olarak; Faiz talebi için dayanak olarak gösterilen 06.02.2017 tarihli sözleşme olup, bu sözleşme taraflarca feshedildiğinden feshedilen sözleşme maddesine dayalı olarak faiz talebinde bulunulamayacağı, bu durumda dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz istenmesi koşullarının oluşmadığı, Davalının takas- mahsup talebine ilişkin olarak rapor içinde detayına yer verildiği üzere; ... sistemleri ile aynı yön, aks, açı ve güç dağılımında yapılması gereken ... anten sistemlerinin montajının 45° farklı açı ile yanlış yapılması hususunda özetle krikolara bağlı halatlar vasıtası ile dört tarafından kaldırılan, dayama ve tekerlekler ile sabitlenen anten çeliğinin kaldırma işlemi sırasında blok halinde dönmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, imalattaki kusurun davacı taşerondan kaynaklandığı, kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı ... ile davalı arasında akdedilen eser sözleşmeleri uyarınca davacının edimlerini yerine getirdiğinden bahisle sözleşme uyarınca belirlenen sürenin dolduğunun tespiti ve sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davanın kısmi dava olarak açılmış olup olmadığı, dava ehliyeti (aktif husumet), alacağın muaccel olmadığından bahisle davanın açılmasında davacının hukuki yararı olup olmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini eksiksiz yerine getirip getirmediği, ayıplı ifanın mevcut olup olmadığı, davacının sözleşme uyarınca alacağının muaccel ve mevcut olup olmadığı, varsa miktarının tespiti, davalının bu alacaktan sorumlu olup olmadığı, takas/mahsup defi, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. Davacının aktif dava ehliyeti yönünden yapılan inceleme; ... sayılı ilamında '' Dava ... Şubesi hasım gösterilerek açılmıştır. Husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediğinin tespiti yönünden dava dışı sigortalı ile davalı arasında kurulan sözleşmenin ... Şubesince yapılıp yapılmadığı hususu önem arz etmektedir. Bir önceki paragrafta açıklandığı üzere sözleşme ... Şubesi tarafından yapılmamış, bizzat şirketin merkezi tarafından yapılmıştır. Bu durumda davanın davalı gösterilen ... Şubesine husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça davalı şirketin ... şubesini taraf göstermesi, cevaba cevap dilekçesinde yapılan işlemin davalı şube tarafından yapıldığı gerekçesiyle davalı şubeye yönelik husumet ve yetki itirazlarının rede mahkum olduğunu savunması karşısında, davalı şirketin ... şubesinin bilerek taraf gösterildiği, 6100 sayılı HMK 124 maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir maddi hata ve yanılgının bulunmadığı, zaten davalı tarafça da ... şubesinin maddi hata sonucu gösterildiğinin iddia edilmemesi karşısında temsilcide yanılmanında söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yetki dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (..... sayılı ilamında ''15.12.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ..... Şubesi'nin bu ticaret ünvanıyla tescilinin ve ...'nın da şirket adına yapılacak işlerden doğacak davalarda davalı, davacı ve üçüncü şahıs sıfatıyla şubenin vekilliğine atanmış olduğu hususunun ilan edildiğini, ... tarafından davacı şubeyi temsilen davacı vekiline verilen vekaletname uyarınca işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. '' belirtilmekle dava dosyası incelendiğinde davacı şirketin her ne kadar şube kaydı olmasa da şube adına dava açıldı dense de davacı vekilinin davacı yabancı şirket merkezi adına vekaletname ve yetki alarak bu davayı açtığı ve davanın merkez adına açılmış sayıldığından dava ehliyeti yönünden yapılan itirazın reddine ara karar ile karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti kök raporu gereği; her ne kadar davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede dava dışı 3.kişi firmalardan alınan hizmet, mal ve işçilik karşılığında 3.kişiler tarafından düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu tespit edilmişse de geçici ve kesin kabulde tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin varlığının ispatlanması gerektiği, ilgili belgelerin dosyaya sunulması sonrası ek rapor düzenleneceği belirtilmiş ve uyuşmazlığa konu sözleşme başlangıç (06.02.2017) ve bitiş ( 02.04.2018) tarihi itibariyle geçici hakedişler ve varsa kesin hakedişlere ilişkin her türlü belgenin varsa taşerona ödenmesi gereken bedelinin belirlenebilmesi için işin tamamlanması durumu dikkate alınarak ... hak ediş raporları alınmış ve tarafların sunduğu yapılan işler ile 3. Kişilere yaptırılmak zorunda kalınan işlere ilişkin belgeler de dikkate alınarak 23.01.2026 tarihli ek rapor alınmıştır. Her ne kadar kök rapor ve ek rapor arasında çelişki var gibi görünse de eksik belge nedeniyle farklı rakamların çıktığı görülmüş ve eksiklik tamamlanarak ek rapor alınmış olup ek rapor denetime uygun bulunmuş olduğundan mahkememizce ek rapora rağbet edilmiştir. Şöyle ki; Dava dışı ..... ile davalı ... A.Ş. arasında, “.....” inşaatı yapımına yönelik olarak, 169.800.000,00 TL bedelli ve 26.03.2015 tarihli birim fiyatlı Ana sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartamesinin (...) yanı sıra; 6-Özel Teknik Şartname, 7-Genel Teknik Şartname, 8-Ön/kesin Projeler sayıldığı, Ana sözleşmeye konu İş'in dava dışı ... tarafından hazırlattırılan uygulama projeleri yine dava dışı ... tarafından 03.07.2016-26.12.2016 tarihleri arasında onaylandığı, Davalı ... uhdesinde bulunan “...” inşaatı Ana Sözleşmesi kapsamında yer alan işlerden olan anten ve bağlantılarının temini ve kurulumunun işlerinin Malzeme + Montaj birim fiyatına dayalı anahtar teslimi yapımı için dava dışı ... Internatıonal ..... ile davalı ... A.Ş. arasında 06.02.2017 tarihli, 8.034.000,00 Euro bedelli birim fiyata dayalı anahtar teslimi götürü bedel “ ... Sözleşmesi” akdedildiği, Yine tarafların arasında 27.04.2017 tarihli Ek Protokol (Ek Sözleşme) imzalanmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 06.02.2017 ve 08.08.2018 tarihli 2 adet sözleşme imzalanmıştır. Davacı ..., davalı yüklenicidir. Davacı ..., sözleşmeler uyarınca, davalı ... ile dava dışı ... arasında akdedilen sözleşme gereğince, ... uhdesinde bulunan ..... Sözleşmesi kapsamında yeralan işlerden olan “...”’nu, ana sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak çalışır durumda yükleniciye ve idareye teslimini üstlenmiştir. Alacağın muaccel olup olmadığı yönünde yapılan incelemede ; 06.02.2017 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel iş olduğu belirtildikten sonra, sözleşme bedeli 8.034.000 Euro olarak belirlenmiştir. 08.08.2018 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde ise, “Bu sözleşme kapsamındaki işler 06.02.2017 tarihli sözleşmede belirtilen anahtar teslimi fiyatı olup 8.034.000 Euro’dur. Sözleşme kapsamındaki sistemin montaj işlemlerine hazır edilmesi kapsamında yapılan işler için bugüne kadar taşerona ödenen toplam tutar 7.500.000 Euro’dur. Geriye kalan 534.000 Euro’dur.” Hükmü yer almakatadır. Bu sözleşme uyarınca davacı taşerona yapılacak ödemenin 534.000 Euro olduğu anlaşılmakta olup, Sözleşmenin 13.maddesinde ödemelerin yapılacağı aşamalar gösterilmiştir. Buna göre, sözleşmenin 13.maddesi uyarınca birinci safha kurulumun bitirilmesinden ve idarece kabul edilmesinden sonra 30 işgünü içerisinde ... tarafından taşerona 132.300 Euro ödenecek, 13.2 maddesi uyarınca işlerin geçici kabul tutanağının idarece onaylanması halinde 200.850 Euro 30 gün içinde ödenecek ve son olarak işlerin kesin kabul tutanağının idarece onaylanması halinde 200.850 Euro 30 gün içinde taşerona ödenecektir. Dava dilekçesinde, davacının sözleşmede belirtilen işleri eksiksiz olarak yaptığı, 29.10.2020 tarihi itibariyle geçici kabul yapıldığı, kesin kabul için yapılması gereken bütün yükümlülüklerin yerine getirildiği, 08.08.2018 tarihli sözleşmenin kesin kabul başlıklı 15.maddesinde “işin kesin kabulü için ... tarafından ana sözleşme ve ekleri gereğince geçici kabul tarihinden itibaren en geç 370 gün içerisinde kesin kabul için idareye başvurulacak ve gerekli işlemler başlatılacaktır.” Hükmü bulunduğu, davalı şirketin idareye süresi içinde başvuruda bulunduğu, davalının başvurusunun üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen kesin hakedişin onaylanmadığı belirtilerek 6.2.2017 tarihli sözleşmenin 15.3 maddesi gereği %2,5 oranında (200.850Euro) miktarın davalıdan tahsili istenilmiştir. 08.08.2018 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde, 06.02.2017 tarihli sözleşmeden bahsedilmiş, 06.02.2017 tarihli sözleşme uyarınca taşerona 7.500.000 Euro ödeme yapıldığı, geriye kalanın 534.000 Euro olduğu yazılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde 200.850 Euro alacağın istenebilir olacağı tarihin 08.08.2018 tarihli sözleşmenin 13.3 maddesi uyarınca, “kesin kabul tutanağının idarece onaylanması, artı 30 gün sonrası” şartına bağlandığını, dava dışı iş sahibi idarece kesin kabul tutanağı onaylanmadığından alacağın istenebilir hale gelmediğini ileri sürmüştür. İşin geçici kabulünün yapıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kesin kabul için, ... tarafından geçici kabul tarihinden itibaren en geç 370 gün içerisinde idareye başvurulacağı ve gerekli işlemlerin başlatılacağı, sözleşmenin 15.maddesinde kararlaştırılmıştır. Davalı ... tarafından 15.maddede belirtilen sürede (370 gün) kesin kabul için dava dışı idareye başvurulduğu, ancak idarece dava tarihi olan 27.01.2025 tarihine kadar kesin hakedişin onaylanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, ilk sözleşme olan 06.02.2017 tarihli sözleşmenin kesin kabul başlıklı 16.maddesinin 16.1 bendinde yeralan “sözleşme kapsamına giren işlerin geçici kabulünün yapılmasından sonra, azami 12 ay içinde ... tarafından kesin kabulün yapılmaması halinde, taşeronun yaptığı işlere ilişkin kesin kabulün yapıldığı ... tarafından kabul edilir” hükmü gereğince 12 aylık sürenin 29.10.2021 tarihi itibariyle dolduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak, taraflarca 08.08.2018 tarihli sözleşmede bu nitelikte bir hükme yer verilmemiştir. 06.02.2017 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği, fesihten sonra taraflarca 08.08.2018 tarihli sözleşmenin yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar 8.8.2018 tarihli sözleşmede dava konusu edilen 200.850 Euronun ödenmesi işlerin kesin kabul tutanağının idarece onaylanması ve onaylanmasından itibaren 30 günlük süreye bağlanmışsa da, dava tarihine kadar kesin kabul tutanağının idarece onaylanmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu dava konusu alacağın ödenmesi bakımından muacceliyetin oluşup oluşmadığı( alacağın istenebilir hale gelip gelmediğine ilişkindir.) Taraflarca imzalanan 06.02.2017 tarihli sözleşmenin kesin kabul başlıklı 16.maddesi dikkate alındığında davacının idarenin kesin kabul yapması için bekleyeceği sürenin 12 ay olarak kabul edildiği görülmektedir. Bu süre içerisinde ... tarafından kesin kabul yapılmaması halinde taşeronun yaptığı işlere ilişkin kesin kabulün yapıldığı ... tarafından kabul edilecektir. Her ne kadar 06.02.2017 tarihli sözleşme feshedilmiş ve bu madde de yeni sözleşmede yer almamış ise de, makul sürenin belirlenmesi bakımından mahkememizce taraflar arasında daha önce bu şekilde bir süre belirlendiği için yeterli bulunmuş ve davacının talep edebileceği alacağın alacağının muaccel hale geldiğine kanaat getirilmiştir. Temerrüt tarihi yönünden rapor ve dosya incelendiğinde; Davacı,“ Taraflar arasında imzalanan 06/02/2017 tarihli " ... Sözleşmesi"nin 16.1. maddesinde belirtilen 12 aylık sürenin 29/10/2021 tarihi itibariyle dolduğunun tespiti ile aynı sözleşmenin 15.3.maddesi gereği 29/11/2021 tarihi itibariyle % 2,5'luk (200.850,00 Euro) miktarın davacıya ödenmesine, şimdilik talep edilen 100,00 Euro'nun 29/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir. Davacının faiz talebi için esas aldığı sözleşme 06.02.2017 tarihli sözleşme olup, bu sözleşme taraflarca feshedildiğinden feshedilen sözleşme maddesine dayalı olarak faiz talebinde bulunulamayacağı, değerlendirilmekle dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz istenmesinin mümkün olmadığı bu sebeple hükmedilecek alacağa dava tarihinden itibaren yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.Davacının talep edebileceği alacak ve davalı tarafın takas ve mahsuba konu edebileceği alacaklar incelendiğinde: Ayıplı iş yönünden yapılan inceleme; Davacı ... ile davalı ... arasında imzalanan 08.08.2018 tarihli sözleşme eki, projeler ve ana sözleşmenin eki 09.12.2016 tarihli ... Hizmetleri Teknik Şartnamesi'nin hükümleri uyarınca, davacı ... tarafından ... anten sistemleri (...) imalatı montajının ... sistemleri ile aynı yön, aks, açı ve güç dağılımında tesis edilmesi/yapılması gerekirken 45° farklı açı ve aksta, farklı güç dağılımda ve yönde yapılmış olduğu, ... Anteni sistemleri üzerindeki güç dağılımının 4 yön için (kuzeye göre-azimut): 20º’de % 20, 110º’de % 35, 200º’de % 10, 290º’de % 35 oranını sağlayacak şekilde yapılması gerekmesine rağmen 45° farklı açı ve aksta yapılmış olmasından dört yöne ilişkin istenilen bu oranların sağlanamaması sebebiyle davalı ... tarafından davacı ... nam ve hesabına yaptırıldığının beyan edildiği, davacı ... ile davalı ... firma arasında ''... sistemleri ile aynı yön, aks, açı ve güç dağılımında tesis edilmesi/yapılması gereken ... anten sistemlerinin (...'nin) 45° farklı açı ile montajının yapılmasına ilişkin kusurlu, hatalı ve ayıplı imalatın düzeltilerek ... Anten Sistemleri yönünün ve dolayısıyla kapsama alanının ivedelikle işin sözleşme ve teknik şartnamesine uygun hale getirilmesi'' hususunda yazışmalar yapıldığı, davacı ... firmanın ... anten sistemlerinin kurulumunun 2017 Ekim ayında tamamen düzgün yapıldığı, sonrasında çelik kule üzerine yapılan inşaat faaliyetleri neticesinde, bloğun komple dönmesi sonucu yön değiştirdiğinin ileri sürdüğü ve kendi sorumluluklarında olmadığı iddia ettiği, davalı ... tarafından davacı taşerona gönderilen 13.12.2019 tarih ve .....sayılı yazıda;"...Öte yandan, ..... tepesinde yapılmakta olan ... kulesine tarafınızca temin ve tesis edilen anten sistemleri işi ile ilgili olarak, ... Sözleşmenin de eki olan Teknik Şartnamenin ... Anten sistemleriyle ilgili 4.sayfasında yer alan "II. Teknik İsterler" kısmında: "Her bir anten sistemi 4 yön ve 8 sıra (bay) olacaktır. Anten sistemlerinin üzerindeki güç dağılımı 4 yön için (kuzeye göre -azimut): 20° de % 20 110° de % 35 200° de % 10 290° de % 35 oranlarını sağlayacak şekilde tasarlanacaktır denilmektedir.Bu şartlara göre yerinde yapılan ölçümlerde, firmanız tarafından yapılan montajda, ... sistemleri ile aynı yön ve güç dağılımında olması gereken ... anten sistemlerinin 45° farklı açı ile montajının yapılmış olduğu tespit edilmiş ve bu hususun düzeltilmesi için tarafınıza ilgili yazılar yazılmıştır. Yazılan uyarılarımıza rağmen, sözleşmenin ilgili hükümleri ve özellikle '... SORUMLULUKLARI' başlıklı 3. maddesinde yer verilen hükümlere göre sorumlu olduğunuz montaj hataları firmanızca giderilmediği için işin aciliyeti sebebiyle anten sistemindeki açı farkının düzeltilmesine ilişkin çalışmalar firmanızca nam ve hesabınıza yaptırılmakta olup, bu düzeltme işlerinin bedeli de firmanıza rücu edileceği." şeklinde bildirildiği görülmüştür. Tespiti yapılan işlerin 24.09.2020 tarihli geçici kabul tutanağından önce tespit edildiği, geçici kabulden önce yaptırıldığı, dosya kapsamında bulunan flash disk içerisindeki görüntülerin ve fotoğrafların incelenmesinde; anten çeliğinin parçalar halinde 0.00 kotundan kule betonarme çekirdeğinin içine alınarak montajının betonarme çekirdek içerisinde tamamlandığı, anten çeliğinin yukarı çekilirken betonarme yapıya çarpmadan stabil şekilde tepeye çıkartılması için geçici çelik kuyruk yapısı, tekerlek, dayama destekleri gibi yardımcı elemanların kullanıldığı, anten çeliğin istenilen yüksekliğe çıkarılması için krikolara asılı çelik halatlar kullanıldığı, ... sistemleri ile aynı yön, aks, açı ve güç dağılımında yapılması gereken ... anten sistemlerinin montajının 45° farklı açı ile yanlış yapılması hususunda özetle krikolara bağlı halatlar vasıtası ile dört tarafından kaldırılan, dayama ve tekerlekler ile sabitlenen anten çeliğinin kaldırma işlemi sırasında blok halinde dönmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, imalattaki kusurun davacı taşerondan kaynaklandığı kanaatine teknik bilirkişice varılmış olup incleme denetime açık bulunmuş olup davacı taşeronun ayıplı ve eksik iş yaptığına kanaat getirilmiştir. Davalı ... firma 45° açı ile yanlış yapılmış olan ... Sisteminin (...'nin) düzeltilmesi, doğru açıya getirilmesi, 09.12.2016 tarihli Teknik Şartnamesine uygun hale getirilmesine yönelik gerekli her türlü projenin hazırlanması, her türlü malzeme (dişli, motor vb.) temini, montajı ile döndürme işleminin anahtar teslimi yapımı için dava dışı ... Mak. Ltd. Şti. ile 25.11.2019 sözleşme ve zeyilname imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı tarafından 31.12.2020 tarihli fatura karşılığında % 18 KDV dahil 383.500,00 TL (42.067,04 Euro) ödendiğini, düzeltme öncesi ve sırasında sökülen kabloların sabitlenmesi, ankraj noktalarının hazırlanması, boyanması ve kabloların düzenlenmesi için dava dışı ... San Tic Ltd. Şti. ile 31.08.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafından 17.09.2020 tarihli fatura karşılığında % 18 KDV dahil 52.540,68 TL (5.900,00 Euro) ödendiğini, tüm kabloların sökülmesi, sökülen kabloların korunması için gerekli önlemlerin alınması, ...'nin döndürme işlemi tamamlandıktan sonra sökülen tüm kabloların tekrar bağlanması (işçilik ve malzeme dahil) için dava dışı ... Ltd. Şti. ile 25.11.2019 tarihli ... sözleşmesi ve 01.06.2019 tarihli zeyilname imzalandığını, davalı tarafından 03.11.2020 tarihli fatura karşılığı olarak % 18 KDV dahil 342.200,00 TL (34.634,93 Euro) ödendiğini, ... Sistemi (...'nin)'nin davacı ... nam ve hesabına düzeltilmesi ve doğru açıya getirilmesi için yapılan harcamaların toplam tutarının 778.240,68 TL ( 82.601,97 Euro) olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Kök raporda Tablo A olarak belirtilen listeden görüleceği üzere dava dışı firmalara yaptırıldığı belirtilen işin bedeli 778.240,68 TL/ 82.601,97 Euro'dur. Dava dışı firmaya düzenlenen fatura bedeli ise 87.320,00 TL/9.003,45 Euro olup firmaya ödenecek tutardan mahsup edileceği dikkate alındığında (firmanın düzenlediği fatura deftere alacak kaydedilecek olup davalının düzenlendiği fatura borç kaydedileceği ve aradaki fark ödeneceği için) talep konusu edilebilecek tutar, teknik değerlendirmelerde dikkate alındığında 690.920,68 TL/73.598,53 Euro'dur. Kök raporda Tablo B olarak belirtilen listede dava dışı ... Ltd.Şti. firmasına ait 2 adet fatura bulunmaktadır. Fatura suretlerinde “…...’a fatura edilecek/...’a mahsup” açıklaması tespit edilmiştir. "Davacı ... ... şirketinin yetkilisi ..., aynı zamanda ... şirketinin yetkili ve sahibi olup, davacı taşeronun bazı işleri ve iş takipleri ... tarafından yapılmıştır." iddiasında bulunulmuş ise de adı geçen "..." firması farklı bir tüzel kişilik olup "...’a fatura edilecek/...’a mahsup" ifadesinden de firmanın cari hesabındaki tutardan mahsup edileceği anlaşıldığından iş bu dava ile ilişkilendirilemediğinden ek raporda da aynı görüşün açıklandığı görülmüştür. Kök raporda Tablo C olarak belirtilen liste yönünden ek raporda dosyada mevcut suretlerin tek tek kontrol edildiği, ... Ltd. için listelenen fatura toplamı 17.605,97 TL /2.464,08 Euro olarak hesaplandığı, ... A.Ş. firmasının davalı tarafından hazırlanan listesinde “... tarafından ödenen” açıklaması yazıldığı, bu sebeple toplam tutarın 503.193,35 TL/110.325,14 Euro olarak hesaplandığı görülmüştür. Yine yapıulan itiraz üzerine, "... İNŞAAT İTH.İHR.TUR.TAŞ.A.Ş." adına düzenlenen belgeler toplamı 58.832,34 TL/14.162,40 Euro olarak hesaplanmış olup 2 sözleşme olduğu tarafların kabulünde olduğundan icmal listeye eklenmiş ve yerinde görülmüştür. Davacı taraf yabancı işçilerin masrafı yönünden yapmış olduğu itirazında "...Bilirkişi raporunun yabancı işçiler için yapılan ödemeler başlıklı bölümünün b şıkkında yabancı işçilerin Diploma ve sertifikalarının tercümesi için 737.69 Euro , c şıkkında da 2018 Kasım ayından Mart 2020 tarihine kadar 366.249,56 TL ... primi ödendiği bunun da 57.656,96 Euro olduğu belirtilmiştir. Bu belirleme de hatalıdır. Çünkü; a-) işçilerin tamamı davalı şirket adına çalışmışlardır. Dolayısıyla ... primleri de davalı şirket tarafından yatırılmıştır. Yasal olarak olması gereken de budur. Sözleşmede davalı tarafından ödenen ... primlerinin ... tarafından ödeneceğine dair madde yoktur, taraflar bu hususta zımnen anlaşmışlardır. Davalı şirketin bu talebi kötü niyetli olup ... şirketten talebi haksızdır. Kaldı ki; davalı işçi ... primlerini gider göstererek vergilendirme açısından kazanç sağlamıştır. Arz edilen nedenlerle ... primlerinin ... şirket alacaklarından mahsubuna ilişkin değerlendirme hatalıdır. Kaldı ki işçiler müvekkil şirketin değil, alt ... işçileri olup davalı şirket adına çalışmışlardır. Yine ekte sunduğumuz taraflar arasında imzalanmış 01.07.2020 tarihli zeyilnameden anlaşılacağı üzere prim ödemelerinin davacı şirket ... Şirketinden istenmeyeceği kararlaştırılmış ve zeyilname de belirtilen 132.300 Euro bedelli çek müvekkile ödenmiştir. Söz konusu zeyilnamede " işçiler için şimdiye kadar yapılan ve bu zeyilnamenin yürürlüğe girmesinden iş bitimine kadar yapılacak masraflara (prim, çalışma izni, tercüme v.s)karşılık ...'den (...) herhangi bir bedel talep edilmeyecek" denmektedir. (Ek: Zeyilname ve çek sureti) b- Ayrıca davalının yer teslimini geç yapması nedeniyle işçilerin Türkiye'ye birkaç defa gelip iş yapmadan geri dönmeleri müvekkil ... firmanın giderlerini artırmış ve zarara uğratmıştır. Bu husustaki taleplerimizi saklı tutuyoruz..." beyanla kök rapora itiraz etmiştir. Bunun üzerine ek raporda; ... Sözleşmesinin Çalışma Şartları, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı' başlıklı 18. maddesi, 18.3. fıkrasında; "Yabancı işçilerin çalışma izinlerinin alınması ve her türlü masrafları TAŞERONA aittir." hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda işçilik gideri 366.249,56 TL/57.656,96 Euro olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 01.07.2020 tarihli Zeyilname 13-Ödemeler maddesinin 13.1 bendi; " Birinci safha kurulumun bitirilmesi ile ... kesmiş olduğu fatura karşılığı 132.300,00 Avro ... A.Ş. Tarafından ... 120 gün vadeli çek 01.07.2020tarihinde ... teslim edilecektir. Ayrıca sözleşme kapsamı işler dahilinde olan ..... oluşan hasar ... tarafından yapılacaktır. Bu hasardan dolayı ... A.Ş. Tarafından ... poliçesi kapsamında sigorta şirketine başvurulacak olup hasar dosyası kapsamında tespit edilecek hasar giderim bedelinin sigorta şirketi tarafından ... A.Ş.'ye ödemesi halinde, sigorta şirketi tarafından ... A.Ş.'ye ödenecek bu bedel ... tarafından talep edilmeyecektir. ... A.Ş. Tarafından ... adına çalıştırılan yabancı işçiler için şimdiye kadar yapılan ve bu Zeyilname'nin yürürlüğe girmesinden iş bitimine kadar yapılacak masraflara (prim, çalışma izni, tercüme vb) karşılık ...'den herhangibir bedel talep edilmeyecektir. Yabancı işçilerin maaş ödemeleri ve/veya tazminat ödemeşeri ile ilgili yabancı işçiler tarafından ... A.Ş. Talepte bulunulması halinde ödeme yükümlülüğü ...'ye aittir." şeklinde düzenlenmiştir. Davalı vekili 15.10.2025 tarihli dilekçesinde; "Davacı ... tarafından itiraz dilekçesi ekinde 01.07.2020 tarihli bir Zeyilname sunulmuş (iddiayı genişletme kapsamında dosyaya bu aşamada sunulan hiçbir belgeyi kabul etmiyoruz) ise de; sunulan Zeyilnamenin tek taraflı olarak düzenlendiği ve Zeyilnamede davalı müvekkil Yüklenicinin imzası bulunmadığı ve taraflar arasında "işçiler için şimdiye kadar yapılan ve bu zeyilnamenin yürürlüğe girmesinden iş bitimine kadar yapılacak masraflara (prim, çalışma izni, tercüme vs) karşılık ...'den (...) herhangi bir bedel talep edilmeyecek" yönünde herhangi bir yazılı ve zımni bir anlaşma bulunmadığından itiraz ediyoruz." itirazında bulunmuştur. Zeyilname'de davalı firmaya ait imza bulunmamakla birlikte zeyile konu 132.300,00 Euro bedelli 30.10.2020 vade tarihli ... seri numaralı çekin davalı tarafından keşide edildiği görülmüş olup davalı yüklenicinin davacı ... ile bu konuda mutabık kaldıklarına mahkemece kanaat getirildiğinden yabancı işçiler için şimdiye kadar yapılan ve Zeyilname'nin yürürlüğe girmesinden iş bitimine kadar yapılacak masraflara (prim, çalışma izni, tercüme vb) karşılık ...'den herhangibir bedel talep edilmeyeceği anlaşılmıştır. Talep edilebilecek alacak: Taraflar arasında akdedilen ve dava konusu edilen 08.08.2018 tarihli “..... Sözleşmesi”nin bedelinin 534.000,00 Euro olduğu ve davalı ... müvekkil tarafından davacı Taşerona; - 29.05.2019 tarihinde 55.000,00 Euro, - 07.07.2020 tarihinde 132.300,00 Euro, - 26.08.2020 tarihinde 10.000,00 Euro, - 10.09.2020 tarihinde 10.000,00 Euro, - 16.12.2020 tarihinde geçici kabulden sonrası için 200.850,00 Euro, olmak üzere toplam 408.150,00 Euro ödemenin yapıldığının bilirkişi kurulu tarafından belirlendiği halde ve bu durumda davacı taşeronun 534.000,00 Euro - 408.150,00 Euro = 125.850,00 Euro sözleşme alacağı kaldığı, Taraf itirazları incelendiğinde davalı yanın 534.000 Euro sözleşme sonrası davacı yana 408.150 Euro ödeme yaptığını, bakiye borcun 125.850 Euro olduğunu takas mahsuba konu alacağın taşeronun bakiye 125.850 Euro sözleşme alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davacı yan 408.150 Euro ödemenin 75.000Euro'luk (29.05.2019 tarihinde 55.000 Euro, 26.08.2020 ve 10.09.2020 tarihlerinde yapılan 10.000'er Euroluk ödemeler) kısmının sözleşme dışı işler nedeniyle yapıldığı beyanında bulunmuştur. Davacı tarafın, dilekçe ekinde sunulan belgeleri incelendiğinde gerek tutarlara gerekse ek işe yönelik bilgi tespit edilemediğinden davalı itirazı haklı görülmüş ve davacının talep edebileceği alacağın 125.850E olduğuna kanaat getirilmiştir. Yukarıda detaylandırılan tespitler sonrası takas mahsuba konu tutarlara ilişkin icmal liste aşağıdaki gibi hazırlanmıştır. Açıklama Tutar-TLTutar - Euro AçıklamaTutar-TLTutar - Euro Tablo A 690.920,68 73.598,53 Tablo A 690.920,68 73.598,53 Tablo C (...) 17.605,97 2.464,08 Tablo C (...) 17.605,97 2.464,08 Tablo C (... A.Ş.) 503.193,35 110.325,14 Tablo C (... A.Ş.) 503.193,35 110.325,14 Tablo C (... İNŞAAT) 58.832,34 14.162,40 Tablo C (... İNŞAAT) 58.832,34 14.162,40 Tablo D 119.622,72 24.487,36 Tablo D 119.622,72 24.487,36 Yabancı İşçilere İlişkin Giderler 366.249,56 57.656,96 Yabancı İşçilere İlişkin Giderler 0,000,00 Toplam1.697.592,28 282.694,47 Toplam1.390.175,06 225.037,51 Davacının Alacağı 125.850,00 Davacının Alacağı 125.850,00 Takas Mahsuba Konu Tutar 156.844,47 Takas Mahsuba Konu Tutar 99.187,51Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yabancı işçi masraflarının davalı tarafından karşılanması gerektiği kanaatiyle davacı taşeronun talep edebileceği 125.850E-davalının nama ifa nedeniyle yaptığı masraflar 225.037,51E=(-)99.187,51E davalı alacağının olduğu, davacının alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Nihayetinde ... sistemleri ile aynı yön, aks, açı ve güç dağılımında yapılması gereken ... anten sistemlerinin montajının 45° farklı açı ile yanlış yapılması hususunda özetle krikolara bağlı halatlar vasıtası ile dört tarafından kaldırılan, dayama ve tekerlekler ile sabitlenen anten çeliğinin kaldırma işlemi sırasında blok halinde dönmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, imalattaki kusurun davacı taşerondan kaynaklandığı, takas mahsuba konu tutarın ... alacağından fazla olduğu tespit edilmiş olup davacı tarafça da ıslah yapılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Harç giderleri dava tarihindeki 100E'nun TL karşılığı olan 3.740,90TL üzerinden, yargılama giderleri kısa karar tarihindeki E kuru değeri üzerinden tamamlanarak alınmış olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1-Davacı tarafından bakiye alacak için açılan 100 Euro alacağın REDDİNE,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 116,60 TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.216,00 TL(52,16TL*100E) vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026Katip .....e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır