6. Asliye Ticaret Mahkemesinin zincirleme trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat talepli davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalıya ait sigortalı aracın ani frenlemesi sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında kendi aracında oluşan maddi hasar (onarım, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli) için sigorta şirketi ve diğer davalılardan müteselsilen tazminat talep ettiği, davalıların kusursuzluk ve sorumluluk sınırlandırması iddialarıyla karşılık verdiği, mahkemenin delilleri toplayıp kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırdığı ve sorumluluğun yasal dayanaklarını değerlendirmeye başladığı bir davayı ele almaktadır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/551 Esas - 2025/585
T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/551 EsasKARAR NO : 2025/585HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... Av.....DAVALI : 1- ... .....VEKİLİ : Av. ....DAVALILAR : 2- ... ... -... 3- ... ... ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 08/08/2024KARAR TARİHİ : 09/09/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... Sigorta'dan ... poliçe numarasıyla sigortalı olan davalı ... ... adına kayıtlı ve ... ... sevkinde olan ... plakalı araç trafik akışında ani frenleme ve yavaşlaması sonucunda takip mesafesine riayet etmeyerek zincirleme kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın maddi hasar gördüğünü, davacının zararının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine PTT aracılığı ile ... numaralı gönderi ile yazılı başvuru yapıldığını, davalı yanın yasal sürenin bitiminde temerrüte düştüğünü, onarım bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinde ilgili sigorta şirketinin ve diğer davalının sorumluluğu bulunduğunu beyanla dava konusu trafik kazasında davacının aracının hasara uğraması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak 10,00-TL onarım bedeli ve 10,00-TL değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduatlı faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, davacıya ait aracın uzunca bir süre kullanılamadığından, belirsiz alacak davası olarak 10,00-TL mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizleriyle birlikte davalılar ... ... ve ... ... ...'dan müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sigortalı aracın sürücüsüne ve malikine tereddüp etmeyen kusur sebebiyle müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkilleri arasında herhangi bir arabuluculuk görüşmesi olmadığını, dava şartlarının gerçekleşmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu zararın meydana geldiği iddia edilen olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davalının varsa zararı ile müvekkilin eylemleri arasında illiyet bağı kesildiğini, kaza fotoğraflarından, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kaza zincirleme olarak meydana geldiğini, müvekkilleri kazanın en arkasındaki aracın maliki ve sürücüsü olduğunu, müvekkillerinin meydana gelen kazada hiç bir kusuru olmadığını gibi müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan da davacı ve diğer araç sürücüleri sorumlu olduğunu, müvekkilin çarpması sonucunda müvekkilinin aracında ne de çarpmış olduğu araçta müvekkilinin çarpmasından kaynaklı bir zarar oluşmadığını, öncelikle davanın usulden reddini, nihayetinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER -Trafik kazası tespit tutanağı,-Poliçe ve hasar dosyası,-Kazalı hâldeki araç fotoğrafları,-Sigorta Bilgi ve Gözetim kayıtları,-Bilirkişi ve ATK raporları,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; trafik kazası nedeniyle araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup; hasar bedeli ve değer kaybı yönünden tüm davalılara müteselsilen husumet yöneltildiği, araç mahrumiyet talebi yönünden sigorta haricindeki davalılara husumet yöneltildiği görülmüştür.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış kusur hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Konuya ilişkin olarak trafik kazasından kaynaklanan zararların tazmini bakımından üç tür sorumluluk gündeme gelebilmektedir. Bunlar; Haksız fiil sorumluluğu, tehlike sorumluluğu ve sözleşmeden doğan sorumluluktur. Kural olarak haksız fiil sorumlusu olan sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. KTK’nın 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. KTK’nın 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya relini gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.". Hemen belirtmek gerekir ki, zarar gören dava ve iddiasını işletene karşı kusur sorumluluğuna dayandırsa bile KTK'ya dayalı talepler bakımından KTK'nın 85. Maddesinin uygulanması ve sorumluluk bakımından tehlike sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılması gereklidir. KTK’nın 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, A.: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.). 2918 Sayılı KTK'nın 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Değinilen yasal düzenleme: "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir." şeklinde olup bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Diğer yandan 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.Anlatılan ilkeler ışığında, Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kusur hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dosyamız kapsamında Adli Trafik Bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/01/2025 tarihli rapor ile özetle; davacının aracında arkadan çarpan aracın davalıya ait Mehmet ... yönetimindeki ... plalaı araç olmadığı, davacıya arkadan çarpan aracın dava dışı ... ... yönetimindeki .... plakalı araç olduğu, davalının davacıya arkadan çarpan araca çarptığı, Dava dışı ... ... yönetimindeki aracın davacıya ait aracın arkadan çarpması şeklinde meydana gelen kaza bakımından dava dışı .. ... tamamen %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.Yine Kusur hususunda ATK ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 29/07/2025 tarihli raporda özetle; "...Sürücü ... ..., idaresindeki araç ile seyir halinde iken idaresindeki araç ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde önünde kaza yapan araca karşı güvenli takip mesafesini korumaması sebebi ile aracın ön kısımları ile... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kusurludur, ancak dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamıştır.Sürücü .. ... kusursuz olduğu, Sürücü ... ... %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... ...'nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü Metehan ... dava konusu ... plakalı araçda meydana gelen hasarda kusursuz olduğu..." hususları belirtilmiştir.ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 29/07/2025 tarihli raporun, denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına uygun düştüğü, kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü; yine adli trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/01/2025 tarihli rapora karşı ileri sürülen itirazları giderir nitelikte olduğu görülmekle ATK raporu hükme esas alınmış kusur hususunda Mahkememiz nezdinde de aynı yönde kanaat oluşmuştur. Toplanılan delillere göre somut olay ele alındığında; dava konusu olayın neticeten zincirleme trafik kazası şeklinde gerçekleştiği, kazaya dört farklı aracın karıştığı, araçların kaza sonrası son hâldeki sıralarının; en arkada ... (... .../davalıya ait araç); ... (.. .../ dava dışı); ...(... ./davacıya ait araç); en önde ... (... Özel/dava dışı) şeklinde olduğu görülmüştür. Kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarına göre olay günü(22/07/2023 saat 17:10 sıralarında) dava dışı sürücü . . sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Mevlana Bulvarı yan yol üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde önündeki trafik yoğunluğu sebebi yavaşladığı esnada arcının arka kısımlarına gerisinden gelen sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpması, ardından geriden gelen sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması, ardından en geriden gelen sürücü Metehan ... idaresindeki ... plaka sayılı aracının ön kısımları ile ön ilerisinden kaza yapan ... plakalı arka kısımlarının çarpışması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; dava konusu olayda en önde seyreden dava dışı ... plakalı aracın yavaşlaması üzerine ilk olarak arkasında seyreden davacı aracının ... plakalı araca çarptığı, kazanın bu aşaması bakımından davacı yana ait araç sürücüsü ... ... %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacının kazalı ve durmuş hâldeki aracına ise arkasından seyreden yine dava dışı ... plakalı aracın çarptığı, kazanın bu aşaması bakımından ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu bu aşamada davalı yana ait ... plakalı aracın henüz kazaya karışmamış olduğu, akabinde en geriden seyretmekte olan ... plakalı aracın önünde kazalı ve durmuş vaziyetteki ... plakalı araca çarptığı ve kazanın bu aşaması yönünden kusurlu olmakla birlikte, önden ikinci sırada yer alan davacı yan aracının zaten hem ön hem arka kısımlarından kazaya karışmış ve hasar almış olduğu, bu nedenle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bakımından davalı yan araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı değerlendirilmiştir.Yapılan açıklamalar ve yukarıda sorumluluğa ilişkin anlatılan ilkelere göre; davacıya ait aracın hasarlanması olayında, davalı sürücü açısından atfı kabil kusur bulunmadığından kusur sorumluluğuna gidilemeyeceği; diğer davalılar bakımından kusursuz sorumluluğa ilişkin tehlike sorumluluğu ilkelerine göre ise zararın üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiği anlaşıldığından, olayda KTK'nın 86. Maddesi anlamında kurtuluş kanıtı bulunduğu değerlendirilerek, davalıların KTK'nın 86. Maddesi gereği sorumluluktan kurtulduğu kanaat edilmiştir. Bu itibarla davaya konu tazminat isteminden davalıların hukuken sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tüm Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen hasar bedeli ve değer kaybı istemleri yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davalılardan ... ... ... ve ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen araç mahrumiyet istemi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ... ... ve ... ...'a verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına,7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve . . ödeneğinden karşılanan 3.600-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025Katip ..... Hakim .... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR