Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminat davasında tarafların yargılama sürecinde uzlaşma sağlayarak davadan feragat etmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 19 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, kaza sonucu oluşan omurga kırığı, bel ve kalça ezilmeleri gibi kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri gibi maddi zararlarının, tam kusurlu bulunan davalı sigortalı aracın neden olduğu gerekçesiyle tazminini talep ettiği bir davadır; yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu, davalı aracı sürücüsünün kazada %100 kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunu tespit etmesinin ardından, tarafların mahkeme dışında maddi tazminat konusunda anlaşarak karşılıklı feragat dilekçeleri sunmasıyla, vekalet ücreti ve yargılama giderleri talep edilmeden dosyanın sonlandığını göstermektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/35 EsasKARAR NO : 2026/386DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 15/01/2025KARAR TARİHİ : 15/05/2026KARAR YAZMA TARİHİ :18.05.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekilinin 15/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 19.09.2024 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araçların karıştığı kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanmış olduğunu ve geçici ve sürekli iş göremezliği ile bakıcı gideri zararının oluştuğunu, işbu kaza neticesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, işbu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin omzunda, belinde ve kalçasında kırık, yaralanma ve ezilme meydana geldiğini, tüm bu nedenlerden ötürü bu davayı açmak durumunda olduklarını, müvekkilinin sürekli maluliyet durumunun oluştuğunu ve hali hazırda çalışmadığının dikkate alınması gerektiğini, inşaat işçisi olarak çalışan müvekkilinin kaza sonrasında çalışmadığını ve işten çıkarıldığını, kendi adına kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal varlığının mevcut olmadığından, bu dava ile ilgili oluşacak tüm yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekilinin 17/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel merkez adresinin Kadıköy olması ve kazanın gerçekleştiği yer dikkate alındığında ... mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın ... mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini; davanın esasına yönelik olarak ise davacının başvuru sırasında mevzuata uygun güncel sağlık kurulu raporu sunmadığını, iyileşme süreci tamamlanmadan alınan eksik belgelerle dava açılmasının dava şartı yokluğu teşkil ettiğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masraflarının 6111 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olmadığını, bu ödemelerin ... tarafından karşılanması gerektiğini, ayrıca davacının kaza anında emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılarak mütefafir kusur indirimi yapılması gerekiğini, bilirkişi tarafından yapılacak kusur ve tazminat hesaplamalarında teknik faiz oranlarının ve belirli aktüeryal yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, davacının tazminat miktarını tam olarak belirleyebilecek durumda olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ve dava öncesinde usulüne uygun bir temerrüt oluşmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ... şirketine ... ile sigortalı aracın çarpışması neticesinde yaralandığından bahisle davalıdan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olduğundan dava dilekçesindeki tüm hususlar uyuşmazlık konusu olmakla birlikte, özellikle kusur, müterafik kusur, davacının kaza nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik kaybına uğrayıp uğramadığı, bakıcı ihtiyacının doğup doğmadığı, maluliyetinin tespiti halinde bunlardan kaynaklanan maddi zararının miktarının tespiti, zararları var ise davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde sorumlu olduğu tutarın ve sorumluluğunun niteliğinin tespiti, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. BİLİRKİŞİ RAPORU : mahkememizin 18/04/2025 tarihli duruşma zaptının ... nolu bendi gereği Adli Trafik Uzmanı bilirkişiden alınan 29/04/2025 tarihli raporda özetle; davalı ...Ş. ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K'nu md. 57/1-a-mad. 47/1-b ve mad. 47/1-c bendi hükümleri aykırı davranışı nedeniyle yaralamalı ve maddi hasarlı kazada, kazanın oluşmasında %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında "tamamen kusursuz" olduğunu, davalı ...Ş. ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kusur oranı nispetinde poliçedeki sınırlı olan limitten sorumlu olduğunu, davacı yolcu ... ve diğer dava dışı yolcular ..., ... ve ...'in ise herhangi bir kusurunun olmadığını, belirten raporlarını sunmuşlardır. Davacı vekili 13/05/2026 tarihli feragat dilekçesi ile davalı taraf ile maddi tazminat yönünden haricen sulh olunduğunu bu kapsamda davalarından feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak birbirinden herhangi bir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebi de bulunmadığını beyan etmiştir.Davalı vekili 13/03/2026 tarihli feragat dilekçesi ile dosyada karşı taraf vekili ile yapılan görüşmeler sonucu uzlaşma sağlandığını, davacı vekiline ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığını, dosyaya ilişkin taraflarınca da karşı vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Dava; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ... şirketine ... ile sigortalı aracın çarpışması neticesinde yaralandığından bahisle davalıdan maddi tazminat istemine ilişkin olup davacı davasından karşı tarafın rıza ve muvafakati aranmaksızın her zaman feragat edebilir. Feragat beyanı yapıldığı andan itibaren hüküm doğurur. Davacı ile davalı davasından feragat ettiğinden, HMK'nun 307 vd maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1-Davacının maddi tazminat davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE,2- Dava dosyası adli yardımlı olarak işlem gördüğünden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Dava dosyası adli yardımlı olarak işlem gördüğünden suç üstü ödeneğinden karşılanan 310,00 TL tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 4.810 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Dava zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin taraflar arasında düzenlenen ibraname ve feragatnameye göre davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-HMK'nun 333 ve Gider Avans Tarifesinin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair; dosya üzerinden davacı vekili ile davalı tarafın yokluğunda,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2026Katip ...¸ Hakim ... ¸