Danıştay 10. Daire, istisnai Türk vatandaşlığının geri alınması kararına karşı açılan iptal davasında, davacı kimliği belirsizliği ve vekaletname eksikliği gibi usul noksanlıkları nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verdi.
Özet: Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 12. maddesi uyarınca istisnai olarak kazanılan vatandaşlığının geri alınmasına dair Cumhurbaşkanı kararının iptali talebiyle açılan davada, sunulan dilekçede davacının kimliği konusunda belirsizlikler bulunması, vekaletnamenin usulüne uygun olmaması ve 2577 sayılı Kanunun 3. maddesindeki şartlara aykırılıklar nedeniyle, dilekçenin usulden reddine ve eksikliklerin otuz gün içinde giderilerek yeniden düzenlenmiş bir dilekçeyle dava açılmasına hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2025/1308Karar No : 2025/2630 DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının geri alınmasına yönelik Cumhurbaşkanı Kararı'nın (dava dilekçesinde tarih ve sayısı belirtilmemiştir.) iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin aynı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. maddeye uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, dilekçenin "davacı" kısmında, ... ismine yer verildiği, dilekçeye ekli dava açılış formunda ise, "davacı" olarak ... isminin yazdığı, ayrıca davacısı ... olan Dairemizin E:2025/1305 sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesi ile işbu dosyadaki dava dilekçesinin aynı olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, dava dilekçesine ekli vekaletname incelendiğinde, anılan vekaletnamenin davacı olarak gösterilen ... adına düzenlenmediği gibi, dava açılış formunda adına yer verilen ... tarafından verilmiş yetkiye istinaden düzenlenmiş bir vekaletname olmadığı da görülmektedir.Dava dilekçesi ve ekleri bu haliyle değerlendirildiğinde, davanın ... adına mı yoksa ... adına mı açıldığı, dolayısıyla davanın tarafı (davacısı) hususunda tereddüt meydana gelmiş olup, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davanın kimin adına açıldığı hususu açıkça ifade edilerek; usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunulmak ve belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.