Danıştay 10. Daire, eczane ruhsatının muvazaalı işletildiği iddiasıyla iptali yönündeki idari işlemin iptaline ilişkin temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Danıştay, bir eczacının eczanesini muvazaalı olarak işlettiği gerekçesiyle ruhsatının iptal edilerek kapanış işlemleri yapılması yönündeki idari işlemin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin söz konusu idari işlemi hukuka aykırı bularak iptal etme kararlarını hukuka uygun bulmuştur; davalı idarelerin, eczacının denetimlerde bulunmaması ve teknisyen aracılığıyla finansal işlemler yürütmesi gibi muvazaa iddialarını içeren temyiz başvurularını reddederek, alt mahkeme kararlarını onaylamıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4847 E.  ,  2025/2577 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4847
Karar No : 2025/2577
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurumu
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu, ... adresinde "..." adı altında faaliyet gösteren eczanenin muvazaalı olarak işletildiği yönünde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından alınan karar üzerine eczaneye ait ruhsatnamenin iptal edileceğinden bahisle kapanış işlemlerinin yapılarak ruhsatnamenin il müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği yönünde tesis edilen Diyarbakır Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Türkiye İlaç Ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından, eczanenin muvazaalı olarak işletilip işletilmediğinin tespiti amacıyla yapılan araştırmalarda; davacının her ayın 15-17. günleri arasında annesinin hesabına aynı miktarda para yatırmasının dikkat çekici olduğu, kendisine geniş yetkili vekaletname verdiği eczane teknisyeninin eczane kiraları ve ecza deposu ödemelerini yaptığının, yüklü miktarda senetler imzaladığının tespit edildiği, bunun ise eczane kasasının teknisyen tarafından yönetildiğini gösterdiği, davacının hesap hareketleri incelendiğinde SGK ödemelerinin yapıldığı tarihlerin akabinde teknisyenin hesabına para transferlerinin yapıldığının tespit edildiği, bu hususa ilişkin olarak eczane teknisyeninin ifadesinde, davacının internet bankacılığını kullanamadığını, bu nedenle ödemeleri kendisinin yaptığını belirttiği, oysa lisans düzeyinde eğitim almış ve uzun yıllar eczacılık yapmış olan davacının internet bankacılığını kullanamadığı yönündeki düşüncenin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce incelemelerin yapıldığı aşamada teknisyenin eczaneden ayrıldığının tespit edildiği, bunun ise muvazaa şüphesini güçlendirdiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilmek suretiyle ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği; davalı Diyarbakır Valiliği tarafından, davacının, yapılan yedi denetimden sadece ikisinde eczanesinde görevinin başında bulunduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında muvazaaa şüphesi oluştuğu ve bunun tespiti amacıyla mevzuata uygun olarak gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, bunun sonucunda bir takım somut veriler elde edildiği, buna ilişkin olarak davacı tarafından eczane teknisyenine eczaneye ait tüm iş ve işlemlerin yürütebilmesi için vekalet verildiği, bu doğrultuda ecza deposu senetlerinin eczane teknisyeni tarafından imzalandığı, davacıya ait hesap hareketleri incelendiğinde, hesaplar arası aktarımın çok sık yapıldığı ve dükkan kiraları ile eczane deposu ödemelerinin eczane teknisyeni tarafından gerçekleştirildiği, SGK ödemelerinin yapılmasının akabinde davacının hesabından eczane teknisyeninin hesabına para aktarıldığı, davacının her ayın belirli günlerinde annesinin hesabına belirli bir miktarda para transferi yaptığı tespitlerinin yapıldığı, dolayısıyla davacının muvazaalı olarak eczane işlettiği yönünde elde edilen bu somut veriler ışığında ve mevzuat çerçevesinde dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönleri ile hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.