Danıştay 7. Daire, ithal edilen eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiği iddiasıyla tahakkuk eden ek vergi ve para cezasına yönelik, gümrük idaresinin eksik ve hukuka aykırı kıymet tespiti işlemini iptal eden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Davalı Gümrük Müdürlüğünün, ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinde tereddüt oluşması üzerine ek özel tüketim vergisi, katma değer vergisi ve para cezası tahakkuk ettirmesi işlemine karşı açılan davada, mahkemeler, Gümrük Müdürlüğünün beyan edilen satış bedelini somut tespitlerle çürütmeden ve hiyerarşik kıymet belirleme yöntemlerine uymadan yalnızca karar destek sistemi verilerine dayanarak ek tahakkuk ve ceza tesis etmesini hukuka aykırı bulmuş ve söz konusu ek vergi ve cezaları iptal etmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/1429 E.  ,  2025/1136 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1429
Karar No : 2025/1136
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İletişim Araçları Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, dava konusu beyanname muhteviyatı eşyanın beyan edilen kıymetinde tereddüt hasıl olması üzerine, beyan olunan kıymetin doğruluğunun tespiti amacıyla davacı şirketten mahreç gümrük idaresi ve konsolosluk tasdikli çıkış belgesi, konsolosluk tasdikli satış sözleşmesi ile ibraz edilen belgelerin Türkçe tercümelerinin istenilmiş ve bu belgelerin ibraz edilmemesi üzerine eşyanın kıymetinin belirlenmesi için son yönteme geçilerek kıymet veri bankası karar destek sisteminden elde edilen verilerle belirlenen kıymet üzerinden ek tahakkuk ve para cezası kararı alınmış ise de; yapılan karşılaştırma ve tespitler sonucunda ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de, sırasıyla diğer yöntemlere başvurulmasının gerektiği, ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu, davacı tarafından eşyanın beyan edilen kıymetinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığının davalı idarece somut tespitlerle ortaya konulmasının gerektiği, bu hususta gümrük müdürlüğünce herhangi bir yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan, Karar Destek Sistemi'nden elde edilen verilerle fiyatları baz alınmak suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşyanın beyan edilen kıymetinde tereddüt hasıl olması üzerine kıymet araştırmasına gidildiği, gümrük mevzuatının kıymete ilişkin hükümlerine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, avacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemi iptal eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 65. maddesinin (a) bendinde; gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere; beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilecekleri, beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacıyla beyan sahibinden diğer belgeleri de isteyebileceği, 23. maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu belirtilmiş; 24. maddesinin 1. fıkrasında, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu öngörülerek, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş; 2. fıkrasında, satıcı ile alıcı arasında bir ilişkinin varlığı ve fiyatı etkilediği elde edilen bilgilere nazaran idarece saptanırsa, bu hususun beyan sahibine yazılı olarak bildirilerek cevap hakkının sağlanacağı, emsal eşya kıymeti, aynı veya benzer eşya kıymetinin, ithal eşya kıymeti yerine kıymetin belirlenmesinde esas alınabileceği, 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Gümrük Yönetmeliğinin 44. maddesinin 5. fıkrasında, beyan edilen gümrük kıymetinin gerçekliği veya doğruluğu konusunda şüpheye düşülmesi halinde, gümrük idarelerince yükümlülerden ilave bilgi ve belge talep edilmesi de dahil olmak üzere, konunun incelenmesi ve araştırılması neticesinde şüpheye sebebiyet veren hususlarda gümrük idaresinin makul şüpheleri giderilmediği takdirde eşyanın gümrük kıymeti satış bedeli yöntemine göre tespit edilemeyeceği, bu durumda gümrük kıymeti birinci fıkrada belirtilen usul çerçevesinde diğer yöntemlere göre belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, GATT'ın VII. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, Gümrük İdaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı düzenlemesini havidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ithal edilen eşyanın kıymeti düşük beyan edildiğinden bahisle kıymet tespitine yönelik bilgi ve belgenin (Mahreç Gümrük İdaresi ve Konsolosluk tasdikli çıkış belgesi, Konsolosluk tasdikli alıcı-satıcı arasındaki sözleşme ve Türkçe tercümesi) gibi belgelerin istenildiği, verilen süre içerisinde herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden İdarece satış bedeli yönteminin terk edildiği ve son yönteme geçilerek Kıymet Veri Bankası KDS sorgulaması neticesinde beyanname muhteviyatı eşyalara ilişkin elde edilen verilerle yapılan karşılaştırma ve tespit sonucu eksik kıymet beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine de dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, 4458 sayılı Kanun'un 24. maddesinde yer aldığı üzere satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğundan, öncelikle satış bedelinin esas alınması gerektiği, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmaması halinde de sırasıyla Kanun'da öngörülen diğer yöntemlere başvurulabileceği açık olmakla birlikte; eşyanın satış bedelinin tayini için idarece, beyanın doğruluğunu araştırmak için beyan edilen kıymeti destekler bilgi ve belgelerin istenilmesine karşın, davacının ibraz yükümlülüğünden kaçındığı anlaşılmaktadır.
İdarece eşyanın kıymetinin tespiti için beyanname ve eklerinin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkı bulunduğu, bu hakkının sınırlanamayacağı bu çerçevede istenilen ve işin doğası gereği davacıda olması gereken fatura, sözleşme gibi buna benzer bilgi ve belgelerin ise ithalatçı tarafından idareye sunulmasının bir zorunluluk olduğu, anılan Kanun'un 24. maddesi ve diğer düzenlemeler uyarınca istenilen bilgi ve belgelerin ibraz mecburiyetinin davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, idarece alternatif kıymet tespit yöntemlerine geçilmesinin yerinde olduğu, dava konusu işlemin diğer hususlar açısından hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmesini teminen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyoruz.