Danıştay 7. Daire, ilave gümrük vergileri ve KDV iadesinin hataen yapılmadığına hükmederek, bu vergilerin yeniden tahsili işleminin iptali kararını onadı.
Özet: Gümrük idaresi tarafından, davacıya belirli şartlar altında daha önce iade edilen ilave gümrük vergileri ve ilgili katma değer vergilerinin, farklı bir Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında tahsil edildiği ve ilgili geçici maddenin bunları kapsamadığı gerekçesiyle hatalı iade edildiği iddia edilerek yeniden tahsil edilmek istenmesi üzerine açılan davada; Bölge İdare Mahkemesi, iadeye konu geçici maddenin ithalat aşamasında ödenen her türlü vergiyi kapsadığı ve iade şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle yeniden tahsil işleminin iptaline karar vermiş, Danıştay ise bu kararı hukuka uygun bularak temyiz talebini reddetmiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1707Karar No : 2025/1229 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 51 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle fazladan ödendiği ileri sürülen ilave gümrük vergileri ve bu vergilerin matraha eklenmesi suretiyle doğan katma değer vergilerinin 2016/9611 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararına Ek Kararın geçici 1. maddesi uyarınca iadesinden sonra hataen iade edildiğinin anlaşıldığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca yeniden tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, yapılan incelemede uyuşmazlığın 2016/9611 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararına Ek Karara, 2017/9781 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararına Ek Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar'ın 3. maddesi ile eklenen geçici 1. maddenin ilave gümrük vergileri yönünden uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğu, anılan geçici 1. maddede yer alan tahsil edilmiş gümrük vergileri ve bu vergilerden kaynaklanan her türlü vergi, resim ve harcın yükümlüsüne iade olunacağına ilişkin düzenlemenin, iadeye konu edilecek verginin ithalat aşamasında ödenen her türlü vergiyi kapsadığı, dolayısıyla gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve esasların geçerli olduğu ilave gümrük vergisi hakkında da geçici maddenin uygulanmasının gerektiği, ilave gümrük vergileri ile bu vergilerin matraha eklenmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergileri geri verme başvurularına istinaden davacıya iade edildiğinden, geçici 1. madde kapsamında öngörülen şartların (31/12/2016 tarihinden önce Türkiye'ye sevk edilmek üzere taşıma belgesi düzenlenerek yüklemenin yapılmış, 14/02/2017 tarihine kadar ithalatına ilişkin beyannamenin tescil edilmiş veya özet beyanının verilmiş ve maddenin yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde başvurulmuş olması şartları) davacı yönünden gerçekleştiği noktasında taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı dikkate alındığında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 217. maddesi kapsamında, hataen iade edilmiş bir verginin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Geri verilmesi talep edilen ilave gümrük vergisinin 2016/9611 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değil 2011/2203 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tahsil edilmiş olduğu, dolayısıyla 2016/9611 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına eklenen geçici madde kapsamında iadesinin mümkün bulunmadığı, hataen iade edilen verginin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca yeniden tahsili amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY :İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir.Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir.Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.