Danıştay 8. Daire, Büyükşehir Belediyesinin DSİ yetkisi devredilmeyen alanlarda yeraltı suyu kaçak kullanım bedeli tahsil etme yetkisinin bulunmadığına ilişkin kararı onadı.
Özet: Davacıya, izinsiz yeraltı suyu kullanımı gerekçesiyle uygulanan kaçak kullanım bedeli yaptırımına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermişken, Bölge İdare Mahkemesi, yeraltı sularının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün tasarruf yetkisinde olduğu ve davalı idarenin bu suları kullanım bedeli talep etme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmederek iptal etmiş; Danıştay ise temyiz başvurusunu reddederek Bölge İdare Mahkemesinin kararını onamış ve davacıya kesilen kaçak kullanım bedelinin iptalini kesinleştirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2022/4354Karar No : 2025/5987 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada,... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... Mahallesi, ... ada, ... parselde toplam 5 adet (... 1 sondaj kuyusu, ... 4 adet keson kuyu) kuyunun isinsiz olarak kullanıldığının 06/12/2020 tarihinde tespit edilerek tutanak tutulması üzerine 447.184,80-TL kaçak kullanım yaptırımı uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacı tarafından, ilgili idarelerden izin alınmaksızın satışı yapıldığı anlaşılan su için, davalı idare tarafından davacının beyanlarındaki en az kullanım miktarı ve davacının beyan ettiği dönem esas alınarak, yürürlükteki ve emsal nitelikteki ücret tarifesine göre belirlenen kaçak kullanım cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince, mevzuat hükmü uyarınca yeraltı sularının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, söz konusu tasarruf yetkisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle kullanıldığı, Muğla ilindeki yer altı sularının kişilerce izinsiz kullanımı tespit edildiğinde, bu suların bulunduğu bölgenin/havzanın DSİ tarafından tasarruf hakkının MUSKİ'ye devredilmediği durumlarda, kaçak yer altı suyu kullanımından kaynaklı ücret talep edilmesine ilişkin işlem kurma yetkisinin davalı idarede bulunmadığı, keza uyuşmazlığa konu yer altı suyunun bulunduğu alanda bu suları abonelere ulaştırmak için davalı idarece kurulmuş her hangi bir tesisin de bulunmadığı, bu bölgelerde bulunan yer altı sularının izinsiz kullanımı davalı idarece tespit edildiği takdirde, tüketilen su miktarı üzerinden "kaçak yer altı suyu kullanım bedeli" adı altında bir tahakkuk işlemi tesis edilemeyeceği, böyle bir durumun tespiti halinde davalı idarece, 2560 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca, ancak söz konusu izinsiz yeraltı suyu kullanımı önlenerek durumun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ivedilikle bildirilmesi gerektiği anlaşıldığından, DSİ tarafından davalı idarenin tasarrufuna bırakılmamış bir bölgede bulunan yer altı sularının kullanımı üzerine ücretlendirme yetkisi bulunmayan bir hususta "kaçak yer altı suyu kullanım bedeli" adı altında davacıdan ücret talep etmesini içeren dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ayrı bir tüzel kişiliği olan Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği, husumet itirazlarının değerlendirilmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava konusu olayda; Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi ve ... Mahallesinde farklı adreslerde ruhsatsız su satışı yapıldığı şikayeti üzerine daval idarece, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada,...parsel, ... ada, ...,... ada,......parsel ile ... mahallesi, ... ada, ... parselde toplam 5 adet kuyunun (... 1 sondaj kuyusu, ... 4 adet keson kuyu) aktif olarak kullanıldığının 06/10/2020 tarihinde tespit edildiği ve MUSKİ tarafından tutanak tutulduğu, tutanakta 4 adet tankerin 18 tonluk olduğunu, Nisan, Mayıs aylarında havuz dolum zamanlarında günlük ortalama 40 tanker satış yapıldığı, diğer aylarda günlük ortalama 20-30 tanker su satışı yapıldığının davacı tarafından ifade edilerek tutanakla birlikte imza altına alındığı, müteakiben Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulduğu yine aynı maddede, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 2. maddesinde, "İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır: a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" hükmüne yer verilmiş, Ek-5. maddesinde ise, bu Kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, 2560 sayılı Kanun gereği büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek için büyükşehir belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz su ve kanalizasyon idarelerinin kurulduğu, ayrıca dava konusu işlemin Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresince tesis edildiği görüldüğünden yanlış hasımla yürütülen yargılama sonucu verilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.