Danıştay 8. Daire, üniversite öğrencisinin azami öğrenim süresi hesabında 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesi uyarınca 2015-2016 eğitim-öğretim yılının başlangıç kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Özet: 2011-2012 akademik yılında tıp fakültesine kayıt yaptıran bir öğrencinin azami öğrenim süresini aştığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi işlemine karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi 2547 sayılı Kanuna 2014te eklenen ve önceki öğrenim sürelerini dikkate almayan geçici 67. madde uyarınca azami sürenin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren hesaplanması gerektiğini belirterek öğrencinin henüz süreyi doldurmadığına karar verip işlemi iptal etmiş, bölge idare mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiş, son olarak temyiz incelemesinde, davalı üniversitenin temyiz istemi reddedilerek bölge idare mahkemesi kararı oybirliği ile onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/6849Karar No : 2025/5993 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... ÜniversitesiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av....İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2547 Sayılı Kanunun 44/c maddesi uyarınca fakülte ile ilişiğinin kesilmesine yönelik Tıp Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Tıp Fakültesine kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, ilgili Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından daha kabul edilebilir, hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım olduğu, bu durumda, azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı dikkate alınarak yapılması durumunda bu aşamada tıp fakültesindeki azami öğrenim süresini (dokuzuncu yılını) doldurduğundan bahsedilemeyeceği açık olan davacı hakkında, azami öğrenim süresinin dolduğundan bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesi uyarınca fakülte ile ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının azami dokuz yıl içerisinde eğitimini tamamlayamadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.