Danıştay, 2547 sayılı Kanunun 44/c maddesi kapsamında azami öğrenim süresi dolduğu iddiasıyla öğrenci ilişiği kesme işlemini, geçici 67. maddenin geriye dönük uygulanmaması ilkesi gereği hukuka aykırı buldu.
Özet: Bir öğrencinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 44/c maddesi kapsamında azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle üniversite tarafından kaydının silinmesine ilişkin işlemde, 2014 yılında yürürlüğe giren geçici 67. madde uyarınca azami sürelerin hesaplanmasında önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağı ve kanun değişikliklerinin geriye dönük uygulanamayacağı prensipleri çerçevesinde hukuka aykırılık bulunduğuna hükmeden ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğunu değerlendirerek, davalı üniversitenin temyiz istemi reddedilerek öğrenci lehine verilen karar kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/5998Karar No : 2025/5990 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: : Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle fakülte ile ilişiğinin kesilmesine yönelik ...tarih ve... sayılı Tıp Fakültesi Yönetim Kurulu işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 30/10/2007 tarihinde Tıp Fakültesine kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, ilgili Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım olduğu, 2023/2024 yılı için ders kaydı yaparak öğrenimine devam eden davacının içinde bulunduğu eğitim öğretim yılının bitimine kadar öğrencilik statüsünün devam ettiğinin kabulünün gerektiği, 2014/2015 eğitim öğretim yılının başlangıcı esas alınarak kaydının silinmesinin hukukun genel ilkeleriyle bağdaşmayacağı, bu durumda, davacı hakkında, azami öğrenim süresinin dolduğundan bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesi uyarınca fakülte ile ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının azami dokuz yıl içerisinde eğitimini tamamlayamadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, azami öğrenim süresini doldurmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.