6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası nedeniyle oluşan araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, bir trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının tazmini ile eksper raporu ücretinin karşılanması talebiyle açılmış olup, davacı şirket, kazaya karışan davalı aracın sürücüsü ve sahibinden haksız fiil, sigorta şirketinden ise zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat talep etmektedir. Yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda davacı araç sürücüsünün tamamen kusursuz, davalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ve kusur oranıyla sınırlı olup, araç mahrumiyeti zararı sigorta teminatı dışında değerlendirilmektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/422 Esas - 2025/494

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/422 Esas
KARAR NO : 2025/494
HAKİM : ...
KATİP :....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av....
Av. ....
DAVALILAR : 2- ... ... .
3- ... ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalı ... ... adına kayıtlı, davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 25/10/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, asli kusurlu ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat kapsamında olduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, ayrıca araç mahrumiyeti oluştuğunu, hak mahrumiyeti sigorta teminatı kapsamında olmadığından ikame araç bedelinin sigortadan talep etme imkanları olmadığını, beyanla, değer kaybı için 100 TL ve ikame araç bedeli için 100 TL'nin davalıdan tahsili ile ekspertiz raporu düzenlenmesi için ödenen 1.200,00 TL'nin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili 09/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili tarafından karayolları mali sorumluluk sigortası ile sigortalanmış olup sorumluluğun araç sürücüsünün kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazada sigortalının %75 kusurlu olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, araçta değer kaybı oluşmadığını, genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yönteminin kullanılması gerektiğini, müvekkili tarafından 21.000,00 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, ikame araç bedelinin zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğunu, ekspertiz ücretinin makul olmadığını, eksper atama yönetmeliğine uygun eksper tayin edilmediğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... ... vekili 16/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının ani hareketleri ve kararsızlığının kazaya sebebiyet verdiğini, alacağın belirlenebilir olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ikame araç kullanılmamasının herhangi bir araç mahrumiyetinin bulunmadığı şeklinde değerlendirildiğini, eksper raporu ödemesinin yargılama gideri olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Trafik kazası tespit tutanağı,
-Poliçe ve hasar dosyası,
-Kazalı hâldeki araç fotoğrafları,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim kayıtları,
-Ödeme dekontları,
-Bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle, araç değer kaybı ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve davacı vekilinin ön inceleme duruşma beyanı kapsamında; değer kaybı yönünden husumetin tüm davalılara müteselsilen yöneltildiği, araç mahrumiyet yönünden ise husumetin sigorta haricindeki davalılara yöneltildiği anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kusur durumunun, değer kaybının ve mahrumiyet zararının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmıştır.
Adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ... ...'un maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ...'un kazanın oluşumunda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu hususları belirtilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; araç üzerinde meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olduğu, davalının 21.000,00 TL ödeme yaptığı bakiye alacağın 19.000,00 TL olduğu; 8 günlük onarım süresi içerisinde meydana gelen hak mahrumiyetinin 6.400,00 TL olduğu hususları belirtilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan rapora karşı ileri sürülen itirazlar üzerine ve raporda mahsup edilen ödemenin değer kaybı için değil hasar onarım bedeli için yapıldığı anlaşılmakla anılı hususları irdeler ek rapor tanzimi istenilmiştir.
07/03/2025 tarihli ek raporda özetle; "Araç üzerinde meydana gelen toplam değer kaybının kaza tarihini kapsayan piyasa 2. El hasarlı — hasarsız araç farkı 40.000,00 TL” dir. Değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi ödeme yapmamıştır. Tarafımızdan belirlenen 40.000,00 TL değer kaybı bedeli, kaza tarihini kapsayan Trafik Sigortası Poliçe limitleri dahilindedir. (Kaza Tarihini Kapsayan Poliçe Limiti 120.000,00 TL” dir.)
Ekspertiz ücretinin makul tutarda olduğu görülmüştür...Sonuç olarak Davacı Şirket Vekili Av. .. ... ve Davalı (... ... ve ... ...) Vekili Av. ... ... tarafından iletilen itirazlar incelenmiş olup, kök raporumuzda değişiklik gerektirecek herhangi bir durum olmadığı tespit edilmiştir. Ara kararda belirtilen hususlar yukarıda yeniden değerlendirilmiştir. " hususları belirtilmiştir.
Kusur hususunda; dosyamız kapsamında adli trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/11/2024 tarihli raporun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun düştüğü, denetime elverişli hazırlandığı, tarafların kural ihlallerinin ve bunların kazaya etkisinin doğru ele alındığı görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Kaza tespit tutanağında davacı yan araç sürücüsüne seyir hızını azaltmaması nedeniyle kural ihlali atfedilmiş ise de davalı yan araç sürücüsünün park yerinden kontrolsüz çıkış yapması ve diğer aracın sol yan bölümüne çarpması karşısında davacı yan araç sürücüsüne atfedilen kural ihlalinin kazanın oluşumunda illiyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkememizce de kazanın oluşumunda davalı yan araç sürücüsünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğu kanaat edilmiştir.
Zarar hesabı hususunda, Makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan raporlarda hesaplamaların istikrar kazanan içtihatlara uygun olarak değer kaybı bakımından fark yöntemi(nispi metod) ile mahrumiyet bedeli bakımından emsal ikame araç bedeli esas alınarak yapıldığı bu itibarla yöntem olarak isabetsilik bulunmadığı görülmüş ise de kök raporda yapılan mahsup işleminin hatalı olduğu anlaşılmakla, aynı bilirkişinin 07/03/2025 tarihli ek raporu hükme esas alınmıştır.
Toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 25/10/2023 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ... ...'a ait ... plakalı araçların çarpışması ile trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı davalı yana ait aracın davalı sürücüsü ... ...'un tamamen %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, kaza tarihinde davalı yana ait aracın diğer davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS(trafik sigortası) kapsamında sigortalı bulunduğu, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, dava açılmadan önce hasar bedeli için 21.000,00 TL ödeme yapıldığı, değer kaybı yönünden dava açılmadan önce herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ise, gerçek zarar ilkesi ile nispi metoda göre yapılan hesaplama uyarınca davacının aracında 40.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, yine aracın teknik onarım süresinin 8 gün olarak tespit edildiği buna bağlı olarak araç mahrumiyetinden kaynaklanan 6.400,00 TL zarar oluştuğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan yargılama devam etmekte iken, Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından 02/05/2025 tarihli ve yine 19/06/2025 tarihli beyan dilekçeleri ile ödeme ve konusuz kalma beyanı ile ödeme dekontları sunulduğu görülmüştür. Dilekçeler ve ödeme dekontları kapsamında özetle; sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 40.000 asıl alacak, 8.720,00 TL masraf, 9.741,37 TL faiz ve 83,33 TL vekalet ücreti olarak toplam 58.544,70 TL ödeme yapıldığı ödemelere ilişkin dekontların sunulduğu yine akabinde ıslah edilen dava değerine göre bakiye ilam vekalet ücreti ödendiğini 795,00 TL'lik ve 22.425,00 TL'lik ödeme dekontları sunulduğu toplam 81.764,70 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.
Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceği düzenlenmiştir.
Anlatılan ilkelere göre; dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı zararı yönünden yapılan ödeme ile davacı yanın değer kaybından kaynaklanan zararının giderildiği ve bu yöndeki talebin konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının araç değer kaybından kaynaklanan 40.000,00 TL zararının oluştuğu, değer kaybı zararından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, bununla birlikte davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra yapılan ödeme ile davacının değer kaybı tazminatı isteminin konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu talep yönünden açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Yargılama giderleri yönünden; dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı nazara alınarak davanın açıldığı tarihte davacı haklı görülmekle, konusuz kalan kısım yönünden tüm davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Yine dava konusu kaza nedeniyle davacının araç mahrumiyetinden kaynaklanan 6.400,00 TL zararının bulunduğu ve davalı işleten ile sürücünün zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış bu itibarla sigorta haricindeki davalılara yöneltilen ikame araç bedeli istemi yerinde görülerek bu talep yönünden davanın kabulü ile 6.400,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta haricindeki davalılardan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Araç mahrumiyet zararından kaynaklanan istem sigortaya yöneltilmediğinden bu kısım yönünden yargılama giderleri yalnız sigorta haricindeki davalılara yükletilmiştir. Yine davacı yanın talebine konu ekspertiz ücreti TTK'nın 1426 ve HMK'nın 323. Maddeleri uyarınca yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının araç değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat istemi yönünden açılan dava konusuz kaldığından ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacının araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat istemi yönünden açılan Davanın Kabulü İle; araç mahrumiyet zararı olarak 6.400,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 25/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ... ve ... ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, önceden alınan 427,60 TL peşin harç ile 795,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.222,60 TL'den mahsubu ile fazla 607,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç masrafı olarak yapılan (iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan) 615,40 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı 521 TL tebligat ve posta masrafı, 25,00 TL dosya(kapak) masrafı, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.200,00 TL ekspertiz masrafı olmakla toplam 10.246,00 TL'lik yargılama giderinin; davalılardan (davalı sigorta şirketi 8.832,76 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve bakanlık ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 3.275,86 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı ,diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip ....
E-İzmalıdır
Hakim ....
E-İmzalıdır