İşçinin ağır yük taşıması sonucu oluşan omurga rahatsızlıklarının iş kazası olarak tespiti istemiyle açtığı davanın Yargıtaydaki temyiz incelemesi.
Özet: Davacı işçinin, ağır yük taşıma nedeniyle belinde oluşan omurga rahatsızlıklarının ve iki ayrı ameliyatla sonuçlanan olayların iş kazası olarak tespit edilmesi talebiyle açtığı davanın, işveren ve sosyal güvenlik kurumunun olayların iş kazası niteliğinde olmadığını, bildirim yapılmadığını ve hastane kayıtlarında iş kazası kaydı bulunmadığını savunarak reddedilmesi üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddeden kararlarının temyizen incelenmesi, uyuşmazlığın iş kazasının tespiti istemine ilişkin olması ve 5510 sayılı yasanın 13. maddesindeki iş kazası tanımı çerçevesinde değerlendirilmesi sürecidir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/67 E., 2025/690 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş MahkemesiSAYISI : 2021/178 E., 2023/164 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 2013 yılı Haziran ayında aldığı sağlık raporuna istaden .. .. .. Fabrikasında çalışmaya başladığını, görev yerinin üretim hattı olduğunu, söz konusu işinde 20... kg ağırlığında yükler taşımak durumunda kaldığını, taşıdığı ağırlıklar nedeniyle ağrısı nedeniyle 27... tarihinde hastaneye gittiğini ve omurgada kayma olduğunun teşhis edilerek aynı tarihte ameliyat olduğunu ve omurgasına platin takıldığını, 25.06.2016 tarihli .. Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda %8 kalıcı engel tespit edildiğini ve ağır işlerde çalıştırılamaz raporu verildiğini, akabinde davacının buzdolabı bölümünde çalışmaya devam ettirildiğini, 10.11.2017 tarihinde gece vardiyasında çalışırken buzdolabı gövdesi taşıdığı için belinde ağrılar başlaması nedeniyle vardiya biter bitmez .. Devlet Hastanesine gittiğini ve yeniden ameliyat olduğunu belirterek, dava konusu 27.05.20 15... .11.2017 tarihli olayların iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep etmiş olduğu tarihlerdeki olayın iş kazası olabilmesi için sigortalının beyanının yeterli olmayacağını, diğer davalı şirket tarafından kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, hastane kayıtlarında da iş kazası olduğuna dair bir kayıt işlenilmediğini, herhangi bir kolluk tutanağı bulunmadığını, sadece 03.10.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası kaydının bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahsettiği gibi 20... kg arasında ağırlık kaldırma gibi bir işin davalı iş yerinde bulunmadığını, dava konusu olayda iş yeri şartlarında işçinin yaşadığı sağlık problemine neden olacak bir durum söz konusu olmadığından iş kazası şartları sağlanamadığını, davacının işe girişi sırasında Arçelik oryantasyon ... formunu imzaladığı ve kopyasının kendisine verildiği, 20.05.2015 – 08.12.2016 tarihleri arasında 213 gün istirahatli olan ...'ye, işbaşı yaptıktan sonra işyeri hekimlerinin kontrolünde, yine Kompresör İşletmesinde .. Üretim Takımında, sınıflama istasyonunda, oturarak çalışabileceği iş verildiği, dava konusu olayların iş kazası olmadığı ve söz konusu rahatsızlıkların meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 13. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir. İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3). 3. Eldeki davada, davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 4. Somut olayda, davacı 2013 yılı Haziran ayında aldığı sağlık raporuna istaden .. .. .. Fabrikasında çalışmaya başladığını, görev yeri olan üretim hattında ağır yükler taşımak durumunda kaldığını, taşıdığı ağırlıklar nedeniyle 27.05.2015 tarihinde hastaneye gittiğini ve omurgada kayma olduğu teşhis edilerek aynı tarihte ameliyat olduğunu ve omurgasına platin takıldığını, akabinde davacının buzdolabı bölümünde çalışmaya devam ettirildiğini, 10.11.2017 tarihinde gece vardiyasında çalışırken buzdolabı gövdesi taşıdığı için belinde ağrılar başlaması nedeniyle .. Devlet Hastanesine giderek yeniden ameliyat olduğunu belirterek 27.05.20 15... .11.2017 tarihli olayların iş kazası olduğunun tespitini talep etmiş olup Mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.5. Yapılan yargılama neticesinde alınan 18.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının Haziran 2013 yılında işe başlayıp Haziran 2015 tarihinde L5-S1 .. tanısı ile ilk ameliyatını olduğu, dosyadaki tıbbi kayıtlara göre hastada .. .. mevcut olup bunun iş yerinde ağır yük taşıma veya iş kazası ile ilişkili olmadığı, tümüyle .. süreçlerin bir sonucu olduğu, omurgaya yüklenmelerde bağlı .. oluşmuş olsaydı .. .. kırığının da olaya eşlik etmesi gerektiği, ancak hastanın lomber BT raporlarında kırık olduğuna dair bir bilginin mevcut olmadığı, bu nedenle hastanın 27.05.2015 tarihinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği iş kazası ile .. .. (bel kayması) hastalığı arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığı; yine somut olayda davacının 10.11.2017 tarihinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği iş kazası ile 13.11.2017 tarihinde tespit edilen bilateral L5 vida kırığı arasında da herhangi bir illiyet bağı olmadığı; implant yetersizliği, vida kırılması veya çıkması stabilizasyon ameliyatlarının beklenen komplikasyonlarından birisi olduğu, stabilizasyon sonrası ortaya çıkan vida kırıklarında vida üzerine binen yükün veya stresin artması veya vidanın zayıf yapıda olmasının (metal yorgunluğu vs) temel etken olduğu, hastada travmaya bağlı vida kırığı olduğuna dair klinik veya radyolojik verinin mevcut olmadığına dair tespitler yapılmış ise de davacının durumu hakkında yüzeysel değerlendirmeler yapıldığı ve olay ile hastalık arasında illiyet bağı olmadığı değerlendirmesi yapılırken ayrıntılı değerlendirmelere yer verilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı aynı işleri yapmakta iken geçirdiği 03.10.2018 tarihli kaza iş kazası olarak davalı işveren tarafından Kuruma bildirilmiş ve meydana gelen olay Kurum tarafından da iş kazası sayılmıştır. 6. Dosyadaki tedavi belgelerine göre davacının ilk defa 18.03.2015 tarihinde bel ağrısı nedeniyle fizik tedavi polikliniğine başvurduğu ve radyoloji isteminde bulunulduğu anlaşılmakla birlikte dosyanın açıklığa kavuşturulması bakımından bu tarih öncesinde de davacının bel ağrısı şikayetiyle hastaneye gidip gitmediğinin tespit edilmesi gerektiğinden bu tarih öncesinde tedavi kaydı varsa araştırılarak Mahkemece celbedilmeli, yine 2018 tarihli iş kazası nedeniyle açılan Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2019/827, K.2021/737 sayılı ceza dosyası, davacı tarafından açılan Eskişehir 2. İş Mahkemesinin E.2023/406 sayılı tazminat dosyası ile aynı Mahkemede davacının eşi tarafından açılan E.2020/50 sayılı dosyası ile tüm tedavi kayıtları ve dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle iş güvenliği uzmanı, beyin ve sinir cerrahisi ile ortopedi ve travmatoloji alanlarında uzman iki doktordan oluşan bilirkişi heyetinden 20 15... tarihli kazaların ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve bu kazalar ile davacının davalı işveren nezdinde yaptığı iş ve meydana gelen hastalıklar arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun tartışıldığı bir bilirkişi heyeti raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.