Onuncu Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını, tanık beyanlarındaki kısmi çelişkiye rağmen eylemin sübutu için yeterli delil bulunduğu gerekçesiyle onamıştır.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararında, hakkında ayrıca soruşturma yürütülen tanığın, sanıkla pencereden gerçekleştirdiği uyuşturucu alışverişini kollukta müdafi huzurunda ve canlı teşhiste fiziki takibe uygun şekilde anlatarak sanığı açıkça teşhis etmesi, mahkeme huzurundaki kısmi dönmeye rağmen olayı yine fiziki takibe uygun beyan etmesi ve dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, eylemin sübutu ve vasfının tespiti için yeterli delil bulunduğu, yargılama sürecinin kanuna uygun yürütüldüğü, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğu ve yaptırımın doğru belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma görüşüne aykırı olarak sanık ve müdafisinin temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 E., 2015/340 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosyada yer alan olay tutanağının içeriğine göre, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık Şahin ile sanık arasında, sanığın ikamet ettiği evin penceresinden gerçekleşen uyuşturucu madde alışverişinin açıkça görüldüğü; tanığın, kollukta müdafi huzurunda yaptırılan canlı teşhiste ve alınan ifadesinde, olayı fiziki takibe uygun şekilde anlatarak, sanığı açıkça teşhis ettiği; mahkeme huzurundaki yeminli beyanında ise, kollukta alınan ifadesinden kısmen dönerek, olayı fiziki takibe uygun şekilde anlatmakla birlikte, uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişiyi pencerede perde olması nedeniyle göremediğini beyan ettiği dikkate alındığında, eylemin sübutu ve vasfının tespiti için dosyada yeterli delil bulunduğu anlaşıldığından, Tebliğname'de yer alan tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin tanık olarak dinlenilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve bu maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.