Danıştay 9. Dairenin 4585 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisinden istisna faaliyetlere ilişkin kur farkı kazancının geçici vergi iadesine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, 4585 sayılı kanunla onaylanan uluslararası bir anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ait kur farkı kazancının da bu istisnadan faydalanıp faydalanmayacağı ve ihtirazi kayıtla ödenen geçici verginin iadesi talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi kur farkının istisna olduğunu ve iadeyi kabul etmişken, bölge idare mahkemesi istisna kararını onamış fakat geçici verginin mahsuben iadesi gerektiğini belirterek doğrudan iade talebini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3395 Karar No : 2025/4339 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Defterdarlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... İnşaat Sanayi Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ortaya çıkan kur farkının, ödemenin yönteminden kaynaklandığı, işe ilişkin imzalanan sözleşmede ödemelerin yabancı para birimi ile yapılacağı düzenlendiğinden üstlenilen iş karşılığında yapılan ödemelerin de yabancı para birimiyle yapıldığı, ödemenin vadeli olarak yapılmasının, "işin karşılığı olarak ödenmesi" özelliğinde herhangi bir değişiklik meydana getirmediği, diğer bir ifadeyle, ödemelerin vadeli yapılmasının ödemenin niteliğinde ve işe ilişkin olma vasfında herhangi bir değişiklik meydana getirmediği, bu durumda yapılan vadeli ödemelerden kaynaklanan kur farkının da kurumlar vergisi istisnası kapsamında yer aldığından, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uygunluk görülmediği, hukuka aykırı olarak tahsil edilen verginin, tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizle birlikte iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işleminin iptaline, bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, tahakkukun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, ödenen geçici verginin iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu yönünden ise; dava konusu geçici verginin ait olduğu yıla ilişkin kurumlar vergisine mahsuben alınması nedeniyle, Vergi Mahkemesince, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuk işleminin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi ve işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanması halinde verilecek iptal kararı uyarınca oluşacak hukuki duruma göre doğması halinde gerekli iadenin davalı idarece yapılacağı tabi olduğundan, bu haliyle davacının iade istemi yönünden verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının iadeye ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden yapılan tahakkuk işlemi hukuka uygun bulunmadığından, kurumlar vergisi tahsilatının yersiz olduğu ve fazladan ödenen vergi nedeniyle yoksun kalınan bir tutarın olduğuna ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.DAVALININ İDDİALARI: Ödemelerin vadeli olarak yapılması nedeniyle oluşan kur farklarının sözleşmeyle yüklenilen işlerle ilgili olmadığı, söz konusu işlemlerin MEP Faaliyetlerinin tanımı çerçevesinde olmadığı, bu nedenlerle kur farkı gelirinin kurumlar vergisinden istisna tutulmasına olanak bulunmadığı, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece faiz ödenebilmesinin ancak mahkeme kararının geç uygulanması halinde olabileceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davalı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: Davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, tahakkukun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı tarafından bu kısma ilişkin ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici verginin iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince:Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.İlgili mevzuatın değerlendirilmesinden; vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, tahakkukun iptali ile birlikte dava konusu fazla ve yersiz tahsilatın davacıdan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, hukuka aykırı olarak tahsil edilen geçici verginin tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizi oranında faizle birlikte iadesi gerektiğinden, iade kısmı yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; iadeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, tahakkuka ilişkin kısmının ONANMASINA,Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.