İzmir Ticaret Mahkemesinde Akrilik Tutkal Satışından Kaynaklanan Alacağa Yönelik İtirazın İptali ve Ayıplı Mal İddiaları Uyuşmazlığı.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalıdan ticari alışverişten kaynaklanan fatura ve cari hesap ilişkisiyle doğan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine, davalının yetki ve borca kötü niyetli itirazlarının iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı ise, davacıdan satın aldığı akrilik tutkalın ayıplı olduğunu, bu durumun işlerinde aksaklıklara, masraflara ve ticari itibar kaybına yol açtığını, dolayısıyla borçlu olmadığını, aksine zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini savunmakta ve harici bir bilirkişi raporu da ürünlerdeki bu ayıpları doğrulamaktadır.

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2016/709 EsasKARAR NO : 2018/786DAVA : İtirazın İptali, AlacakDAVA TARİHİ : 26/05/2015KARAR TARİHİ : 14/09/2018Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin davalı/borçlu şirketten ticari alışverişten doğan faturaya dayanan cari hesap ilişkisine istinaden alacaklı durumunda olduğunu, davalı/borçlu şirket ile yapılan tüm görüşmelere rağmen borç tutarının ödenmediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı/borçlu şirketin borcu ödemekten kaçınmak ve takibi durdurmak için borca ve tüm ferilerine ve yetkiye karşı kötü niyetle itiraz ettiğini, yetki itarızının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, faturaya itiraz edilmediğini, ayıp ihbarında bulunulmadığını, ürünlerin bozuk olmasından kasıtla haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz eden davalı şirketin müvekkili şirkete ayıba ilişkin herhangi bir ihbar ve ihtarının bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirkete ait olan ürünlerin yan mamül olduğunu, davalının tam ve eksiksiz ölçüde koyması gerektiğini, aksi halde her türlü ürün bozukluğu ve eksikliğinden müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını, müvekkili şirketin uğramış olduğu ticari kayıplardan ve haksız yere markanın itibarının zedelenmesi nedeniyle açacakları dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafın itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazından dolayı %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 01/06/2015 tarihli görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı taraftan akrilik tutkal satın aldığını, malzemelerin ayıplı olduğunu, yağmur yağdığında tutkal özelliğini yitirmiş olduğunu, yapılan dış cephe mantolama uygulanan duvarlardan dökülmeye başlatığını, müvekkilinin yaptığı çoğu yerdeki malı söküp başka yerden yeniden aldığı malzeme ile yapmak zorunda kaldığını, ayrıca davalıdan aldığı malzemelerin bir bölümünün halen paketli şekilde bulunduğunu, ... Şirketi yetkilisinin arandığını ve ürünlerin değiştirilmesi ve uğranan zararın giderilmesinin talep edildiğini, tespite konu malın olmayan mallar ile değiştirileceğinin, faturaların işlenmesinin söylendiğini, müvekkili şirketin davacı firma yetkilisine itimat ederek fatularaları defterlerine işlediğini ve bedelsiz gönderilerek yeni malı beklediğini, ancak yeni mal gönderilmeyeceğinin beyan edildiğini ve uğranılan zararın giderilmediğini, müvekkili firmanın karşı taraftan aldığı ayıplı malların uygulandığı yerlerin bazılarının halen öylece durduğunu, bazılarının ise sökülerek ayıplı olmayan mallarla değiştirildiğini, bir kısım tutkal bidonunun halen müvekkilinin işyerinde bulunduğunu, müvekkilinin ayıplı malı kullanarak yaptığı başka firmaların da bulunduğunu, müvekkili şirketin zararının tazmini için dava açma hakkını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığı gibi ayıplı mal satışı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın davacı tarafından tazmini gerektiğini, ayrıca ayıplı mal uygulaması nedeniyle ciddi ölçüde müşteri kaybettiğini, müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını bildererek davanın reddi ile % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının uyap evrakları gönderilmiş, incelemede icra takibinin davacı tarafça davalı taraf aleyhine faturalara ilişkin olarak 72.126,32 TL asıl alacak, 1.046,45 TL işlemiş faiz toplamı 73.172,77 TL üzerinden ilamsız takip yolu ile yapıldığı, davalı tarafın icra takibine Torbalı İcra Dairelerinin yetkili olduğundan dolayı ve borçlu bulunmadıklarından dolayı itiraz ettiği belirlenmiştir. Davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının İİK 50, TBK 89.madde gereğince reddine karar verilmiş, tahkikata geçilmiş, taraf delilleri dosyaya bildirilmiştir. İncelenen Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit isteyenen ... Şti, karşı tarafın ... AŞ olduğu, tespit konusunun ... - ... ve tespit isteyen tarafın işyerinde ayıplı olması nedeniyle kullanılmayan akrilik tutkalın incelenmesi suretiyle ayıplı olup olmadığı ve zararın tespitine yönelik olarak talep edildiği, dosyaya verilen kimya yüksek mühendisi bilirkişinin 13/07/2018 havale tarihli raporunda ...'ın adresindeki binanın iki duvar kaplamalarının söve üst yüzeylerinin yer yer çatlayarak, kabararak ve kalkarak ayıplı hale geldikleri, sövelerde polisitren köpük ile harç birleşim yerindeki iki ayrı malzemenin yapışmasının ayırma yönünde küçük bir kuvvet uygulandığında ayrıldığını, iki ayrı malzeme yapışmasının çok zayıf olmasa da biraz zayıf olduğunu, karşı yandan alınan akrilik tutkalın analiz edilerek standartlara uyup uymadığının saptanması gerektiğini, tespit yapılan işletmede dava konusu tutkal örneği bulunmadığından numune alıp analiz imkanının bulunmadığını, tespit isteyenin ayıplı olduğunu iddia ettiği ve ... AŞ'den son parti olarak satın aldığı 7.000 kg tespit konusu akrilik tutkalın ayıplı olup olmadığını tespit etmek için yeterli olmadığını, alınan tutkalın öncelikle analiz sonucunun bilinmesi ve ayıplı olduğu belirlenirse ayıplı söve harcında kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, 20/09/2016 havale tarihli ek raporunda ise; tespit konusu tutkala analiz yapılmadan ayıplıdır denemeyeceğini, tespiti yapılan ... adresindeki ayıplı sövelerin ayıbının söve harcında karşı yandan satın alınarak kullanılan ayıplı akrilik tutkaldan meydana geldiğini ifade etmenin imkansız olduğunu, çünkü söve harcında kullanılan tutkalın analiz ile saptanmadığını bildirdiği görülmüştür. Davalı vekili müvekkilinin elinde davacı taraftan alınan malzemelerin mevcut olmadığını, alınan malzemelerin kimyasal malzeme olup belirli süre içinde elinde tutulması gerektiğini, aksi halde cezai işlem olduğunu, kısa süre içinde fabrika dışına çıkarılması gerektiği için dava konusu malzemelerden kullanılmayanların fabrika dışına atıldığını bildirmiştir. Davacı ve davalı tarafın tanıkları dinlenilmiş, alacağın varlığı ve miktarı, davalı tarafın ayıba ilişkin itirazları da irdelenmek suretiyle mali müşavir ve kimya mühendisi bilirkişi kurulundan rapor alınmış, dosyaya verilen 04/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ayıplı olduğu belirtilen 200 kg'lik varillerle getirtilen 7 tonluk akrilik tutkalın ... firmasından alındığına dair faturaların mevcut olduğunu, faturalardan 7 tonluk akrilik tutkalın ... firmasından alındığı görülmekle birlikte başka firmalardan da tutkal alındığının anlaşıldığını, bu nedenli ayıplı akrilik tutkalın ... Firmasından alınmış olduğunun netlik kazanmadığını, dosyanın incelenmesinde; ... firmasının ... firmasından aldığı akrilik tutkalı söve üretiminde kullandığı ve nihai imalat olan sövenin doğru bir şekilde hazırlanabilmesi için akrilik tutkalın ayıplı olmaması, akrilik tutkalın karışıma yeterli miktarda konulması, söve imalatı yapıldıktan sonra yapıştırıcının tam kuruması ve katılaşmasının beklenmesi gerektiğini, davanın ... Firmasından alınan akrilik tutkalın ayıplı olup olmadığı üzerine olduğunu ancak elde analiz edilerek uygunluğu kontrol edilecek davacı firmaya ait bir ürünün olmadığını, ... İnşaat Firmasının keşif yapılan ...'ın binası üzerine uyguladığı sövelerde çatlamalar, kalkma ve kabarmalar olduğunun gözlemlendiği, 7 ton kimyasalın alındığı tarihlerin faturalarda Aralık 2014 ile Ocak 2015 tarihlerine denk geldiğini ve söz konusu binada uygulamanın yaklaşık 2 yıl önce yapıldığının belirtildiğini, bu durumda 2016 tarihli keşif bilirkişi raporuna göre kimyasalların alımı ve sorunlu binanın yapılması tarihi ile uyumlu olduğunu, teknik olarak ... alınan akrilik tutkalın ayıplı olduğunu elde numune olmadan, analizi yapılmadan belirlemenin, probleminin akrilik tutkaldan mı yoksa uygulamadan mı kaynaklandığını belirlemenin yine tutkalın analiz raporu olmadan mümkün olmadığını, mali yönden yapılan incelemede ise; davacının 2014 yılı ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2015 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin e defter şeklinde tutulduğu, beratların Maliye Bakanlığına süresinde gönderildiği, ayrıca noter kapanış tasdikine tabi olmadığının görüldüğünü, davacı tarafa ait defter kayıtlarına göre davalının 120 Alıcılar Hesabı altında açık hesap alacak bakiyesinin bulunduğu, bu hesaba göre taraflar arasında ticari faaliyetin 09/04/2014 tarihinde başladığı, 2014 yılı içinde 33 adet fatura karşılığında toplam 248.443,76 TL'lik açık hesaba dayalı satış yapıldığı, buna karşılık 177.000,00 TL'si çek iki adet toplam 12.614,44 TL'nin faturaya karşılık olmak üzere toplam 189.614,49 TL 'lık alacaktan mahsup yapıldığı, yıl sonunda 58.829,31 TL alacak bedelinin 2015 yılına devir ettiğini, 2015 yılında devir eden alacağın haricinde iki adet toplam 14.624,92 TL'lık daha açık hesaba dayalı satış yapıldığı, toplam alacak bedelinin 73.454,23 TL olduğu, buna karşılık davalıdan 13.763,52 TL'lik bir adet fatura bedeli mahsup edildikten sonra takip tarihi itibariyle 59.690,71 TL davacı alacağının bulunduğunun görüldüğünü, davalı tarafın sunulan ticari defterlerinin 2014 yılı noter açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, noter kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, 2015 yılı tasdiklerinin yapıldığını, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davacının 320 Satıcılar Hesabı altında açık hesap borç bakiyesinin bulunduğunu bu hesaba göre taraflar arasındaki ilişkinin 09/04/2014 tarihinde başladığı, 31 adet fatura karşılığı toplam 248.443,76 TL'nin açık hesaba dayalı mal satın alındığı, buna karşılık toplam 189.614,44 TL'lik davacıya mahsup yapıldığı ve 58.929,32 TL'lik borcun 2015 yılına devir ettiği, 2015 yılında 2014 yılından gelen devirle birlikte iki adet fatura karşılığı 14.624,92 TL'lik mal alındığı ve toplam borç bedelinin 73.454,24 TL olduğu, 13.763,52 TL'lik davacı adına düzenlenen fatura bedelinin borçtan mahsup edilerek takip tarihi itibariyle davalının davacıya 59.690,72 TL borcu gözüktüğünü, 14/08/2018 tarihli ek raporlarında ise; ortaka numune ve analiz raporu olmadığından akrilik tutkalın ayıplı olup olmadığı, hatanın akrilik tutkal kaynaklı olduğunun belirlenemez olduğunu bildirmişlerdir.Davacı vekili 22/02/2018 tarihli dilekçesi ile davayı tamamen ıslah ettiklerini bildirmiş, ıslah dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 09/04/2014 tarihinde başlayan ticari ilişki kapsamında cari hesap ekstreleri içeriğinde bulunan faturalardaki malların satılarak davalıya teslim edildiğini ve davalıdan 59.690,72 TL bakiye alacağının olduğunu, davalının alacak miktarına herhangi bir itirazı bulunmadığını, ticari satım sözleşmesine konu malların ayıplı olmadığını, ayıplı olduğu yönünde hiçbir ihtarda bulunulmadığını, davalı tarafın satım sözleşmesine konu malların ayıplı olduğunu ispat ile yükümlü olduğunu bildirerek davayı tamamen ıslah ettiklerini, 59.360,72 TL alacağın 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ıslaha karşı beyanında; ıslah taleplerini kabul etmediklerini, usule aykırı olduğunu, ürünlerin kimyasal olarak saklanmasının yasak olduğunu, aradan zaman geçtiği için ürünlerin saklanmadığını, söz konusu tarihlerde müvekkilinin yalnızca davacıdan ürün satın aldığını, başka kişilerden almadığını, müvekkilinin personelinin hata yapmak imkanlarının olmadığını bildirmiştir.Dosyaya toplanan deliller, alınan beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Mahkememizdeki davanın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafça davalı taraf aleyhine başlatılan faturalara konu ilamsız icra takibine davalı itirazının iptaline yönelik olarak açıldığı, aşamada 22/02/2018 tarihli dilekçe ile davacı tarafça davanın tamamen ıslah edilerek 59.690,72 TL'nin 20/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkinin 09/04/2014 tarihinde başladığı, davalı tarafın itiraz ve savunmalarında davacıdan satın alınan akrilik tutkalın ayıplı olduğuna yönelik savunmalarının, davacıdan satın alınan ürünlerin davalıda mevcut olmaması nazara alındığında akrilik tutkalın analizi yapılmadan ayıplı olduğunu belirlemenin mümkün olmadığına ilişkin Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit raporu ve mahkememiz dosyasında alınan teknik bilirkişi raporları ile subut bulmadığı, davacı ve davalı taraf defterlerinde dava konusu 59.690,72 TL'lik davacı alacağının tespit edildiği belirlenerek davanın 59.690,72 TL üzerinden kabulüne, davacı tarafın faizin başlangıç tarihine ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine, davanın tamamen ıslah edilmiş oluşuna göre ıslah tarihine kadar yapılan tebligat giderlerinden oluşan yargılama giderleri ve ilk dava giderinin davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davanın kısmen kabulü ile 59.690,72 TL'nin 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 2-Davacı tarafın faizin başlangıç tarihine ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gerekli 4.077,47-TL harçtan peşin alınan 1.249,61-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.100,00 TL 'nin mahsubuyla bakiye 1.727,86-TL'nin davalı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 2.349,61-TL'nin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,5-Kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 6.916,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan 2 tebligat gideri toplamı 60,00-TL, 2 bilirkişi ücreti toplamı 800,00-TL toplamı 860,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2018Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı