Anayasa Mahkemesince iptal edilen yönetmelik hükmüne dayanarak feshedilen aile hekimliği sözleşmesinin hukuka aykırı bulunması ve yoksun kalınan parasal hakların iadesi talebiyle ilgili temyiz süreci.
Özet: Bu hukuki süreçte, bir aile hekiminin sözleşmesinin feshine ve bir yıl süreyle mesleğini yapamamasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının ardından, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştayın önceki bozma kararına uyarak yeniden yaptığı değerlendirmede, sözleşme feshinin dayanağı olan yönetmelik hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanağının kalmadığını tespit ederek dava konusu işlemin iptaline ve davacının uğradığı parasal kayıpların yasal faiziyle ödenmesine hükmetmiştir; davalı idareler ise işlemlerin Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce yapıldığını ileri sürerek Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini ve bozulması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2024/4696Karar No : 2025/1250TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ... 2- ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Aile Sağlığı Merkezi ... No'lu Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Sözleşmenin çalışan tarafından sona erdirilmesi'' başlıklı 15. maddesi uyarınca aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin Ankara Valiliğinin ...günlü, ...sayılı işlemi ile fesih işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin...günlü, ...sayılı işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin işlemde ve fesih işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. İdare Mahkemesi kararının, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi işlemi ile bu feshin iptal edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin bölümü yönünden, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının, davacının, 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin bölümü yönünden, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... günlü, E:..., K:...sayılı kararı, tarafların karşılıklı temyiz istemi üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 26/02/2024 günlü, E:2023/302, K:2024/1187 sayılı kararı ile bozulmuştur.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme neticesinde verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; somut olayda, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; Anayasa'nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanıdığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, sözleşmenin feshini gerektirecek eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yasal dayanağı kalmayan hükmü kapsamında işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesi uyarınca dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, yoksun kalınan zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin açık olduğu; dava konusu sözleşme feshinin Dairece iptal edilmesi nedeniyle davacının bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin işlemin de iptalinin gerektiği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; davacının istifa dilekçesine istinaden sözleşmesinin feshedildiği, istifa onay tarihinin, istifasını geri alma dilekçesini verdiği saatten önce olduğu, davacının kadrosunun bulunduğu görev yerine iade edildiği, çalışma hakkının kısıtlanmadığı, dava konusu işlemlerin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce tesis edildiği, dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçe gösterilerek verilen Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idareler üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi. TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin “...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...” düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır. Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır. 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. İdari işlemlerin, yargı kararı ile aksi belirlenene kadar hukuka uygun kabul edilmesi, hukuka uygunluk karinesi olarak ifade edilmektedir. Bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler de hukuka aykırılıkları yargı kararı ile tespit edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar ve yürürlükte kalmaya devam ederler. Bir kısım TBMM üyeleri tarafından, 5258 sayılı Kanun'un bazı maddeleri birlikte 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin de Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesince 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla bu düzenlemeye ilişkin davanın reddedilmesi karşısında, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerinin hukuka uygun kabul edilerek, bu hükümlere göre tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta da (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak tesis edilen işlem bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.