Danıştay, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesi uyarınca 5 yıl içinde terfi edemediği gerekçesiyle resen emekli edilen emniyet müdürünün itirazını değerlendiriyor.
Özet: Emniyet teşkilatında 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan bir davacının, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesi uyarınca 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği gerekçesiyle resen emekli edilmesine ilişkin karara karşı açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının ilgili rütbede fiilen 5 yıl görev yapmaması ve yeterli terfi değerlendirmesine tabi tutulmaması nedenleriyle emeklilik işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir; davalı idare bu kararı temyiz ederken, Danıştay tetkik hakimi, davacının 5 yıl içinde terfi edemediği hususunu esas alarak bölge idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş sunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2024/1117Karar No : 2025/5620 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Çankırı İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca re’sen emekli edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1. sınıf emniyet müdürlüğü kadrosunun önem ve mahiyeti, bu sınıfta kadro sayısının sınırlı olması ve bu kadroya atanan kişilerin emniyet teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacakları dikkate alınarak, bu kadrolara yapılacak atamalarda davalı idarenin geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu, bu konuda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün olmadığı açık olmakla birlikte, kadrosuzluktan emekliye sevkine karar verilen davacının, 30/06/2017 tarihinde 2. sınıf emniyet müdürü olarak göreve başlatıldığı, dolayısıyla 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde fiilen 5 yıl görev yapmadığı gibi, ilgili mevzuat uyarınca, davacının emekliye sevki için bulunduğu rütbede 5 terfi döneminde terfi edememesi gerektiğinin düzenlendiği, oysa davacının işlemden önceki yıllarda terfi görüşmelerinde değerlendirilmemiş olduğu, 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesindeki ilk terfi değerlendirilmesi neticesinde, emekliye sevkine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde fiilen 5 yıl görev yapmayan ve bu rütbede 5 terfi döneminde değerlendirmeye alınmayan davacının, kadrosuzluktan emekliliğine karar verilmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davacının 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği anlaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf başvurusu hakkında kesin olarak karar verilmişse de, kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca temyize tabi kararlardan olduğuna karar verilerek esasa geçildi, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, 30/06/2017 tarihinden itibaren 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildiği, ardından 5 yıl boyunca 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi edemediğinden bahisle, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ...sayılı işlemiyle re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında da, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesi yapılmıştır.Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir.06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle ondokuzuncu fıkrada yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde, "Mevcut durumda bulundukları rütbede 5 yıl süreyle terfi edemeyen Emniyet Amiri ve Emniyet Müdürü rütbesindeki personel re’sen emekli edilmektedir. Yapılan düzenleme ile yetişmiş personel kaybının önüne geçmek için, hizmet ihtiyacı sebebiyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen personelin fiili hizmet sürelerinin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile ikişer yıl periyotlarla toplamda dört yıl olmak üzere uzatılabilmesine imkan sağlanmaktadır." ibarelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X)KARŞI OY :3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, aynı usul ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, 1995 yılında komiser yardımcısı olarak göreve başladığı, son olarak ise 30/06/2017 tarihinden itibaren 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildiği, ardından da 5 sene boyunca terfi edemediğinden bahisle, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 11/05/2022 tarih ve 2022/1-2 sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine, bu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta; davacının 30/06/2017 tarihinden itibaren 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildiği, 2022 yılında 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali yönünde verilmiş bir Mahkeme kararı bulunmadığı, dolayısıyla davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği görülmektedir.Bu durumda; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, re'sen emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.