Danıştay, Kuzey Irakta terör saldırısı sonucu vefat eden murisin yakınlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında maddi tazminat talebini Türkiye sınırları dışında gerçekleştiği gerekçesiyle reddetmiştir.
Özet: Mirasçıları, terör örgütü tarafından Kuzey Irakta öldürülen bir yakınının uğradığı zararların 5233 sayılı kanun kapsamında tazminini talep eden davacılar, ilk derece mahkemesince bu kanunun Türkiye sınırları içindeki olayları kapsadığı gerekçesiyle davasının reddedilmesi üzerine temyize gitmiş; bölge idare mahkemesi ise ölenin durumunun 2330 sayılı kanun kapsamında değerlendirildiğini ve davacılara 3173 sayılı kanun uyarınca aylık ve ikramiye bağlandığını belirterek, 5233 sayılı kanun kapsamında karşılanmamış zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddetmiştir; davacıların bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu, bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunması nedeniyle reddedilerek, Türkiye dışında gerçekleşen terör eylemi sonucu uğranılan zararların 5233 sayılı kanun ile tazmin edilemeyeceği ve mevcut ödemelerle karşılanmış olduğu yönündeki karar onanmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/710 E.  ,  2025/1614 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/710
Karar No : 2025/1614
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): Kendi adına asaleten ... ve ... adlarına velayeten ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacılar tarafından, murisleri...'in Kuzey Irak Bölgesinde terör örgütü mensupları tarafından 25/10/2018 tarihinde öldürüldüğünden bahisle uğradıkları ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle şimdilik davacı eş ... için 215.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 275.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5233 sayılı Kanun'un amacında her ne kadar açıkca değinilmemişse de Kanun Koyucunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisindeki terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan zararların tazmini amacını güttüğü, ülkemiz vatandaşlarının başka bir ülkede terör saldırısı nedeniyle uğradığı zararların bu Kanun kapsamında karşılanacağına dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, ülkemiz vatandaşlarının başka bir ülkede terör eylemi veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğradığı zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda; davacı tarafından, ülkemiz sınırları dışında terör örgütü mensupları tarafından yapılan kaçırılma olayı sonrasında infaz edilmesinden kaynaklanan zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini isteminde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, davacıların yakını müteveffanın ölümünün İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararıyla 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğuna karar verildiği görüldüğünden davacıların zararlarının 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında karşılanması imkanı bulunmadığı, diğer taraftan davacılara 3173 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı ve tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği dikkate alındığında karşılanmamış bir zararlarının da bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; kendilerine bağlanmış bulunan aylıkların maddi zararların tazmininde esas alınan tek husus olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı tarafından yakınlarının ölüm olayı neticesinde 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, ancak esas alınması gereken Kanun’un 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun olduğu, ödenmiş bulunan aylıkların maddi zararın tamamen karşılandığını göstermediği, destekten yoksun kalma zararının bağlanan aylıklardan ayrı olduğu, bu nedenle öncelikle bir zarar hesabı yapılması gerektiği, Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.