Kambiyo senedi üzerindeki hukuka aykırı düzenleme ve bedelsizlik iddialarına dayalı menfi tespit davasında icra takibinin ihtiyati tedbirle durdurulması kararı.
Özet: Davacı, kendisine karşı kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açmış, davalı alacaklı tarafından sonradan hukuka aykırı şekilde doldurulduğunu iddia ettiği bononun bedelsiz olduğunu ve kambiyo vasfı bulunmadığını ileri sürerek icra takibinin durdurulmasını talep etmiş; davalı ise bononun davacıdan alacağı olan 15 milyon TL tutarındaki borcun karşılığı olarak, davacı tarafından kendi rızasıyla kısmen doldurularak verildiğini savunmuş ve davanın reddini istemiş olup, uyuşmazlık konusu icra takibinin durdurulması yönünde daha önce ihtiyati tedbir kararı verildiği belirtilmiştir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/821 Esas - 2025/888
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/821 EsasKARAR NO : 2025/888DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : 11/12/2023KARAR TARİHİ : 04/12/2025K. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı davalı, ... 2 Genel İcra Müdürlüğünün 2023/241618 E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ödeme emri müvekkiline 27.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, anılan takipte alacaklı tarafından takip dayanağı belge olarak "bono" ibraz edildiğini, müvekkilinin takip dayanağı senede istinaden davalı alacaklıya borcu bulunmadığını, zira alacaklı tarafından takip dayanağı belge sonradan hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı bedelsiz senedi icra takibine koyduğunu, davalı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen bononun kambiyo vasfı bulunmadığını, zira davalı tarafından ibraz edilen bono, davalı tarafından sonradan hukuka aykırı olarak doldurulduğunu, davalı vade tarihsiz senede 26.09.2023 vade tarihini sonradan ekleyerek takip dayanağı senede faiz işleterek de haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, taraflarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/236704 soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, dava öncesi menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunluluğu sebebiyle gecikme yaşanmaması için tedbir davası açıldığını, taraflarınca ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/141 D.iş sayılı dosyası ile dava konusu senete ilişkin olarak HMK 390 ve İİK 72. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep edildiğini, huzurdaki davanın konusunun menfi tespit olması ve menfi tespit davalarında arabuluculuk şartının getirilmesi sebebiyle işbu dava açılmadan önce değişik iş dosyası ile tedbir talep edilmesi gerektiğinden dolayı ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.11.2023 tarihli kararı ile icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, HMK 397. Maddesi gereğince değişik iş dosyasının asıl menfi tespit davasının eki niteliğinde olduğundan bahisle değişik iş dosyası ile verilen tedbir kararlarının devamı yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı Mehmet Karaköse'den olan bir senet alacağını tahsil edebilmek için 19.10.2023 tarihinde ... 2.Genel İcra Dairesinin 2023/241618 Esas sayılı icra dosyası ile davacı hakkında icra takibi başlattığını, davacı takibe konu edilen senedin kambiyo vasfını yitirdiği iddiası ile borçtan kurtulma niyeti ile huzurdaki davayı açtığını, öncesinde ise davacı ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/141 Değişik İş dosyası ile icra dosyasına ödenecek olan paranın alacaklı müvekkiline ödenmemesi adına tedbir talebinde bulunduğunu ve mahkemece talebi kabul edildiğini, taraflarınca ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz edildiğini fakat itirazlarının reddine karar verildiğini, icra takibine konu edilen senedin bedeli 15 Milyon Türk Lirası olduğunu, takibe konu edilen senet teminat olarak değil davacının müvekkiline olan borcuna mukabil verildiğini, müvekkili ile davacının ortaklığının devamı aşamasında 2023 yılının Haziran ayında dava dışı Hasan Çatkaya ve Mehmet Karaköse müvekkilinden borç istediğini, müvekkilinin de ortaklığının devamında ve ortak olunan arsa payı İnşaat sözleşmesindeki revizyonda müvekkiline destek verdiklerinden devam eden işin de çok büyük bir iş olması karşısında ortaklarının bu talebinde sakınca görmediğini ve 15.000.000.00-TL'sına denk gelen 580.000- Euro nakit parayı müvekkilinin davacıya borç verdiğini, icra takibine konu edilen senet , davacı tarafından hiçbir tehdit ve baskı olmaksızın kısmen doldurulmuş şekilde müvekkiline teslim edildiğini, davacı Mehmet Karaköse'nin müvekkiline borçlandığı senedin keşide tarihinde vade tarihinde müvekkili ile davacı arasında herhangi bir husumet olmamasına rağmen, birlikte ve ortaklıkları bulunan kişilerle müvekkili arasında Savcılık aşamasına varan husumet hasebiyle borcu ödememesi için dava dışı Hasan Çatkaya tarafından kurgulama yapılarak hukuka aykırı şekilde edinilen kamera kayıtlarını dava konusu senede ilişkin olduğu iddiası ile gerçeğe aykırı şekilde delil olarak kullanıldığını, davacının herhangi bir yazılı delil sunmadığını, mesnetsiz iddialar ve dava konusu senetle ilgisi olmayan gizli kamera görüntülerinin delil olarak gösterdiğini, işbu dava sonunda verilecek kararın dosya borcu gözetildiğinde tacir olan müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini, davanın reddini talep etmiştir. Tedbir kararı: ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/141 D.İş sayılı kararı ile talebe konu bonoya ilişkin yapılan icra takibinin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin tedbir yönelik itirazının 28/12/2023 tarihli duruşma açılarak değerlendirildiği ve tedbire itirazın reddine karar verilerek, ... Genel 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/241618 Esas sayılı dosyasında icra dosyasına yatan paranın alacaklı tarafa ödenmesinin İİK 72/3.maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiği akabinde kararın istinaf edildiği ... BAM 22 HD . 135.05.2024 Tarih ve 2024/274 Esas ve 2024/602 Karar sayılı karar ile tedbir talebine itirazın reddine dair kararın kaldırıldığı (kısa karar gerekçeli karar çelişkisi) Bam karar ilamı sonrasında Mahkemeye ait 18.07.2024 tarihli karar ile bu kez ihtiyati tedbir talebine itirazın yeniden değerlendirilerek itirazın kabulüne ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLER -20/06/2022 tarihli ve 05/01/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi-... ...Noterliği'nin 17/06/2022 tarihli 20140 yevmiye nolu sözleşmesi-... 54. Noterliği'nin 22/06/2022 tarihli 22259 yevmiye nolu sözleşmesi-... ...Noterliği'nin 02/08/2023 tarihli 29583 yevmiye nolu vekaletnamesi-... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/241618 Esas sayılı dosyası-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/141 D.İş sayılı dosyası-... CBS'nin 2023/236704 soruşturma numaralı dosyası -Whatsapp yazışmaları-Bilirkişi rapor ve ek raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, icra takibine karşı açılan menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı vekilince açılan dava ile; davalı /alacaklı tarafından icra takip dayanağı olan bono'nun hukuka aykırı olarak düzenlendiği, davalı/alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığı, davalının bedelsiz senedi icra takibine koyduğu ileri sürülerek menfi tespit talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ; takibe konu edilen bono'nun teminat olarak değil davacının kendisine olan borcuna mukabil verildiğini savunarak davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi raporu alınmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle senede karşı senetle ispat kuralı, bononun hukuki niteliğine ilişkin kuralların bir arada irdelenmesi gerekmektedir. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Senetle ispat kuralı ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) 201. maddede yer almakta olup, buna göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesine göre ise; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilecektir. Davanın açıldığı tarih itibari ile yürürlükte bulunan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesine göre bono veya emre yazılı senet, senet metninde (bono) veya (emre yazılı senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 776. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Sıralanan şekil şartlarından da anlaşıldığı üzere, kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmemektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde ; Davacı eldeki davada, davaya konu bononun 3.kişiye verilmek üzere teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmekte olup, menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü ise de, takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda bonodan dolayı borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen bononun teminat olarak verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekmekte olup, teminat iddiasının senet metninden anlaşılamadığı sabit olup, davacı tarafça yazılı nitelikte bir delil ile bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilince; davalı tarafça yapılan ''Davacının bahsettiği teminat bonosu'nun davaya konu bono olmadığı, o bono'nun imha edildiği, davaya konu bono'nun davacının davalıya olan borcuna karşılık düzenlenen başka bir bono olduğu '' savunmasının ispat yükünü davalının üzerine aldığı anlamına geldiği ileri sürülmüş ise de davalının davaya konu bono ile ilgili olarak getirdiği bu savunmanın senedin talili niteliğinde bulunmadığı, buna göre, bononun teminat bonosu olduğunu ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının davasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş, yargılamanın başında, verilen tedbir kararının yargılama esnasında kaldırıldığı ve davalı tarafça icra takip dosyasından tahsilat yapıldığı da anlaşılmasına göre davalı lehine tazminata hükmedilmemiş, yine davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı yararına tazminata hükmedilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Taraf vekillerinin tazminat taleplerinin yasal koşulları olmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan yatırılan 262.056,03 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 261.440,63 TL harcın talep halinde ve kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 1.176.902,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 04/12/2025