Yargıtayın iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat talebini onaylayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını incelediği içtihat metni.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi sigortalı lehine 1.412.482,49 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş; davalı işveren vekilinin, davanın sigorta şirketine ihbar edilmemesi, kusur oranları ve manevi tazminat miktarı yönünden yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalının ihbar dilekçesi eksiklikleri, kusur raporlarının tutarlılığı ve manevi tazminatın belirlenmesindeki hukuki kriterlerin uygunluğu gerekçeleriyle reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10625 E.  ,  2026/3776 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1726 E., 2025/471 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/289 E., 2024/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 21.10.2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin faaliyet konusunun, beşeri tıbbi ürünlerin üretim, satış, dağıtım, tanıtım, pazarlama, ithal ve ihracatı ile tüketici sağlığı ürünlerinin ithalatı, satış, dağıtım, pazarlama ve promosyon faaliyetleri olduğunu, davalı şirkete atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, meydana gelen kazada herhangi bir ihmallerinin bulunmadığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1) Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile
1.412.482,49 TL maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 21.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile
100.000,00 TL Maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 21.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut olayda, davalı şirket 16/12/2021 tarihli talep dilekçesiyle davanın ... Sigorta isimli şirkete ihbar edilmesini talep etmelerine rağmen ihbarın yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı şirketin 6100 sayılı HMK 62.maddesine aykırı olarak yazlı bir ihbar dilekçesi vermediği, ihbar sebebini ve yargılamanın bulunduğu aşamayı açıklamadığı, ayrıca ihbar masrafını yargılama sürecinde yatırmadığı da bir arada değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi tarafından ihbar talebi hakkında kabulü veya reddi yönünde bir değerlendirme yapmamasının dosya kapsamına uygun olduğu görüldüğünden bu yöne ilişkin davalı istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Kusur oranında;
İlk Derece Mahkemesi'nce aldırılan 26.11.2021, 21.02.20 23... .03.2022 tarihli kusur raporlarında işverenin %70, kazazede işçinin %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İşçi ile işverenin kusurunu tespit amacıyla iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilere inceleme yaptırılmış alınan kusur bilirkişisi raporlarında mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere davacı işçinin uyup uymadığı yönleri yargısal denetime elverir biçimde irdelenmiş olduğundan ve raporlar içinde çelişki olmadığından bu yönü kapsayan istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Manevi tazminat miktarında;
Manevi tazminat davalarında tazminata hükmedilirken miktar yönünden davalı tarafın kusur oranlarının matematiksel bir oranla tespiti gerekmeyip az da olsa kusurlu olmaları durumunda manevi tazminat verilmesi gerektiği, 22/06/1966, 66/7-7 sayılı İBK içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları,davacının olaydan sonra duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, psikolojik olarak etkilenme durumu, işçinin yaşı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, davacının vücudunda meydana gelen cizmani zararın boyutuna göre davacının manevi tatmin duygularının giderilmesi, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, bunların yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak davacının manevi tatmin duygusu yanında belirlenen miktarın caydırıcılık uyandırma oranı(HGK 23.6.2004, 13/291-370) gözönüne alınarak İlk Derece Mahkemesi'nce belirlenen miktarın uygun olduğu değerlendirildiğinden bu yönü kapsayan istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile delillerin değerlendirilmesi ve karar gerekçesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.16.12.2021 tarihli talep dilekçesiyle davanın ... Sigorta isimli şirkete ihbar edilmesini talep etmelerine rağmen ihbarın yapılmamasının hatalı olduğunu,
b.Meydana gelen iş kazasında müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müvekkiline izafe edilen kusurun hatalı tespit edildiğini,
c.Manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu, manevi tazminat miktarının adalete uygun belirlenmediğini, belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.