Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, plakasız motosiklet kazası sonucu oluşan geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı talebiyle İçişleri Bakanlığına karşı açılan, yargı yolu uyuşmazlığı çözülerek devam eden dava.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin plakasız ve sigortasız bir motosikletin karıştığı trafik kazasında ağır yaralanması sonucu ortaya çıkan geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminat talebiyle İçişleri Bakanlığına dava açmış, başlangıçta Güvence Hesabına karşı açılan dava hurda araç nedeniyle reddedilirken, yargı yolu uyuşmazlığının adli yargı lehine çözülmesiyle devam eden davada, Bakanlığın hurda araçların trafikte yer almamasını denetleme sorumluluğu nedeniyle zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/315 Esas - 2025/935

T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/315
KARAR NO : 2025/935
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
K.YAZIM TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.10.2021 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile seyir halindeyken, sürücü Ahmet T.K. Afgan (Abdulali AMANİ) sevk ve idaresindeki 16 Y 9082 plaka sayılı motosiklet ile çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin, ağır şekilde yaralandığı, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, başvuran müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazaya kusuruyla sebebiyet veren 16 Y 9082 plaka sayılı motosikletin kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortası bulunmadığından Güvence Hesabı, müvekkilinin geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmininden İçişleri Bakanlığı ve varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen (Güvence Hesabı teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) sorumlu olduğunu, maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle Güvence Hesabı Başkanlığı'na başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, belirtilerek davacı lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı idare gerçekleştirdiği bir işlem dolayısıyla ortaya çıkan bir zarardan da bahsedilmesi mümkün olmadığından görülmekte olan davanın husumet yönünden reddi gerektiği, öncelikle dava konusu olaya ilişkin zararın tazmini için açılan davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, söz konusu zararda idaremize atfedilecek bir kusur mevcut olmadığını, davanın öncelikle husumet sebebiyle reddine, esas itibariyle de davacının haksız ve hukuksuz açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-Trafik Kaza Tespit Tutanağı
-Davacıya ait tedavi evrakları,
-Hasar dosyası ve poliçe örneği,
-Adli Tıp raporları, bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile; “03.10.2021 tarihinde müvekkil ... sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile seyir halindeyken, sürücü dava dışı ... .... .... sevk ve idaresindeki 16 Y 9082 plaka sayılı motosiklet ile çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiği, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin, ağır şekilde yaralandığı, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığı, kazaya kusuruyla sebebiyet veren 16 Y 9082 plaka sayılı motosikletin kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortası bulunmadığından; ayrıca hurdaya ayrılan araçların trafikte yer almamaları hususunun Emniyet Genel Müdürlüğü'nün denetiminde olduğu, dolayısıyla davalı İçİşleri Bakanlığı'nın da zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek Güvence Hesabı ve içişleri bakanlığı aleyhine açtığı dava ile müvekkilinin geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların müştereken ve müteselsilen (Güvence Hesabı teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili talebinde bulunduğu, mahkemece 2022/525 Esas sayılı dosya üzerinde yargılama devam ederken davalı Güvence hesabı aleyhine açılan davanın 10.01.2023 tarihli celsede tefrik edilerek mahkememizin 2024/315 Esas sırasına kaydedildiği, 2024/315 Esas sırasında yapılan yargılama neticesinde Güvence hesabı aleyhine açılan davanın usulden reddine (aracın hurdaya ayrılmış araç olması nedeni ile güvence hesabına husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle) karar verilmiş olduğu, mahkememize ait 2022/525 Esas sayılı dava dosyasında (Güvence hesabına karşı açılan davanın tefrikinden sonra) davalı olan İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davada; evvela 10.01.2023 tarih , 2022/525 Esas ve 2023/16 Karar sayılı karar ile Yargı yolu noktasında davanın reddine karar verildiği, idare mahkemesince karşı görevsizlik kararı verilmesi neticesinde Uyuşmazlık Mahkemesine ait 04.03.2024 Tarih ve 2024/11 Esas ve 2024/93 Karar sayılı karar ile Adli yargının uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu tespit edilmiş olmakla dosya mahkememizin iş bu 2024/315 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Az yukarıda ifade edildiği üzere, davacı vekilince davalı içişleri Bakanlığı aleyhine açılan dava ile, hurdaya ayrılan araçların trafikte yer almamaları hususunun Emniyet Genel Müdürlüğü'nün denetiminde olduğu, dolayısıyla davalı İçİşleri Bakanlığı'nın da zarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek dava açıldığı anlaşılmakta ise de;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 v.d maddelerinde Haksız fiil kurumu düzenlenmiş olup, TBK 49.maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi yer almaktadır. Belirtilen tanım dikkate alındığında, kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurlarının ise; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Mahkememizce aldırılan kusur tespitine yönelik rapor içeriklerinde, davalı içişleri bakanlığı aleyhine kusur tespitine yer verilmemiş olduğu, Kaza tespit tutanağında aynı yönde bir belirleme bulunmadığı, davalı tarafça hizmet /görev kusuru neticesinde kazanın meydana gelmiş olduğuna dair bir tespitin ve delilin dosya kapsamında bulunmadığı, meydana gelen zarar ile davalının eylemi arasında doğrudan illiyet bağının tespit edilemediği, bu durumda davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile tamamlama harcı 15.066,00 TL'nin toplamı olan 15.146,70 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 14.531,30 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 18/12/2025