Bir firmanın, proje tamamlanma şartları yerine gelmediği gerekçesiyle banka teminat mektubunun iptali ve iadesini talep ettiği davada, sözleşmesel yükümlülükler ve mektup süresi uzatımları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, yangın pompaları ve aksesuarları tedarik sözleşmesi kapsamında davacı tedarikçinin davalı alıcıya verdiği teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve iadesi talebine odaklanmaktadır; davacı, mektubun proje faaliyete geçmediği bahanesiyle defalarca uzatılmasına zorlandığını, haksız komisyonlar ödediğini ve davalının mektubu paraya çevirme tehdidiyle kötüye kullanarak kalan alacağını ödemekten kaçındığını ileri sürerken, davalı ise söz konusu teminat mektubunun kendi uhdesinde olmadığını, yeni bir mektubun davacı talebiyle düzenlenip uzatıldığını ve sözleşmede belirtilen şartlar (ekipmanların devreye alınması, geçici kabul) gerçekleşmediği için iade talebinin mesnetsiz olduğunu savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/575
KARAR NO: 2026/1477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2022
NUMARASI: 2020/657 Esas - 2022/882 Karar
DAVA: Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın .... A.Ş.nin yetkili bayisi olduğunu, taraflar arasında İstanbul/Levent'te bulunan ... Projesinin yangın pompaları ve aksesuar temini için 01.09.2015 tarihli Mekanik Tesisat İşleri Ekipmanları Tedarik ve Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili firmanın 24.12.2015 tarihli 430.700 USD tutarındaki faturayı davalı firmaya keserek, fatura içeriğindeki malzemelerin tamamını ... inşaat sahasında bulunan davalı firma çalışanı ... isimli kişiye 24.12.2015 tarihinde teslim ettiğini, davalı tarafından kesin teminat mektubu talebinde bulunulması üzerine müvekkili şirket tarafından 13.08.2015 tarihli, lehtarı davalı olan, ...tarafından tanzim edilen 43.070 USD tutarlı kesin teminat mektubunun verildiğini, davalı firmanın, projenin henüz faaliyete geçmediğini, bu nedenle müvekkili firma tarafından satılan pompaların devreye alınmadığını beyan ederek mektup süresinin uzatılmasını talep ettiğini, davalı taraftan bakiye alacağını kurtarmak isteyen müvekkili firmanın birçok kez, süresi dolmasına rağmen mektubun süresini uzatmak zorunda kaldığını, bu esnada dava dışı bankaya toplamda 5.000 USD komisyon bedeli ödendiğini, en son 06.11.2020 tarihinde davalı firmanın müvekkili firmayı mektubun süresi uzatılmadığı takdirde mektubu paraya çevirmekle tehdit ettiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın 2015 yılında düzenlenen mektubun süresini 30.04.2021 tarihine kadar uzatmak zorunda kaldığını, davalı firmanın bu tutumunun sebebinin müvekkili firmanın 6.860,05 USD tutarındaki alacağının üzerini çizmek istemesi olduğunu beyanla; 13.08.2015 tarihli 43.070 USD tutarlı kesin teminat mektubunun iptaline ve iadesine, mahkemece gerekli görülmesi halinde kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 01.09.2015 tarihli Mekanik Tesisat İşleri Ekipmanları Tedarik ve Hizmet Sözleşmesi bedelinin KDV hariç 365.000 USD olduğunu, müvekkili şirkete öncelikle 13.08.2015 tarihli kesin teminat mektubunun verildiğini, akabinde davacı tarafından 10.03.2017 tarihinde yazılı müracaatla tanzim edilen mektupların iadesi ve yeni teminat mektubunun teslimi talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 07.03.2017 tarihli 43.070,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun teslim alınarak aynı tutarlı 13.08.2015 tarihli kesin teminat mektubunun davacı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkili şirkete verilen 07.03.2017 tarihli kesin teminat mektubunun davacının da talimatıyla 10.08.2018, 09.08.2019, 08.11.2019, 06.11.2020, 30.04.2021 tarihlerine uzatıldığını, dava konusu uyuşmazlık kapsamına dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, Huzurdaki davanın hukuki bir yararı bulunmadığını, dava konusu teminat mektubunun müvekkili şirket uhdesinde yer almadığını, davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin “Teminat” başlıklı 7.maddesinde “... Kesin Teminat Mektubu, tüm cihazların devreye alınması ve işin tamamlanmasından sonra (işveren ile mal sahibi arasında geçici kabul anlaşması imzalandıktan sonra) işveren tarafından tedarikçiye iade edilecektir,” hususunun belirtildiğini, söz konusu sözleşme hükmü uyarınca davacının teminat mektubunu iade talebinin haksız olduğunu çünkü gerekli şartların hiçbirinin sağlanmamış olduğunu, Yine sözleşmenin “Ödeme Şekli ve Zamanı” başlıklı 8.maddesinde “Yangın pompalarının ve aksesuarlarının her birinin işletmeye alınmasından sonra ve mal sahibi ile işveren arasında geçici kabul anlaşması imzalandıktan sonra, sözleşmede belirtilen ekipman/cihaz/ürün bedelinin kalan %5'i için işveren, tedarikçiye USD olarak ödeme yapacaktır,” hükmünün haiz olduğunu, sözleşme kapsamında bakiye alacağın ödenmesi için belirlenen şartların gerçekleşmediğini belirterek, bu nedenle alacağın muaccel olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce resen görevlendirilen Mali müşavir ... tarafından hazırlanan 18/09/2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 09/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davacı .... A.Ş.‘nin yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, dolayısıyla yasal defterlerin davacının lehine delil olarak kullanılabileceği, Davalı .... A.Ş.’nin yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, dolayısıyla yasal defterlerin davalının lehine delil olarak kullanılabileceği,..Davaya konu olan ... A.Ş. ... Şubesinin 07/03/2017 tarih ve ... numaralı 43.070,00 USD tutarındaki Kesin Teminat mektubunun iade koşulunun işin geçici kabul anlaşmasının imzalanmasına bağlı olduğu, İstanbul 23. İcra Hukuk mahkemesi 2020/136 Esas Sayılı dosyası içeriğinde bulunan 148 adet ek incelenmiş olup bunların arasında 40 adet hakediş belgesinin bulunduğu, ancak geçici kabule ilişkin belge bulunmadığı bu nedenle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7. Maddesine göre teminat mektubunun iadesinin geçici kabul şartına bağlandığı, sözleşmenin niteliği hakkındaki iddia ve beyanların hukuki nitelik arz etmesi nedeniyle takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve geçici kabulün de yapılmadığı anlaşıldığından teminat mektubu hükümsüz kalmayacağından davanın reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, hukuki yorum ve çıkarımın yapılmasının mahkemenin taktirinde olduğunu, teminat mektubunun iadesinin geçici kabule bağlandığı yönlü bilirkişi tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan 01.09.2015 tarihli sözleşme, sözleşmenin 1.2.3.maddesinde tarif edildiği gibi bir alım/satım(tedarik) sözleşmesi olduğunu, eser sözleşmesi olmadığını, sözleşmeye konu malların teslimi üzerinden 7 yıl geçtiğini, davacının edimini 6 yıl önce ifa ettiğini, sözleşmenin 11.3.2. maddesine göre montaj işinin davacıya ait olmadığını, işverene ait olduğunu, davacının montaj yükümlülüğü bulunmadığını, malların devir ve tesliminden itibaren 7 sene geçmesine rağmen, davalının mal sahibi ile geçici kabul yapmadığı ve o nedenle teminatın iadesi koşulunun oluşmadığı iddiasının düpe düz hakkın kötüye kullanılması olduğunu, sunulan beyan dilekçelerinden de malzemelerin tesliminin üzerinden yedi yılı aşkın bir süre geçtiğinin görüleceğini, yedi yıllık süreçte davalı firmanın asıl işveren ile yaşadığı problemleri gideremediğini iddia ederek teminat mektubunu iade etmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava; satım sözleşmesine dayalı verilen teminat mektubunun iptali ve iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; teminat mektubu iade şartlarının oluşup oluşmadığı, yargılama aşamasında iade edilmiş olması halinde davanın reddine karar verilip verilemeyeceği noktalarındadır.
Taraflar arasında düzenlenen 01.09.2015 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi Teminat başlığında ”İşbu sözleşme ve eklerinin uygulanması esnasında ortaya çıkabilecek ihlal, ihmal, kusur, taahhüt ve ayıplara karşılık olarak Tedarikçi Sözleşmenin 4 nolu maddesinde yer alan sözleşme konusu iş bedelinin %10'u tutarındaki 2 yıl süreli banka kesin teminat mektubunu sözleşmenin imza tarihinde işverene verecektir. Kesin Teminat Mektubu, tüm cihazların devreye alınması ve işin tamamlanmasından sonra (işveren ile mal sahibi arasında geçici kabul anlaşması imzalandıktan sonra) işveren tarafından tedarikçiye İade edilecektir.” şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir. Bahsi geçen maddeye göre teminat mektubunun iadesinin geçici kabul anlaşmasının imzalanmasına bağlı olduğu, ancak dosya kapsamında dava tarihi ve yargılama aşamasında dahi geçici kabul anlaşmasının olmadığı sabittir.
Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme kapsamında bir tür Garanti Sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir.
Davacının öncelikle 2015 tarihli... Şubesine ait 43.070,00 USD tutarlı kesin teminat mektubunu davalıya verdiği, dosyaya sunulan ...... şubesini 25/12/2020 tarihli yazısından anlaşıldığına göre 2017 yılında bu mektubun davalıdan alınarak bankaya iade edildiği, yerine ... A.Ş. ... şubesine ait aynı tutarlı teminat mektubunun davalıya teslim edildiği, davacı tarafça dava açılırken ... ait mektubun uyuşmazlık konusu olarak bildirildiği, bilahare HMK 183 maddesi hükmünce maddi hata düzeltilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece bu talep kabul edilmeyince davasını ıslah ederek davasını ... ait teminat mektup olarak ıslah ettiği ve yargılamanın bu şekilde devam ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yapılan satış sözleşmesi gereği davacının edimlerini yerine getirdiği, aradan geçen uzun süreye rağmen teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle bankaya komisyon ücreti ödemek zorunda kaldığı, iade şartının yerine gelmemesinde davalının kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür.
Ticari hükümlerin uygulanmasında sıra; emredici hükümler, sözleşme hükümleri, ticari hükümler, ticari örf ve genel hükümler olarak kabul edilmektedir. (Prf. Dr. İsmail Kayar, Ticaret Hukuku 4. Baskı sayfa 99) Tarafları tacir ve işin ticari işletmeleri ile ilgili olan eldeki uyuşmazlıkta emredici hükümlerden sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafa yüksek tutarlı bir mal satan davacı tacirin sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu gibi teminat mektubu iade şartlarını düzenleyen hüküm gereği, geçici kabulün gecikebileceğini öngörmesi gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta asıl işveren ile davalı arasında hakediş ücretlerine ilişkin uyuşmazlık bulunduğu yapılan işin geçici kabulünün gerçekleşmediği sabittir. Yine teminat mektubunun iadesi için şart koşulan geçici kabulün davalı tarafında engellendiği iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu haliyle olayda T.B.K 175. Maddesi şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden teminat mektubunun iade şartlarının oluşmadığına yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak dosyaya kazandırılan 18/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... ait yargılama konusu teminat mektubunun davalı kayıtlarında yer aldığı ve davalının beyanına göre teminat mektubunun 31/05/2021 tarihinde davacı tarafa iade ediliği rapor edilmiştir. İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında bu durum hatalı değerlendirme ile 2017 yılında ... iade edilen teminat mektubu olarak belirtilmiştir. Yine yargılamanın bilirkişi raporundan sonraki aşamalarında mahkeme bu konuda taraflardan açıklama istememiş, ilgili bankadan bu husus sorulmamış ve taraflarda mektubun davacıya iade edilip edilmediği konusunda beyanda bulunmamışlardır.
Kabule göre de yargılama aşamasında uyuşmazlık konusu mektubun davacıya iade edilmiş olması halinde artık davanın esası hakkında bir karar verilemez. Ancak başlangıçtaki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilebilir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davanın esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026