Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle itirazın iptali davasında sigorta şirketi ve sürücünün maddi zarardan sorumluluğuna ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının otobüsünün karıştığı trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar ve gelir kaybı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, diğer aracın sürücüsünü %100 kusurlu bularak tazminat talep ederken, davalı sigorta şirketi zamanaşımı, dolaylı zarar ve ödeme miktarı üzerinden itiraz etmiş, ancak bilirkişi raporuyla davalı sürücünün trafik kurallarını ihlal ederek olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/811 Esas - 2026/276

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/811 Esas
KARAR NO : 2026/276
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27.10.2025
KARAR TARİHİ : 05.05.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı otobüs ile 21.09.2023 günü davalı ... sevk ve idaresindeki diğer davalı sigorta şirketi teminatında olan ... plakalı sayılı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in kusurlu olduğunu, davalıların müvekkili kuruluşun zararından sorumlu olup kazanın akabinde müvekkili kuruluşun ... tarafından yapılan çalışma neticesinde 24.383,71-TL (17.844,65-TL hasar bedeli+KDV, 6.539,06-TL gelir yoksunluğu) kuruluş zararı olduğunun tespit edildiğini, ancak ... Sigorta A.Ş. tarafından 26.02.2024 tarihinde 5.353,00-TL ödeme yapılmış olup, bu ödemenin icra dosyasına bildirildiğini, kalan tutarlar üzerinden işbu davanın açıldığını, davalıların ..... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalılar hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı ... ile ... plakalı araç için 20.02.2023 - 20.02.2024 tarihleri arasında geçerli ... no.lu "Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi" ve 20.02.2023 - 20.02.2024 tarihli "Zorunlu Trafik Plaka Değişikliği Zeyilnamesi" düzenlendiğini, müvekkili şirketin bağlı olduğu mevzuat gereği, sorumluluğu dahilinde ödeme yaptığını ve araçta oluşan gerçek zarar bedelini karşıladığını, bu itibarla, işbu davanın reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu kazanın 21.09.2023 tarihinde meydana geldiğini, işbu davanın zamanaşımı geçtikten sonra 27.10.2025 tarihinde ikame edildiğini, bu doğrultuda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının tespiti halinde de davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, davaya konu kazanın birden fazla aracın karışmasıyla meydana geldiğini, müvekkili tarafından %33,3 kusur oranına göre ödeme yapıldığını, başkaca bir sorumluluğunun olmadığını, gerçek zararın mahkeme aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, dolaylı zarar olan gelir yoksunluğundan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya ait aracın varsa kaskosu araştırılıp yapılan ödemelerin de düşülmesi gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı verilemeyeceğini, talep edilen faizin de yerinde olmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçesi ile sigortalanıp diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde hasara uğraması nedeniyle oluşan hasar bedeli ile gelir yoksunluğuna dayalı maddi tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, poliçe ve hasar dosyası ile davacıya ait ... plakalı aracın tramer kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 30.07.2024 tarihinde tüm davalılara yönelik olarak hasar bedeli için 17.844,65-TL asıl alacak, 6.287,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.132,32-TL, davalı ... için gelir yoksunluğuna dayalı olarak 6.539,06-TL asıl alacak, 2.304,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.843,14-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
17.03.2026 tarihinde makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...kusur yönünden, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b-c, 56/c ve 84/d maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 107. maddesini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü .....'un olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, hasar yönünden, meydana gelen olay neticesinde ... plaka sayılı araca ait hasar tutarının olay tarihi itibariyle KDV dâhil 17.844,65-TL olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki ... ile trafik sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'nin (poliçe limitleri dahilinde) Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bu bağlamda; bakiye 12.491,65-TL daha ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, gelir yoksunluğu yönünden; tazminatın olay tarihi itibariyle 6.539,06-TL olduğu ve söz konusu tazminatın sigorta teminatı kapsamında olmaması sebebiyle meydana gelen olayda ... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan sorumlu olacağının değerlendirildiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 21.09.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup diğer davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait bu araçta 17.844,65-TL miktarlı hasar oluştuğu, bu zarar için davalı sigorta şirketi tarafından 26.02.2024 tarihinde 5.353,00-TL ödeme yapıldığı, buna göre bakiye zararın 12.491,65-TL olduğu, bu zarar dışında davacının 6.359,06-TL de gelir yoksunluğuna maruz kaldığı görülmüş olup meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu anlaşılmakla davalıların davacının maruz kaldığı 12.491,65-TL hasarın giderim bedeline dair zararının tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, 6.359,06-TL gelir yoksunluğuna dair zararın ... kapsamında olmadığı, bu nedenle bu zarardan diğer davalı araç sürücüsü ...'in münferiden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekilince zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu trafik kazasının 21.09.2022 tarihinde meydana geldiği, davaya konu icra takibinin 30.07.2024 tarihinde ikame edilip eldeki davanın ikamesinden önce 04.08.2025-18.09.2025 tarihleri arasında arabuluculuk sürecinin yürütüldüğü, buna göre KTK md. 109 gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı definin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiştir. Bu bağlamda, davalı araç sürücüsü ... yönünden, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 21.09.2023 kaza tarihinin esas alınması gerekmiş (..... sayılı ilamı); diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise, 26.02.2024 kısmi ödeme tarihi, temerrüde esas alınmıştır. Bu doğrultuda mahkememizce resen yapılan hesaplamada, davalı sigorta şirketinin 12.491,65-TL asıl alacak için 26.02.2024 temerrüt, 30.07.2024 takip tarihi arasında geçerli değişen oranlarda avans faizine göre 2.670,48-TL işlemiş faiz ile sorumlu olduğu; diğer davalının ise toplam 18.850,71-TL asıl alacak için 21.09.2023 kaza, 30.07.2024 takip tarihi arasında geçerli değişen oranlarda avans faizine göre 4.974,56-TL işlemiş faiz ile sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Hal böyle olunca davalıların icra takibine itirazının, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 12.491,65-TL asıl alacak, 2.670,48-TL işlemiş faiz ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, 18.850,71-TL asıl alacak, 4.974,56-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.825,27-TL alacak üzerinden iptali ile takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı, davalı sigorta şirketinin kötüniyet tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK md. 67 hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması, alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için ise takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı, bu halde, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin; dosya kapsamı itibariyle davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı görüldüğünden davalı sigorta şirketinin kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir (..... sayılı ilamı).
(Son olarak; kısa kararda yazım hatası sonucunda icra takibi dosya bilgilerinin yazılmadığı anlaşılmış, yapılan bu yanlışlığın maddi hataya dayalı olup HMK md. 304 gereğince resen tashihi mümkün hususlardan olduğu görülerek hükmün infazında terreddüte mahal verilmemesi adına dosya bilgilerine dair hüküm fıkrasının resen tashihi gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalıların ..... sayılı icra takibine itirazının 18.850,71-TL asıl alacak, 4.974,56-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.825,27-TL alacak üzerinden (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 12.491,65-TL asıl alacak, 2.670,48-TL işlemiş faiz ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) iptali ile takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Davacının icra inkâr, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 1.601,23-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 985,83-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 23.620,76-TL vekalet ücretinin, 15.612,13-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 8.458,63-TL'sinin davalı ...'den münferiden tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 780,00-TL tebligat gideri, 30,00-TL müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.310,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05.05.2026
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.