Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin alkollü sürücünün yüksek kusurlu olduğu trafik kazası sonucu sigorta şirketince ödenen hasarın rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bir trafik kazasında yüksek alkollü ve kırmızı ışık ihlali yaparak %75 oranında asli kusurlu bulunan araç sürücüsünün neden olduğu maddi hasarların, sürücünün sigorta şirketi tarafından üçüncü taraflara ödenmesi üzerine, sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği araç sahibinden rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu alan davada, bilirkişi raporu, sürücünün ağır kusurunu, alkolün kazanın meydana gelmesindeki etkisini ve sigorta şirketinin diğer sigorta şirketine yaptığı 200.000 TLlik hasar ödemesinin yerinde olduğunu ve rücu şartlarının oluştuğunu tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/570 Esas - 2026/247

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/570 Esas
KARAR NO : 2026/247
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/07/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının maliki olduğu, davacı ...
Sigorta A.Ş.'ne ... sayılı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı vasıta 10.04.2024 tarihinde, ..... Bulvarı ... caddesi kavşağı mevkiinde, ... plakalı araca çarparak, maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, Davalıya ait ... plakalı vasıta sürücüsünün yüksek oranda alkollü olarak kırmızı fasılalı ışıkta geçiş yaparak kavşakta sola dönerek karşı yönden gelen araca çarptığı kaza raporu ile sabit olduğunu, ... hasar nolu dosyadan, ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 28.08.2024 tarihinde aracın kasko poliçesinin bulunduğu ... Sigorta A.Ş ye 200.000,00 TL ödendiğini, Yine dava dışı ... hasar nolu dosyasından da kaza sebebiyle hasara uğrayan yol kenarındaki reklam panoları için 90.160,00TL ödendiğini, dava konusu kazada, davalı yana ait ... plakalı araç sürücüsünün, yüksek oranda alkollü ve ağır kusurlu olması sebebiyle, davacı şirket tarafından, toplam ödenen 282.929,17 TL’nın tahsili için ..... takip sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı tüm borca itiraz ettiğini icra takibinin durduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.04.2024 tarihinde davalı şirket adına kayıtlı ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İşbu kaza neticesinde davalı şirkete ait aracın ... poliçesinin yapılmış olduğu sigorta şirketi tarafından davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını ve bu haksız takibe itirazımızın akabinde söz konusu icra takibi durdurulduğunu, Zamanaşımı def’i itirazları doğrultusunda huzurdaki dava zamanaşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Dava konusu kaza kapsamında tutulan kaza tespit tutanağında her ne kadar davalı şirkete ait aracın sürücüsü ve diğer davalı olan ...'a %75 oranında kusur atfedilmiş ise de bunun kendileri tarafından kabulü mümkün olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince kazanın münhasıran alkol etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğini, müvekkil aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davalı lehine reddolunan miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat takdir edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 06.03.2026 tarihli raporda özetle; "Söz konusu davaya ilişkin olarak; dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile yukarıda yapılmış olan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; Dava konusu ... plakalı aracın; ... model, ..... marka, ..... tipi, ..... donanımlı, elektrikli motora sahip, siyah renkli otomobil olduğu, Davaya konu 10/04/2024 tarihli kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında ASLİ KUSURLU olduğu; ... plakalı araç sürücüsü ... % 25 (yüzde yirmibeş) oranında TALİ KUSURLU olduğu; kazaya etken başkaca unsur olmadığı, Davaya konu aracın markası, modeli aldığı hasarlar ile birlikte orijinal parça ve işçilik bedelleri göz önünde bulundurulduğunda; aracın ağır hasara maruz kaldığı, onarımının ekonomik olmayacağı, pert/total işlemine tabi tutulmasının daha ekonomik olacağı, Dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen Toplam zarar bedelinin olay/kaza (10/04/2024) tarihi itibariyle yaklaşık 2.532.000,00 ₺ civarında olduğu; ... plakalı araç sürücüsünün kusuru nipetinde tazminat tutarının 1.899.000,00 ₺ olacağı; dolayısıyla davacı ... sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ... Sigorta A.Ş.’ye (azami teminat limiti dahilinde) yapılan 26/07/2024 tarihli 200.000,00 ₺ hasar ödemesinin anılan tarihlerde serbest piyasa rayiç bedellerine göre yerinde ve uygun olduğu, Davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsü dava dışı ...’ın alkollü olmasının etkili olduğu, Davaya konu kaza sonrası davacı sigorta şirketinin halefiyet prensibince teminat limitinde ödediği 200.000,00 ₺ hasar ödemesinin rücu şartları oluştuğu Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava taraflar arasındaki trafik sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin Genel Şartlar uyarına poliçe lehtarından tazmini amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
..... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 200.000,00 TL asıl alacak, 82.929,17 TL işlemiş faiz toplamı 282.929,17 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan 10/04/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ..... Bulvarını takiben geldiği olay yeri kavşakta sola dönüş ışıklarının kırmızı fasıla yandığı, refüj aralığından kontrolsüz sola manevra ile ... Cadde istikametine dönüş yapmak istediği sırada, karşı yönden gelip sola doğru seyreden ... plakalı araçla çarpışarak savrulup duruşa geçtiği, meydana gelen kazada; 2918 sayılı KTK 57/1-a madde kural ihlali görüldüğü, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ..... istikametine seyri sırasında olay yeri kontrollü kavşakta kendisine hitap eden trafik ışıklarının sarı fasıla ile yandığı, hızını azaltıp kavşağa kontrollü giriş yapması gerekirken aksine seyir hızını sürdürdüğü , karşı yönden gelip sola dönüş yapan aracın sağ yan arka kesimlerine çarpıp 36 m savrularak yaya kaldırımı üzeri reklam panolarına (Hasar gördüğü) çarpıp duruşa geçtiği, meydana gelen kazada 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-a madde kural ihlali görüldüğü. Not: ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'a 2918 Sayılı KTK'nın 48/5(Alkollü araç kullanmak-1.74 promil 1. Kez) cezai işlem uygulandı. TCK 179/3 madde kapsamında işlem yapılmak üzere sürücü ..... teslim edildi..." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ... plakalı araç yönünden 24/05/...-2024 vadesinde trafik sigorta poliçesinin tanzim edildiği, 26/07/2024 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de, KTK 109/4. Maddesinde "...Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar..." maddesi bulunmakta olup, davacı tarafından hasar bedelinin ödenme tarihi ile takip tarihi arasında zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B 4. Maddesine göre;
"... Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
... c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar...” düzenlemesine yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Rücu koşullarının oluştuğunu ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Öte yandan davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı sigortalısından rücu edebileceğinden kusur durumu ile ödenecek tazminatın ve gerçek zararının doğru biçimde tespiti gerekir. (..... sayılı ilamı)
...... Hukuk Dairesi'nin ..... sayılı ilamında "...Belirtmek gerekir ki, yeni düzenlemenin etkisi sadece ispat yükünedir. Bu bağlamda, uyuşmazlık konusu yönünden önemli bir sorun trafik kazasının münhasıran alkolün etkisinde meydana gelip gelmediğinin ispat yükünün kimin üzerinde olduğu hususudur. Bunun tespiti için öncelikle ispat hükmü olan TTK'nın 1409. maddesi hükmünün mutlak olarak uygulanmasının hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Belirtmek gerekir ki; somut olayda ispatı gereken husus trafik kazasına sebep olan olgunun ispatıdır. Söz konusu olgu ise rizikodan farklı görülmelidir. O nedenle ispat yükünün tamamen sigortacı üzerinde bırakılması doğru olamaz. Bu durumda, sürücüdeki alkol miktarının mevzuatta öngörülen miktar da (1 promil) olması halinde ispat yükünün sigortacı üzerinde, anılan miktardan (1 promil) fazla olması halinde ise ispat yükünün sigortalı üzerinde olması hakkaniyete uygun olur. Diğer bir ifade ile sigorta şirketi, kaza yapan araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde belirtilenoranların üstünde alkollü olduğunu ispat etmesi ispat yükünü yerine getirmiş sayılması için yeterli olup bundan sonra, sigortalı, alkolün kazanın meydana gelmesinde etkisi olmadığını ispat ederek durumu lehine çevirebilir. Bu durumda illiyet bağının bulunmadığına ilişkin ispatsızlık riskini sigortalı/sigorta ettiren taşıyacaktır. (.....)...."
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, kaza tarihi olan 10/04/2024 günü ..... Caddesinin kesiştiği ışık kontrollü kavşakta davacı tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalı tarafından işletilen ... plakalı aracın Bulvar üzerinde seyir halinde iken ışık kontrollü kavşağa geldiği, sola dönüş yapmak üzere refüj aralığından ... Caddesi istikametine yöneldiği, bu esnada sola dönüş fazının kırmızı olduğu, buna rağmen karşı yönden gelen trafiği beklemeksizin manevraya başladığı esnada karşı yönden düz seyir halinde gelen ... plakalı araç ile kavşak içerisinde çarpışması ile kazanın meydana geldiği, kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün 1.74 promil alkollü olduğu, yapılan kusur değerlendirmesinde sigortalı araç sürücüsünün ışık kontrollü kavşakta kendisine kırmızı ışık yanarken manevraya başladığı, karşı yönden gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği, refüj aralığından kontrolsüz geçişte bulunduğu anlaşılmakla %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından ödenen hasar bedeli yönünden ise, kazaya karşılan ... plakalı aracın ... model ..... marka ve model olduğu, kaza sonrasında araçtaki hasar bedelinin toplamınını 3.782.872,00 TL olduğu ve araç üzerinde pert total işlemi yapılmasının gerektiği anlaşıldığından davacı tarafından poliçe limiti tutarı olarak ödenen 200.000,00 TL nin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkememizce alınan 06/03/2026 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, kazanın sigortalı araç sürücüsünün yasal sınır olan 0,50 promil üzerindeyken aracını sevk ve idare etmesinden kaynaklı olarak meydana geldiği, eldeki davada davacı sigorta şirketince ödenen bedelin rücusu şartlarının oluştuğu, işlemiş faiz talebinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ..... esas sayılı dosyasında davalı itirazlarının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 19.326,90 TL harçtan peşin alınan 3.417,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.909,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.417,08 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.032,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 95,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 40.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 40.095,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 45.268,67 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/04/2026
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.