Danıştay Onuncu Daire, serbest bölge faaliyet ruhsatlarının üretim hacmi taahhüdünü yerine getirmeme nedeniyle iptaline karşı Covid-19 ve eşitlik iddialarını reddederek temyiz istemini onadı.
Özet: Davacı şirketin, taahhüt edilen üretim hacmini karşılayamaması nedeniyle faaliyet ruhsatlarının iptaline ilişkin idari işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine yönelik ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarına yaptığı temyiz başvurusu, COVID-19 pandemisini mücbir sebep olarak göstermesi, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ve kiralanan alanın ticari faaliyetlerinin kendi taahhütlerine sayılması gerektiğini ileri sürmesine rağmen Yüksek Mahkemece onanmıştır; Yüksek Mahkeme, temyiz nedenlerini kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmemiş ve kararı oy çokluğuyla kesinleştirirken, karşı oy gerekçesinde serbest bölgelerin teşvik edici amacının ve ilgili mevzuatın somut olaya farklı bir değerlendirme getirebileceği belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6221 E.  ,  2025/1560 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/6221
Karar No : 2025/1560
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Elektronik ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacı şirket tarafından, ... numaralı ve ... numaralı faaliyet ruhsatlarının üretim hacminin taahhüt edilen oranda olmaması sebebiyle iptaline ilişkin Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, ülkemizde yaşanan Covid-19 pandemisinin mücbir sebep olduğu, idare tarafından bazı firmalara taahhütlerini tamamlaması için 1 yıl süre tanındığı ve eşit davranılmadığı, idarenin talebi ve onayı dahilinde şirketlerine ait alanın 2.850 metre karelik kısmının kiralandığı, dolayısıyla bu firma tarafından yapılan ticari faaliyetlerin de kendi taahhütleri kasamında sayılması gerektiği, faaliyet ruhsat müracaat formunun tahmin niteliğinde olduğu, üretim faaliyetlerinin devam ettiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava, davacı şirkete ait ... numaralı ve ... numaralı faaliyet ruhsatlarının üretim hacminin taahhüt edilen oranda olmaması sebebiyle iptaline ilişkin Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Kanun; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla serbest bölgelerin kurulması, yer ve sınırlarıyla faaliyet konularının belirlenmesi, yönetimi, işletilmesi, bölgelerdeki yapı ve tesislerin teşkili ile ilgili hususları kapsar.''; ''Faaliyet konuları ve koordinasyon'' başlıklı 4. maddesinde, ''Serbest bölgelerde, Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülecek her türlü sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetler yapılabilir. Üretici işletmelerin talepleri hariç olmak üzere, fiyat, kalite ve standartlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen yetkiler serbest bölgelerde uygulanmaz. Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak üzere Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.'' hükümleri yer almaktadır.
Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin ''Faaliyetin Geçici Olarak Durdurulması ve Faaliyet Ruhsatının İptali'' başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 'Aşağıda belirtilen hallerde, yapılacak değerlendirme neticesinde, gerek görülmesi durumunda Faaliyet Ruhsatı Genel Müdürlük tarafından iptal edilir ve Serbest Bölge Gümrük İdaresi konu hakkında bilgilendirilir.
1) (a) bendinde belirtilen süre sonunda, aykırı işleme devam edildiğinin veya aynı bendin birden çok sayıda ihlal edildiğinin Bölge Müdürlüğünce düzenlenecek tutanakla tespit edilmesi,
2) Mücbir sebep halleri hariç 3 yıl süreyle hiçbir faaliyette bulunulmadığının Bölge Müdürlüğünce tutanakla tespit edilmesi,
3) Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uyulmaması veya beyan edilen hususların gerçek dışı olduğunun sonradan yapılan inceleme ve denetimler sonucu tespit edilmesi ... '' düzenlemesi mevcuttur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı tarafından üretim faaliyet ruhsatı talebiyle yapılan başvuruda sunulan müracaat formunda, yılda 1 adet tekne ve 20 adet duba üretimi yapılacağı ve bunların tamamının yurtdışına satılması suretiyle toplam 4.412.000 ABD Doları ihracat geliri sağlanacağı beyan ve taahhüdünde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin Antalya Serbest Bölgesi'ndeki ticari faaliyetlerine ilişkin olarak serbest bölge işlem dosyalarında, Bakanlık elektronik bilgi işlem kayıtlarında ve üstyapıda 18/03/2022 tarihinde inceleme yapıldığı ve inceleme neticesinde faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uyulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bununla birlikte, davalı idare tarafından, serbest bölgede faaliyet gösteren bazı firmaların ise faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uygun faaliyette bulunmaları ve yeniden inceleme yapılacağı yönünde uyarıldıkları görülmekte olup, idare tarafından bu husustaki takdir yetkisinin firmaların istihdam, üretim ve ihracat verilerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tutarlı, hakkaniyetli ve kamu yararını gözeten bir yaklaşım çerçevesinde kullanıldığı savunulmaktadır.
Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasının ilk cümlesinde ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; idari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemleri yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural, aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da belirlemiş olmaktadır.
İdari faaliyetlerin temel ve ortak amacı, kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarenin bu amacı sağlamak için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun temel ilkelerindendir. Ayrıca idareler; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdürler.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin her ne kadar faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara tam olarak uymasa da bazı firmaları uyararak yeniden inceleme ve denetim yapılacağını bildirdiği ancak aynı şekilde faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara tam olarak uymamakla birlikte faaliyetlerine devam ettiği anlaşılan davacının ise faaliyet ruhsatlarının herhangi bir uyarı yapılmaksızın ve süre verilmeksizin doğrudan iptal edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde takdir yetkisinin kamu yararı, eşitlik ile hak ve nesafet ilkelerine uygun kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.