Kanun Yararına Bozma İsteminin, Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunda HAGB Kararının, Erteleme Kararı İtiraz Süresi Hatasıyla Kovuşturma Şartı Gerçekleşmediğinden Bozulması.
Özet: Hükümlü hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan açılan kamu davasına esas teşkil eden savcılık kararında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi yönündeki karara karşı itiraz süresinin mevzuata aykırı olarak yedi gün şeklinde belirtilmesi nedeniyle, bu kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği ve kesinleşmediği, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği kabul edilerek, mahkemenin kovuşturma şartı oluşmadan yargılamaya devam etmesi sonucu verilen mahkumiyet hükmünün kanun yararına bozulması gerektiği değerlendirilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/14100 E.  ,  2026/3530 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/642 E. 2018/751 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/642 Esas, 2018/751 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 25.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.11.2025 gün ve 2024/30257 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140644 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Sanık hakkında inceleme dışı 03.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.01.2016 tarihli ve 2015/4104 soruşturma, 2016/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan kararda, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 03.11.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarih, 2015/4104 Soruşturma, 2016/1 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 27.04.2017 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 tarihli, 2018/2556 Soruşturma, 2018/903 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/642 Esas, 2018/751 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 25.10.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/642 Esas, 2018/751 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.
...