Danıştay, bir güzellik merkezinden dönüşen polikliniğin ek anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu talebinin zımni reddi kararının kesin olması sebebiyle temyiz istemini reddetti.
Özet: Danıştay, bir güzellik merkezinden polikliniğe dönüşen sağlık kuruluşunun mevcut kadrosuna ilave bir anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu eklenmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali davasında, bölge idare mahkemesince verilen kararın temyiz incelemesi talebini reddetmiştir; çünkü mevcut sağlık hizmeti sunumunu engellemeyen ve davacı şirketin ticari faaliyetini durdurmayan bu tür bir uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar kapsamında yer almaması nedeniyle, bölge idare mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğuna ve temyizen incelenme olanağı bulunmadığına hükmedilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/438 E.  ,  2025/1657 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/438
Karar No : 2025/1657
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ: Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, sahipliğinde faaliyet gösteren güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunun mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu verilmesi talebiyle 24/03/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve ..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği; davacı tarafından Danıştaya hitaben verilen 15/01/2025 tarihli dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunun mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemden kaynaklanmakta olup, dava konusu işleme dayanak yapılan başvuru tarihi itibarıyla anılan kuruluşun sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; sağlık hizmeti sunmaya devam etmekte olan sağlık kuruluşunun, mevcut kadrosuna ilave olarak anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu verilmesi istemiyle 24/03/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik dava konusu işlemin, davacı şirketin ticari faaliyetinin engellenmesi sonucunu doğuran bir yönünün bulunmadığı ve belirtilen konu itibarıyla da 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı sonucuna varıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesince verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2024 tarih ve E:2024/580, K:2024/2584 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesi nedeniyle temyiz aşamasında davacı tarafından ödenmiş olan ... TL harcın ve posta avansı miktarından artan kısmın davacıya iadesine, 17/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay'da temyiz isteminde bulunulabileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (e) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların temyizen incelenebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket sahipliğinde faaliyet gösteren güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşuna anezteziyoloji ve reanimasyon uzmanı kadrosu verilmesi istemiyle 24/03/2023 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un ''Temyiz'' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında, davacı şirketin davaya konu ek kadro yönünden ticari faaliyetin icrasının süresiz engellenmesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen gerekçeyle davacının temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.