Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, şirket adına yatırılan ihale ödemelerinin iadesi talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı tarafın, davalı şirketin belediye ihalesinde üstlendiği iş için dostluk ve ortaklık vaadi üzerine kendi kredi kartıyla toplam 141.825 TL damga vergisi ve karar pulu ödemesi yapmasına rağmen bu tutarın iade edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine, davalı şirketin borcu reddederek ve davacının sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını iddia ederek yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan bu dava kapsamında, toplanan deliller ve dinlenen tanıklar taraflar arasında bir ortaklık vaadi bulunduğunu ancak bunun fiilen gerçekleşmediğini göstermiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/422 EsasKARAR NO : 2026/194DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 05.06.2025KARAR TARİHİ : 07.04.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 01.05.2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirketin ... nezdinde aldığı 6 adet ... ait ...numaralı inşaat taahhüt işi ihalesi sebebiyle, davalı şirketin yetkilisi ... ile olan dostluğu ve aralarındaki samimiyet ve kendisinin isteği üzerine, davalı şirket adına ve menfaatine, ihale mercii olan ...'na 06.07.2023 tarih, ... makbuz sayılı makbuz ile 88.629,00-TL damga vergisi ve 06.07.2023 tarih, ... makbuz sayılı makbuz yine 53.196,00-TL karar pulu ödemesinin ... kredi kartı ile toplam 141.825,00-TL olarak yapıldığını, müvekkilinin davalı şirket adına yapılan bu ödemelerin iade edilmemesi üzerine iadeli taahhütlü olarak 06.05.2024 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının ise kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine ... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle de haklı olarak ihtarnameye dayalı bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, davacının kendi borcunu inkar ederek haksız yere kazanç sağlamaya çalıştığını, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili şirketin kendisine değil kendisinin müvekkili şirket yetkilisine olan bir borcu olduğunu ve borcunu nakit şekilde ödeyemediğinden kredi kartı ile ...'ne ödeme yaptığını, dolayısıyla talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı adına ...’ne yatırıldığı bildirilen toplam 141.825,00-TL miktarlı ödemenin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tacir araştırması yaptırılmış, davaya dayanak ... sayılı icra takip dosyası, ödemelere dayalı belediye kayıtları celp edilmiş, taraflarca bildirilen tanıklar dinlenmiş, dosya kapsamı itibariyle bilirkişi incelemesinin yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.Celp edilen ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine, 141.825,00-TL, 5.404,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.229,12-TL üzerinden "alacaklı tarafından, borçlu adına, ..., 06.07.2023 tarih, ... sayılı makbuz ile ödenen 88.629,00-TL damga vergisi ve 06.07.2023 tarih, ... sayılı makbuz ile ödenen 53.196,00-TL karar pulu bedelleri" açıklaması ile 24.06.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği görülmüştür.04.11.2025 tarihli duruşmada davacı tanıkları dinlenmiş olup tanık ..., "...Ben ... İlçesinde esnafım, bu nedenle davacıyı ve davalı şirket yetkilisi ... Beyi tanımaktayım, benim bildiğim kadarı ile ... Bey ve ... Bey birbirini tanımaktaydı, arkadaştılar ... Bey ... Beye ... nezdinde aldığı ihalede ortak olmayı teklif etti, bu nedenle de davaya konu uyuşmazlıktaki ödemeler gibi bir çok ödeme ... Bey tarafından yapıldı, uyuşmazlık konusu 141.825,00 TL miktarlı ödemenin de ... Bey tarafından kredi kartı ile yapıldığı, ... Bey tarafından bana söylendi. Ancak sonradan ... Bey ortaklığa yanaşmadı, ... Bey mağdur oldu, ortaklık teklifi konusu benim yanımda konuşuldu, ben oradan biliyorum, taraflar arasında bir ortaklık kurulmadı, ortaklık vaadi vardı..." yönünde, tanık ..., "...Davacı benim dükkan komşumdur, karşı karşıyayız. Ben kombi ısıtma servisiyim, davacının da inşaat malzemesi, dekorasyon dükkanı vardır. Davacı ... ile ... sahibi ... eski arkadaşlardı, benim de şahit olduğum bir konuşmada ... davacıya ... Belediyesindeki köy konağı ihalesinde ortak olmayı teklif etti, sonrasında da bir çok harcamayı ... yaptı, hatta ..., demir gibi inşaat malzemeleri aldığına da şahit oldum, ancak ... Belediyesine yapılan damga vergisi ve karar pulu ödemelerini neden yapıldığını bilmiyorum, taraflar arasında bir ortaklık kurulmadı, sadece teklif aşamasında kaldı, bilgim ve görgüm bundan ibarettir..." yönünde, tanık ..., "...davanın tarafları ... ilçesinde esnaftır, her ikisiyle de oturmuşluğumuz vardır. Ben de ... ilçesinde mali müşavirlik yapmaktayım, davalı ... yetkilisi ... tarafından ... nezdindeki ihale ile alınan işte davacı ile ortaklık yapılmasını teklif etti, bu kapsamda da davacı tarafından bir kısım ödemeler yapıldı, taraflar arasındaki uyuşmazlık olunca benim de olduğum bir ortamda görüşüldü, ben bu ortaklık konusunu hem davacıdan hem de davalıdan duydum, ben damga vergisi için 88.629,00 TL, karar pulu için 53.196,00 TL miktarlı ödemenin davacı tarafından davalı adına yapılmasının istendiğinin bire bir şahidi değilim ancak sonrasında ... Bey tarafından yapılan ..., demir malzemesi gibi harcamaları ortaklık söz konusu olmayınca iadesini istediğine şahidim, taraflar arasındaki ilişki ortaklık vaadi olarak kaldı, zaten bende davacıya ortak gibi olmadıklarını söyledim, zira hakediş vs. alındığında ...'ın hesabına yatmaktaydı, davacıya ödenmemekteydi, ben damga vergisi ve karar pulu ödemelerini de ortaklık vaadi kapsamında yapıldığını düşünüyorum, davacı tarafından yapılan inşaat malzemesi vs. harcamalar davacının firmasından davalıya fatura edildi, bende buna şahidim, ancak davalı ödemedi, sonrasında ... Bey dava açma yoluna gitmek zorunda kaldı..." yönünde beyanda bulunmuştur.20.01.2026 tarihli duruşmada davalı tanıkları dinlenmiş olup tanık ..., "...Ben davalı şirkette 15 yıl çalıştım, sonra ayrıldım, davacı ... beyi de tanıyorum, ben davacı ... ile ...'ın konuşmalarına şahit oldum, ...'nın ...'a borcu vardı, o nedenle nakdi olarak ödeyemeyeceğini kendi kartından çekebileceğini söyledi, ...'nın borcunu ... nakit olarak kapattı, ...'da kendi kartından ...'ne ödeme yaptı, böylece alacakları verecekleri kalmadı, davacı vekilinin sorusu üzerine, tam tarihini hatırlamıyorum ancak bu konuşma ... Beyin ofisinde gerçekleşti, ben bu konuşma sırasında mutfak bölümünde oturuyordum, mutfak bölümü ile ... beyin odası karşılıklıydı, ben oradan duydum, ... Beyin başka yere kendi şahsi borcu varmış, ... beyde onu nakit olarak kapattı, ilerleyen zamanda da belediyeye yapılacak ödeme ... Beyin kartından ödenecek şekilde konuşuldu, ... beyin nakit ödemeyi kime yaptığını bilmiyorum..." yönünde, tanık ..., "...Ben davalı şirket ortaklarından ... Beyi tanıyorum, ...'yı da eskiden beri bilirim, ... bey ... Bey ile dostluklarından dolayı ara ara şirkete gelip gitmekteydi, bende odaya girip çıkarken hal hatır da soruyordum, bu şekilde bir gün ... Bey ... Beyden borç istedi, ... Bey de ona istinaden borç para verdi, para verirken de gördüm, ... Bey kendi ihale işlerini yapacaktı, biz her sene taş ihalesi alıyorduk, o sene de konak işini almıştık, bu süreçte paraya ihtiyaç olduğunda ... Beyde ... Beye ödeme yaptı, kredi kartı ile yapılan ödeme büyük ihtimal ...'ne yapılan ödemedir, çünkü ... Bey o dönem nakit ödeme yapamamıştı, bu ... Beyin ki şahsi bir borçtu, ... Bey en son ben nakit ödeyemeyeceğim istersen oraya kartla ödeyeyim demişti, büyük ihtimal bu ödeme ... yapılan ödemedir, ben kendim o an belediyeye gitmediğim için ayrıntısını bilmiyorum ama bu konuşmalara şahitim, davacı vekilinin sorusu üzerine, ben davalı şirketten 2023 yılında şirketten ayrıldım, ben davalı şirkette tahminen 2021 yılında giriş yaptım, 2023 yılının sonunda çıkış yaptım, ben ihale dönemlerinde aşçılık yapıyordum, ihale bittiğinde de ön muhasebe yapıyordum, konuşmanın tarihini tam olarak hatırlamıyorum, çünkü üzerinden uzun bir süre geçti, benim bulunduğum ortamda konuşuldu, borç parayı ... Beyin neden istediğini bilmiyorum..." yönünde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ... ile olan yakınlığı sebebiyle ricası üzerinde davalı şirket adına ...'na 06.07.2023 tarih, ... makbuz sayılı makbuz ile 88.629,00-TL damga vergisinin, 06.07.2023 tarih, ... makbuz sayılı makbuz ile 53.196,00-TL karar pulu ödemesinin yapıldığını, bilahare iadesi istenildiğinde ise davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını iddia etmiş, davalı vekili ise özetle; davacı tarafından yapılan ödemenin karşılıksız olmadığını, davacının müvekkili şirket yetkilisine olan borcunun ödenmesi amacıyla yapıldığını savunmuştur.Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK md. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Bu nedenle davacı, niza konusu ödemenin varlığı ile karşılıksız olarak yapıldığı olgularını ispat yükü altındadır. Davalı, ödemenin varlığını ikrar etmiş ancak bu ödemenin hukuki niteliğinin (vasfının) iddia edilenden başka olduğunu, ödemenin davacının borcu nedeniyle yapıldığını beyan etmiştir. Davalının bu beyanı, vasıflı (nitelikli) ikrar mahiyetinde olup öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar, bölünemeyen ikrarlardan olduğundan, somut olayda ispat yükü yer değiştirmemektedir (... sayılı ilamı). Somut olayda davacı, davalı şirket adına ...'na yapılan 06.07.2023 tarih ve 88.629,00-TL miktarlı damga vergisi ödemesi ile 06.07.2023 tarih ve 53.196,00-TL miktarlı karar pulu ödemesinin iddia edilen şekilde bedelsiz, borç mahiyetinde yapıldığı iddiasını kanıtlar mahiyette yazılı bir delil sunmamıştır. Davalının muvafakati üzerinde dinlenen tanık beyanları da, somut olarak adı geçen ödemelerin ne amaçla yapıldığını kanıtlar mahiyette değildir. Bundan başka, davacıya yemin delili hatırlatılmış ise de davacı yemin deliline de dayanmamıştır. Hal böyle olunca davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de icra takibinin haklı olmamasına rağmen davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,3-Alınması gerekli harç 732,00-TL olmakla davacı tarafından peşin yatırılan 1.685,87-TL harçtan düşümü ile bakiye 953,87-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07.04.2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır