Davacı prim ödemeleri ve sigortalılık süreleri nedeniyle reddedilen yaşlılık aylığı talebinin mahkemelerce haklı bulunarak temyizde onanması.
Özet: Tarım sigortası kayıtlarındaki çelişkiler gerekçesiyle davalı kurumca reddedilen yaşlılık aylığı talebi üzerine açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle aylık bağlanmasına hükmedilmesi sonrasında, davalı kurumun temyiz başvurusunun yüksek mahkeme tarafından reddedilerek, davacının talep ettiği yaşlılık aylığına hak kazandığına dair kararın hukuka uygun bulunarak kesinleşmesidir.
10. Hukuk Dairesi         2025/14669 E.  ,  2026/3636 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/961 E., 2025/1679 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/218 E., 2024/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1990 tarihinden itibaren .. .. .. ..da üyelik kaydının bulunduğunu, davacının, 09.12.2020 tarihinde davalı Kuruma yaşlılık aylığı başvurusu yaptığını, bu başvurunun ardından davalı Kuruma olan prim borçlarını ödemek için 24.12.2020 tarihinde 12.353,79 TL ve 35.212,13 TL, 31.12.2020 tarihinde ise 16.951,68 TL ve 1.370,76 TL olmak üzere toplamda 65.888,76 TL ödeme yaptığını, .. .. ... denetim istem yazısında davacının ... kayıtlarında çelişki olduğundan bahisle inceleme başlatıldığını, denetim sonunda davacının kayıtlı olduğu noter tasdiki bulunan bir üye kayıt defterinin .. .. .. nezdinde tutulmadığı, üye kayıt tarihlerinin müteselsil sırayı takip etmediği ve davacının üyeliğinin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararının alınmadığı tespit edilerek yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verildiğini, toplamda 7468 gün hizmet süresinin tespit edildiğini, 2015 yılından yaşlılık aylığı başvurusu yaptığı tarihe kadar olan tarım sigortası hizmet sürelerinin kabul edilmediğini belirterek davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına, hak kazandığı tarihten itibaren aylıklarının faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.01.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının; anılan tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 01.04.2021 tarihinden başlamak üzere her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme suretiyle karar verildiğini, Kurumca yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanuna ve bu Kanuna istinaden Kurum tarafından çıkarılan ... no.lu genelgeye uygun bulunduğunu, davanın ziraat odasına karşı açılması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, HMK'nın 331/1 maddesindeki davanın açıldığı tarihteki haklılık halinin yanlış değerlendirilerek yargılama giderlerinin Kurumdan alınmasına hükmedilmesinin, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine ve Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin de yerinde olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının .. sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun ve buna bağlı olarak davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile davacıya ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.