Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda iş yerinde açıkça görülen kaçak eşyaların, arama kararı gerekmeksizin hukuka uygun delil sayılması gerektiğine hükmederek beraat kararını bozdu.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan açılan bir davada, ilk derece mahkemesi sanığı mahkûm etmiş, istinaf mahkemesi ise hukuka aykırı arama nedeniyle elde edilen delillerin geçersiz olduğu gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Temyiz incelemesinde, yargı kararlarında da belirtildiği üzere, bir iş yerinin raflarında açıkça görülen ve gizlenmemiş kaçak eşyanın görevlilerce muhafaza altına alınmasının arama niteliğinde olmadığı, bu nedenle arama kararı veya tanık bulundurma şartı aranmaksızın elde edilen bu delillerin hukuka uygun olduğu ve sanığa isnat edilen suçun sabit olduğu değerlendirilerek, istinaf mahkemesinin beraat kararının hatalı olduğu belirtilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/12016 E.  ,  2026/4250 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/96 E., 2022/189 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan beraatine, idari para cezası verilmesine yer olmadığına, mülkiyetin kamuya geçirilmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/1210 Esas, 2021/1906 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. ve 3/23. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62., 51/1. ve 52/2. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Aşaması
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2022/96 Esas, 2022/189
Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine, kabahatli hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına ve 4733 sayıılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/9. ve 5326 sayılı Kanun'un 18/1. maddeleri uyarınca mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Yapılan aramada suç şüphesinin varlığının kuvvetli bir şekilde ortaya çıkması, sanığın atılı suçu ikrar etmesi, ele geçen eşyaları kendi rızasıyla teslim etmesi ve rızaen teslim tutanağını imzalamış olması nedenleriyle ortada hukuka uygun ve meşru bir delilin varlığının söz konusu olduğu anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırı olarak verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığa ait iş yerinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile KOM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan denetimlerde, bakıldığında gözle görünür ve raflarda dizilmiş vaziyette 6000 adet boş makaron ile 1400 dal içi dolu makaron ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, Mahkemece, "sanığa ait kapalı iş yerinde yetkili merciden usulüne uygun olarak alınmış arama kararı veya arama emri olmadan arama yapılması, Cumhuriyet savcısı olmaksızın yapılan ve arama niteliğinde olan işlem sırasında ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı bir yöntemle yapılan arama sonucu elde edilen deliller ile bu delillerin varlığı üzerine yapılan savunma ve bilirkişi incelemesinin hükme esas alınamayacağı, suça konu eşyanın, taşınması ve bulundurulması bizatihi yasak eşya olması ya da sanığın işlemlere rıza göstermesinin sonucu değiştirmeyeceği" şeklindeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli, 2024/7-498 Esas, 2025/260 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Teslime konu olup suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan ... kaçağı eşyaların, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan iş yerindeki raflarda açıkta ve gözle görülür şekilde dizili olduğu, suça konu eşyanın görevlilerce muhafaza altına alınması işleminin gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma anlamına gelen arama olarak değerlendirilemeyeceği, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlere yönelik sanığın bir itirazının bulunmadığı, özel hayatın gizliliği (Anayasa madde 20) konut/iş yeri dokunulmazlığının ihlali (Anayasa madde 21) ve mülkiyet hakkının (Anayasa madde 35) özü ile bağdaşmayan ve keyfî muamelelere karşı öngörülen usuli teminatları etkisiz kılacak biçimde ve hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı bir teslim olgusu da söz konusu olmadığından, suçun delili ve konusunu oluşturan, açıkta ve gözle görülür şekildeki suça konu eşyaların ele geçirilip muhafaza altına alınmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle yapılan işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmasını da gerektirmediğinden ele geçirilen ... kaçağı eşyaların hukuka uygun
yöntem ile elde edildiği ve sanığa isnat olunan suçun sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.