Danıştay, mükellefiyeti sona eren davacıya yapılan elektronik tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle davanın süresinde açıldığı kabul edilen KDV ve vergi ziyaı cezası uyuşmazlığını inceledi.
Özet: Vergi mükellefiyetinin sonlanması sonrası usulsüz elektronik tebligatla tebliğ edilen resen tarh edilmiş katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi e-tebligatın usulsüz olduğunu ve davanın süresinde açıldığını kabul ederken, akaryakıt harcamaları ve kaydedilmeyen faturalardaki hasılat üzerinden yapılan tarhiyatı hukuka uygun bularak bu kısmı reddetmiş; ancak ibraz edilmeyen belgelere dayalı indirim KDVsi reddi nedeniyle yapılan tarhiyatı kaldırarak kısmi kabul kararı vermiş, bölge idare mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını reddederek bu kararı onamıştır.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/2315 E.  ,  2025/4947 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2315
Karar No : 2025/4947
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2018/Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı idarenin davanın kanunda yazılı sürede açılmadığı yönünde iddiası bulunmakta ise de; mükellefiyeti 30/11/2018 tarihinde sonlandırılan davacı adına düzenlenen dava konusu vergi ceza ihbarnamelerinin yaklaşık üç yıl sonra 28/07/2021 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği göz önüne alındığında, dava konusu ihbarnamelerin tebliğinin, davacının mükellefiyetinin sonlandırılmış olması nedeniyle elektronik tebligat yöntemi dışında diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken, elektronik tebligat yöntemiyle tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, usulsüz tebliğ sebebiyle dava dilekçesinde gösterilen 11/10/2021 tarihinde öğrenilen vergi ceza ihbarnamelerine karşı 01/11/2021 tarihinde Mahkemeye verilen dilekçe ile davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği sonucuna varılarak işin esasının incelenmesine geçilerek; dava konusu cezalı tarhiyatların, akaryakıt harcamalarına ait katma değer vergilerinin davacının indirim hesaplarından çıkarılması ve davacı adına düzenlenen bir kısım faturaların yasal defterlere kaydedilmediğinden bahisle anılan faturalarda kayıtlı hasılatın davacının katma değer vergisi beyanlarına eklenmesinden kaynaklanan 2018/Ocak, Mayıs, Temmuz, Ağustos ve Aralık dönemlerine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının 2018 yılı belgelerinin bir kısmının incelenmek üzere ibraz edilmediğinden bahisle 2018/Ocak-Aralık dönemlerinde indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddedilerek, 2018/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısım yönünden cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Sahte fatura kullanma yada düzenleme gibi bir fiilinin bulunmadığı, kayıt dışı herhangi bir işlemi bulunmadığı, ticari faaliyetinin gerçek olduğu, fatura bedellerinin ödendiği vergi inceleme raporunun eksik, varsayıma dayalı hazırlandığı ve somut tespitler içermediği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması isrenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davanı süresinde açılmadığı, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporundaki tespitler doğrultusunda gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması isrenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması ise elektronik tebligat başvurusunun kendisi tarafından yapılmadığı, bu nedenle elektronik yolla yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve cezalı tarhiyatların hukuka aykırı olduğu belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2018/Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gerçek kişi mükelleflerin ölüm veya gaipliğine karar verilmesi halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının 25/11/2016 tarihinde Osmaniye Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olarak iş güvenliği amaçlı kişisel koruyucu donanımların toptan ticareti faaliyetine başladığı, aynı tarihte e-tebligat alımı için sistemden aktivasyon gerçekleştirdiği ve 01/12/2016 tarihinde sisteme, bilgilendirme amaçlı bir cep telefonu numarası ile "..." şeklinde e-posta adresi kaydının yapıldığı, davacı tarafından elektronik tebligat talep formunda beyan edilen ve geçersiz olduğu ileri sürülen e-posta adresinin kendisinden habersiz alındığı yönünde herhangi bir ispatlayıcı bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, davacının mükellefiyetinin 30/11/2018 tarihinde sonlandırıldığı, yukarda açıklandığı üzere mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceğinden, dava konusu ihbarnamelerin davacıya 02/08/2021 tarihinde usulüne uygun bir şekilde elektronik yolla tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 30 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra, 01/11/2021 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasın incelenmesi suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet, davacının kararın kısmen redine yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise belirtilen gerekçeyle sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin gerekçeli reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA, redde ilişkin kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.