Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, sözleşme feshi nedeniyle açılan tazminat davasında menfi zarar ve kaçırılan fırsat tespiti eksikliği nedeniyle Yargıtay tarafından birden fazla bozulan gerekçeli karar.
Özet: Bu tazminat davasında, davacı taraf, yüklenicinin sözleşme şartlarını yerine getirmemesi üzerine feshettiği işin yeniden ihale edilmesiyle oluşan maliyet farkının tazminini talep etmiş; davalı ise feshin haksızlığını ve gecikmelerdeki dış etkenleri savunmuştur. Mahkeme, haklı fesihle oluşan menfi zararı kabul ederek kısmi tazminata hükmetmiş, ancak Yargıtay, ikinci ihalenin koşulları ve zararın hesaplanmasında kaçırılan fırsat ile aynı şartlarda hipotetik ikinci ihale arasındaki farkın uzman bilirkişi raporuyla detaylı incelenmemesi gerekçeleriyle kararı iki kez bozarak eksik incelemeye işaret etmiştir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/868 EsasKARAR NO : 2025/880BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/09/2014KARAR TARİHİ : 04/12/2025K. YAZIM TARİHİ :04/12/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11.07.2005 tarihinde .... .... .... .... .... .... .... konulu sözleşme imzalandığını, işin süresinde sözleşme şartlarına uygun yapılmaması nedeniyle sözleşmenin feshedilerek yeniden ihaleye çıkılıp başka yüklenici ile daha yüksek bedelle sözleşme yapıldığını, iki ihale arasında doğan fark nedeniyle idare zararı oluştuğunu belirterek 3.245.971,60 TL tutarındaki idare zararının en yüksek orandaki ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kendilerince ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/679 E. sayılı dosyasında açtıkları davaya karşılık açılmış olduğunu, feshin haksız bulunduğunu, bir kısım işlere ait yer tesliminin yapılmadığını, davacının projesinde iş yoğunluğunun artırılmış olması dolayısıyla ilgili belediye tarafından müvekkiline zamanında inşaat ruhsatı verilmediğini, hava koşullarının gecikmeye sebebiyet verdiğini, feshin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yargılama süreci: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ilk olarak, 2014/1391 Esas, 2015/559 Karar sayılı ilam ile “... Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/679 E. sayılı dosyası ile davacımızın sözleşmeyi feshinin haklı olduğunun kesin hüküm halini aldığı, sözleşmeyi haklı olarak fesheden davacının bundan dolayı uğradığı menfi zararının tazminini isteyebileceği, delil durumuna uygun, gerekçeli ve tatminkar bulunan üçüncü bilirkişi kurulunun raporlarından davacının menfi zararının 1.913.069,10 TL olduğu anlaşılmakla davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 1.913.069,10 TL'nın dava tarihinden itibaren avans oranını aşmamak üzere reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine,” karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar, Yargıtay .... ..... ..... Karar sayılı ilamıyla “... Bu durumda dosya kapsamına göre, davalı yüklenici ile yapılan sözleşme feshedildikten sonra kalan işlerle ilgili ikinci ihaleye ilk ihaleden farklı iş kalemleri de ilave edilerek ihaleye çıkıldığı ve aynı koşullarla ikinci ihale yapılmamış olduğundan mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki sözleşmenin feshi tarihinde kalan imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük teklifi veren şirkete işin verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) ile ilk sözleşmede kalan işler ile ilgili fesihten itibaren makul süre içerisinde ve ilk ihale ile aynı koşullarda ikinci ihale yapılmış olsaydı olması gereken ikmâl inşaatı bedeli ile bu bedel ve kaçırılan fırsat olarak adlandırılan bedel arasındaki menfi zarar miktarı konusunda denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.” gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; Bilirkişi raporları alınmış ve yapılan yargılama sonucunda ikinci olarak verilen 2018/45, 2019/474 Karar sayılı karar ile; “ ... Davacının gerçekleşen menfi zararının 2.002.872,20 Tl olduğu tespiti ile davanın kısmen kabulü ile, 2.002.872,20 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir.Mahkememizce verilen karar, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2021/147 Esas, 2021/2545 Karar sayılı ilamıyla “........ mahkemece yapılacak iş; yeniden seçilecek konusunda uzman inşaat mühendisi, mimar ve hesap uzmanı bilirkişiden oluşacak kuruldan, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi tarihinde kalan imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük teklifi veren şirkete işin verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) ile ilk sözleşmede kalan işler ile ilgili fesihten itibaren makul süre içerisinde ve ilk ihale ile aynı koşullarda ikinci ihale yapılmış olsaydı olması gereken ikmâl inşaatı bedeli ile bu bedel ve kaçırılan fırsat olarak adlandırılan bedel arasındaki menfi zarar miktarı konusunda denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. / Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.” gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda bilirkişilerden rapor alınmıştır.İnşaat mühendisi, mimar ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor-ek raporda sonuç olarak; Yargıtay bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplamaya göre, davacının talep edebileceği menfi zarar tutarının 860.778,08 TL olduğu belirtilmiştir.Yargıtay bozma ilamı, bozma ilamına uygun düzenlenen bilirkişi heyet raporu-ek raporuna göre, davacının talep edebileceği ile menfi zarar tutarının 860.778,08 TL olduğu, ancak davalının mahkememizce verilen 2014/1391 Esas, 2015/559 Karar sayılı ilk kararı da temyiz etmediği, dolayısıyla davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, bu kararda verilen miktar olan 1.913.069,10 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile; 1.913.069,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce verilen kararın temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 6 HD'ne ait 26.02.2025 tarih, 2023/2999 Esas, , 2025/737 Karar sayılı Bozma ilamı ile''...........davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece verilen 19.06.2015 tarihli ilk kararda davanın 1.913.069,10 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar temyiz talebinde bulunmuş ancak davalı tarafça gönderilen muhtıraya rağmen süresinde eksik harç tamamlanmadığından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ardından İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmuş, verilen 20.06.2019 tarihli 2.kararda davanın 2.002.872,20 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar kararı temyiz etmiş ancak yine davalı tarafça tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresinde eksik harç tamamlanmadığından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Devamında İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamında belirtilen ilkeler uyarınca bilirkişi heyeti tarafından hesaplama yapılmış, menfi zarar tutarının 860.778,08 TL olduğu tespit edilmiş ise de, usuli kazanılmış hak kapsamında ilk kararda hükmedilen 1.913.069,10 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bu durumda mahkemece, ikinci kararında hükmedilen ve son bozma ilamı öncesinde verilen 2.002.872,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulü kararının, davalı tarafça temyiz edilmediği, mahkemenin de bozma ilamına uyduğu anlaşıldığından, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Böylece, 2.002.872,20 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece ilk kararda kabul edilen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle dosyanın bozularak mahkememize iade edildiği anlaşılmış, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER -Sözleşme-Ticari defter ve kayıtlar,-Bilirkişi Raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile davalı arasında düzenlenen 11.07.2005 tarihli sözleşme ile,.... .... .... .... .... .... .... Genel Alt yapı ve Çevre Düzenmesi” işinin davalı yüklenici tarafından üstlenildiği anlaşılmakta ise de davalının üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği, bunun üzerine davalı tarafa işin bitirilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmasının ...... ..... ..... yevmiye nolu senedi ile ihtar edildiği, davalının işin sonuna kadar inşaat alanında bulundurması gereken ekipmanı bulundurmadığı, bunun üzerine sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, davacı tarafça davalı tarafça üstlenilen işlerin tamamlanmamış olması nedeni ile işlerin tamamlanması için 11.07.2006 tarihinde ikmal ihalesi yapıldığı, bu kapsamda 11.850.000,00 TL bedelle dava dışı Yapı- Tek İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. İle davacı arasında 15.08.2006 tarihinde sözleşme imzalandığı anlaşılmakta olup, davacı tarafça açılan dava ile iki ihale arasında oluşan fark nedeni ile oluşan zararın tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı belirgindir. Yargıtay 6 HD'ne ait 26.02.2025 tarih, 2023/2999 Esas, , 2025/737 Karar sayılı Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; Mahkememizce verilen 2018/45 Esas , 2019/474 Karar sayılı karar ile; davacının gerçekleşen menfi zararının 2.002.872,20 TL olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulü ile, 2.002.872,20 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair kararın davalı tarafça temyiz edilmediği, mahkememizce de bozma ilamına uyulduğu anlaşıldığından, davacı lehine usuli kazanılmış gözetilerek 2.002.872,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2.002.872,20 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabul edilen 2.002.872,20 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 136.816,20 TL karar ve ilam harcından 43.820,70 TL peşin harcın düşümü ile eksik alınan 92.995,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 13,10 TL başvuru harcı, 43,820,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 43.833,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 20.528,73 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 12.727,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 7.800,92 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yatırılan 530,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 201,40 TL 'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 328,60 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.002.872,20 TL üzerinden takdir edilen 298.402,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 192.033,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a başvurmak suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025Başkan ... ¸[e-imza]Üye ...¸[e-imza] Üye ...¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]