Danıştay, şirket vergi borcunda asıl borçluya usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emrinin iptaline dair temyiz başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin vergi borçları nedeniyle kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle ilgilidir; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, asıl borçlu şirkete ait ödeme emrinin tebligatının usulüne uygun yapılmadığını, zira ilk tebligat girişiminde yasal imzaların eksikliği ve bekleme müddeti bitti şerhiyle iade edilmesi gibi eksiklikler bulunurken, ikinci tebligatın ise farklı bir adrese ilk kez gönderilmesine rağmen hatalı bir şekilde ikinci tebligat kabul edilerek kapıya yapıştırıldığı ve bu durumun tebligat usullerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, asıl borçlu hakkında takip süreci tamamlanmadığı gerekçesiyle kanuni temsilciye çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiğini belirtmektedir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/6215 E.  ,  2025/4444 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6215
Karar No : 2025/4444
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Temizlik İnşaat Çağrı Merkezi Oto Kiralama Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin posta yoluyla şirket müdürünün ikametgah adresine tebliğe çıkarıldığı, söz konusu adrese 20/11/2017 tarihinde ilk kez gidildiğinde düzenlenen tebligat pusulasında ''bekleme müddeti bitti iade" şerhi ve tebliğ memurunun imzasıyla 01/12/2017 tarihinde iade edildiği, ikinci kez 13/07/2019 tarihinde yetkili olan şirket müdürünün ikametgah adresine gidildiğinde ise tebliğ alındısına ''adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır'' şerhi konularak, tebligat pusulasının posta memuru tarafından imzalandığı ve ödeme emrinin bu şekilde 28/07/2019 tarihinde tebliğ yapılmış sayıldığı görülmüş ise de, tebliğ evrakında sadece ''adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır''' şerhinin yer aldığı, ancak tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği ve tebliğ ekinde yer alan muhatap tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı şerhinin posta memuru tarafından yazılarak, imzalanmadığı anlaşıldığından, ikinci defa yapılan tebligatın usulüne uygun şekilde gerçekleşmemesi nedeniyle, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibin sonuçlandırıldığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün bulunmadığının usulünce ortaya konulmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin posta yoluyla tebliğine ilişkin olarak davalı idarece sunulan 20/11/2017 tarihli tebliğ alındısının şirket müdürü ...'nun "... Mh. ... Sk. No:... Boğaziçi/Düzce" adresine tebliğe çıkarıldığı ve ''bekleme müddeti bitti iade" şerhiyle, sadece posta dağıtıcısının imzasıyla 01/12/2017 tarihinde iade edildiği, tebligatın iade edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükmü gereğince tebliğ alındısının, kanunda sayılanlar tarafından da imzalanmak suretiyle tutanak haline getirilmediği görüldüğünden, yapılan işlemin geçersiz olduğu, bahse konu ödeme emrine ilişkin olarak "Adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır" kaşeli tebliğ alındısının ise, bu defa şirket müdürü ...'in "... Mh. ... Sk. No:... Kartal/İstanbul" adresine gönderildiği; tebliğ alındısının "Tevziat saatlerinde adreste muhatap veya adına tebliğ yapılacak kimse bulunmadığından, çıkaran merci tarafından düzenlenen pusula muhatabın kapısına asılmıştır" şerhi ile posta memuru tarafından imzalanarak 13/07/2019 tarihinde tebligatın tamamlandığı belirtilmekte ise de, her iki tebligatın farklı kanuni temsilcilerin farklı ikametgah adreslerine gönderildiği, ikinci tebligatın gönderildiği ve kapıya yapıştırıldığı adrese, daha önce tebligat gönderildiğine dair davalı idarece dosyaya bilgi, belge sunulmadığı, dolayısıyla başka kanuni temsilcinin ikametgah adresine gönderilen ve ilgili dönemde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı şekilde yapılan tebligat işlemi ilk tebligat olarak kabul edilmek suretiyle, başka kanuni temsilcinin ikametgah adresine ilk defa gönderilen tebligatın, adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligat sayılarak kapıya yapıştırılmak suretiyle tamamlandığı bildirilen tebliğ işleminin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin hükümlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilip, takip işlemleri tamamlanmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket müdürü ...'in adresine 23/05/2019 tarihinde ilk defa gönderilen, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısının dosyaya ibraz edildiği, aynı adrese iki defa gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Temizlik İnşaat Çağrı Merkezi Oto Kiralama Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
Anılan Kanunun 102.maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen tebliğ alındılarının incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, 13/07/2019 tarihinde şirket müdürü ...'in "... Mh. ... Sk. No:... Kartal/İstanbul" adresine ikinci defa gönderilmesi ve tebligat pusulasının kapıya yapıştırılması suretiyle tebliğ edilmesinden önce, şirket müdürü ...'in aynı adresine 23/05/2019 tarihinde ilk defa gönderilen tebliğ evrakının, posta memuru tarafından üzerine, "Muhatab adresten soruldu. İsim ve imzadan imtina eden komşusunun beyanına göre muhatab adresten taşınmış tanınmıyor. Tebliğ imkansızlığı sebebiyle çıkış merciine iade." şerhinin düşülerek, imza edilmek suretiyle ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne iade edildiği görüldüğünden söz konusu ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen usule uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialar kapsamında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.