Danıştay 8. Daire, orman alanında kuvars kumu tesisi maden ruhsatı başvurusu reddi işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılığını tespit eden Bölge İdare Mahkemesi kararını oyçokluğu ile onadı.
Özet: Bir şirketin kuvars kumu madeni işletmesi ve altyapı tesisleri kurma başvurusunun idarece kamu yararı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, reddin somut gerekçelere dayanmadığı ve maden faaliyetinin orman dışında mümkün olmayan niteliği nedeniyle kamu yararı bulunduğu tespit edilerek ret işleminin hukuka aykırı bulunup iptaline karar verilmiş, davalı idarelerin temyiz başvuruları ise onama kararı verilmesini gerektirecek nitelikte görülmeyerek reddedilmiş ve alt mahkemelerin kararı onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/3897 E.  ,  2025/6669 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3897
Karar No : 2025/6669
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. Teks. Gıda Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... köyü sınırları dahilinde ... tarih ve ... ruhsat numarası ile IV. Grup Maden (kuvars kumu tesisi) için gerekli zorunlu altyapı tesisleri ile açık işletme tesislerine ruhsat alanı bitişiğinde izin verilmesi talebiyle yapılmış başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre verilecek maden arama, maden işletme, maden tesis ve altyapı tesis izinlerinin ve bu konudaki iptal işlemlerinin davalı idarenin yetkisi dahilinde bulunduğu açık olmakla birlikte, uyuşmazlıkta, mahallinde ve dosya üzerinde yapılan heyet incelemesi neticesinde talebinin uygun bulunduğu, Maden Açık İşletme ve Altyapı Tesisleri İçin İzin Raporunda orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetlerin gerçekleşmesinde kamu yararı görüldüğünden 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca olmadığına yönelik tespitlere yer verildiği, tüm bu hususlar nazar-ı itibara alındığında herhangi bir somut bir sebep ve gerekçe gösterilmeksizin, anılan tespitlerin aksine alanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğünden izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Mahkemece verilen karar doğrudan davacıya orman işletme izni verilmesi sonucunu doğurmayacağından davalı idarece söz konusu başvuru hakkında ilgili Mevzuat hükümleri kapsamında söz konusu alana orman izni verilip verilmemesine ilişkin somut sebep ve gerekçeleriyle değerlendirme yapıldıktan sonra olumlu ya da olumsuz yeniden bir idari işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından; işlemin mevzuata uygun olduğu, davacıya madencilik faaliyeti için izin verileceğine ilişkin taahhüt verilmediği, kararın hukuka aykırı olduğu; Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; tesis edilen işlemin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, bahsi geçen alanın zaten orman olarak kullanılması mümkün olmadığından, orman olarak kullanılmasında yarar görülmesinin kabulünün mümkün olmadığı, arazinin mahallinde incelenmediği, eksik ve yetersiz inceleme yapıldığı, kurum görüşlerinde yeni izin verilmesinde sakınca olmadığının belirtildiği, tamamen soyut gerekçelerle talebin reddedildiği belirtilerek istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... köyü sınırları dahilinde ... tarih ve ... ruhsat numarası ile IV. Grup Maden (kuvars kumu tesisi) için gerekli zorunlu altyapı tesisleri ile açık işletme tesislerine ruhsat alanı bitişiğinde izin verilmesi talebiyle yapılmış başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dava dosyasında yapılan keşif bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; madencilik tesislerinin kurulması için kullanım izni istenilen taşınmazın Sazlıdere Devlet Ormanı sınırları dahilinde olduğu, Sazlıdere Devlet Ormanı'nın dar ve parçalı bir alanda varlığını sürdürdüğü ve talep edilen sahada ise üç kapalı meşe ormanı bulunduğu, meşe ağaçlarının toprağının sığ ve zayıf kumdan ve az bir oranda kilden oluşması nedeniyle, alanda madencilik faaliyetleri için meşe ağaçlarının kesilmesi durumunda toprağın bu niteliğinden dolayı ağaçların aynı doğal ortamında yetiştirilemeyeceği ve parçalı orman yapısından dolayı orman bütünlüğünün bozulacağından söz konusu madencilik faaliyetleri sonrasında alanın yeniden orman olarak rehabilite edilme kabiliyetinin bulunmadığı belirtilerek orman izni verilmesinde orman mühendisliği yönünden kamu yararı bulunmadığı görüşüne yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, madencilik faaliyeti sonrasında rehabilitasyon çalışmaları ile yok olacak orman ekosisteminin izne konu ormanlık alanda geri kazanılmasının mümkün bulunmadığına yönelik orman mühendisi bilirkişi tarafından yapılan somut tespitler doğrultusunda, sahadaki meşe ağaçlarının korunmasında üstün nitelikli kamu yararı olduğu açık olup, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.