6. Asliye Ticaret Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının yüklenici tarafından ödenmesi sonrası asıl işverenden rücuen tahsiline dair tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hizmet sağlayıcı şirketin, davalı ana işveren nezdinde çalışırken işçilik alacakları oluşan kendi işçilerine haciz baskısıyla yaptığı ödemelerin davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği bir tazminat davasını konu almaktadır. Davacı, aralarındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca tüm sorumluluğun davalıda olduğunu iddia ederken, mahkeme dosyayı incelemiş, bilirkişi raporunda davalının sorumlu olmadığı belirtilmiş ve gerekçede rücu ilişkilerinde taraflar arası sözleşme hükümlerinin ve yüklenicinin kendi işçilerine karşı sorumluluğunun esas olduğu vurgulanmıştır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/453 Esas - 2025/611
T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/453 EsasKARAR NO : 2025/611HAKİM : ...KATİP : ..DAVACI : ... VEKİLİ : Av....DAVALI ...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 02/07/2024KARAR TARİHİ : 16/09/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hizmet sözleşmesi kapsamında işverenlere güvenlik elemanı temin etmekte olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 16.02.2016 tarihli "Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi" imzalandığını, davalının talimatları doğrultusunda ve sözleşme kapsamında güvenlik hizmetlerinin sağlanması amacıyla, davalı şirkete güvenlik elemanı temin edildiğini, Dava dışı Yetiş Karacabay'ın, 18.02.2016 - 28.02.2022 tarihleri arasında ve Dava dışı .. ... de, 17.02.2016 - 28.02.2022 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak fiilen çalıştığını, davalı şirketin güvenlik elemanı ihtiyacının azalması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, işçilerin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile müvekkili ve davalı aleyhine açtıkları iş davasını kazandıklarını, icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin işbu takip neticesinde ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/18201E. Ve 2024/18202E. sayılı icra dosyalarına haciz baskısıyla 103.176,50-TL ve 99.042,56-TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından doğan tüm sorumluluğun davalı asıl işverene ait olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000-TL dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının fesih tarihi olan 28.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı asıl işverenden rücuen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı yüklenici(hizmet alımı sunan), davalı ise iş sahibi( hizmet alımı yapan) konumundadır.Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşmeler, dava dışı işçilerin, işçilik alacaklarına ilişkin mahkeme ilamları, takip dosyaları ve ödeme belgeleri ile hizmet dökümleri incelenerek dosya kapsamında hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. 04/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalı aslı işveren şirketin dava dışı içiler için yapılan ödemeden sorumlu olmayacağı, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı şirketin dava dışı içiler için yapılan ödemenin tamamı olan 219.760,59-TL’den sorumlu olacağı, davadaki talebin 30.000,00-TL olduğu, 110.963,29-TL 25.03.2024 tarihinde, 108.797,30-TL’nin ise 18.04.2024 tarihinde ödendiği" hususları belirtilmiştir.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.(Aynı yönde Y. 6 HD. 2021/777E- 2021/551K., Y. 15 HD. 2021/1521E.-2021/2333K., Y. 15. HD 2021/616E.-2021/1083K., Y. 23 HD. 2019/2339E.- 2021/225K., İzmir BAM 2020/1020E.-2021/1082K., sayılı kararları incelenebilir.)Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; tarafların dava dışı işçi yönünden asıl işveren alt işveren konumunda oldukları, kendi aralarında ise hizmet alım ilişkisi bulunduğu açıktır. Bu nedenle eldeki uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanması ve sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinde işçi alacakları konusunda tarafların müteselsil sorumluluklarına dair bir düzenlemenin yer almadığı, aksine sözleşmenin 5.5. Maddesi kapsamında; "Yüklenici, bu sözleşme kapsamında görevlendirdiği her personele ait her türlü ücret, vergi, SSK primlerini düzenli olarak gecikmeye uğramadan kendisi ödeyecektir" hükmünün yer aldığı, işçilere yapılan ödemelere konu dönemde işçilerin taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştığı, bu halde işçilik alacaklarından davacı yüklenicinin sorumlu bulunduğu ve işçilere yapılan ödemelerin taraflar arasındaki sözleşme gereğince hizmet alan (iş sahibi) konumundaki davalıya rücu edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde, davaya konu rücu istemi yerinde görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, daha önce alınan 512,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 103,07 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve Bakanlık ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı , diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025Katip .... Hakim ... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR