Danıştay, şirket ortağının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması isteminde, ödeme emirlerinin tebliğ usulündeki kanun ve tebliğ hükümlerine aykırılıkları değerlendirerek temyizi inceledi.
Özet: Bir şirketin vergi borçları nedeniyle şirket ortağının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması talebini inceleyen davada, ilk derece mahkemesi, borçlara ilişkin ödeme emirlerinin tebligat süreçlerinde ciddi usul hataları ve hukuka aykırılıklar tespit etmiştir; bazı tebligatların adres kapalı olmasına rağmen usulüne uygun yapılmadığı, bazılarının şirkete tebliğ edilmeden doğrudan ortağa gönderildiği veya ilanen tebliğ şartları oluşmadan uygulandığı gerekçeleriyle haciz işleminin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7556 Karar No : 2025/4502 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Lojistik Hizmetleri Taşımacılık Petrol Ürünleri Otomotiv Kimyevi Madde Kimyevi Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin, ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının incelenmesinden; söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının incelenmesinden, ödeme emirlerinin ilk defa 19/07/2018 tarihinde "... Mahallesi ... Sokak ... Apt. Kapı No:... Daire No:... - Akdeniz/MERSİN" adresinde davacıya tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ alındısının üzerine "Adres kapalıdır. İhbarlandı İade" yazılarak iade edildiği, ödeme emirlerinin 24/12/2018 tarihinde tekrar aynı adreste davacıya tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ alındısında "ikinci tebligat" olduğu şerhine yer verilerek ve arkasına "Adres kapalıdır. İhbar pusulası yapıştırıldı. Çıkış merciine iade" şerhi düşülerek tebligat pusulası yapıştırılarak merciine iade edildiği, 213 sayılı Kanun'un 102'inci maddesinin 5'inci fıkrası ve 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'i hükümleri uyarınca, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilemediği hallerde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması ve posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine "muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun" şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edilmesi gerekirken, ikinci kez çıkarılan tebliğ alındısında adresinin kapalı olması şerhine yer verilmekle birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerinde şerh ve imza edilmediği görüldüğünden, hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu haciz işleminin, ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının incelenmesinden; davacı adresinde kızı "..."nin imzasına usulüne uygun tebliğ edilmekle birlikte, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri ile, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri ile, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emri ile, ... ödeme emri muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile tebliğe çıkarıldığı, Mahkemelerinin 17/05/2022 tarihli ara kararına verilen cevabi yazıda, asıl borçlu şirketin 30/04/2015 tarihinde re'sen terkin ettirilmesi nedeniyle ödeme emirlerinin doğrudan kanuni temsilcisine tebliğ edildiğinin belirtildiği, ancak ... ve ... sayılı ödeme emrinin... tarihinde, ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin 09/04/2013 tarihinde, asıl borçlu şirket adresine tebliğe çıkarılmaksızın doğrudan şirket kanuni temsilcisinin adresine tebliğe çıkarılarak şirket kanuni temsilcisine tebliğ edildiği, ... sayılı ödeme emrinin 10/10/2012 dairede, hangi sıfatla tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmeksizin ... isimli şahsa tebliğ edildiği, ... sayılı ödeme emrinin şirket kanuni temsilcisinin adresine tebliğe çıkarıldığı, ödeme emrine ait mazbata üzerine Murat Taşdemir isminin yazıldığı, mazbatanın arkasına "Muhatap adreste ...'dan soruldu. Şahsı tanımadığını sözlü ve imzasız beyan etmiştir. " ibaresinin yazıldığı, tebliğ edildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, dava dosyasında anılan ödeme emrinin kaldırıldığı belirtilmesine rağmen davacı adına düzenlenen haciz varakalarında söz konusu ödeme emri içeriği borçlara yer verildiği, ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin ilanen tebliğe çıkarıldığı ancak ilanen tebliğe ilişkin şartların gerçekleştiğinin ortaya konulamadığı, ... sayılı ödeme emrinin kaldırıldığı belirtilmesine rağmen davacı adına düzenlenen haciz varakalarında söz konusu ödeme emri içeriği borçlara yer verildiği, Mahkemelerinin 22/03/2022 tarihli ara kararları ile istenilmesine rağmen ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin tebliğ evraklarının gönderilmediği, söz konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği hususunun ortaya konulamadığından, asıl borçlu şirket yönünden borçların 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresi içerisinde usulüne uygun takip edilerek tahsil edilmediği sonucuna ulaşıldığı, zamanaşımına uğrayan borçlara dayanılarak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı ve borcun ödenmediğinden bahisle tesis edilen haciz işleminin anılan ödeme emirlerine isabet eden kısımlarında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf istemine konu kararın; dava konusu haciz işleminin dayanağı durumunda olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip sayılı ödeme emrinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... takip sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı ile davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı dışında kalan kısmı yönünden usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, ortada, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı, İstinaf istemine konu kararın; dava konusu haciz işleminin dayanağı durumunda olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri muhteviyatı amme alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden ... takip sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına gelince; dava konusu haciz işleminin dayanağı durumunda olan ve davacı adına düzenlenen ...tarih ve ... takip sayılı ödeme emri muhteviyatı amme alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden ... takip sayılı ödeme emrine ilişkin olarak davalı idarece istinaf aşamasında dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelerden; söz konusu şirket ödeme emrinin 28/04/2016 tarihinde şirket müdürü ...'nın ikametgah adresinde imzasına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldüğü, mahkeme kararında belirtilenin aksine zaman aşımına uğramadığı tespit edildiğinden, şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrine dayalı olarak 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesi hükmü uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacı adına tanzim edilen... tarih ve ... takip sayılı ödeme emrinin de muhatabı olan davacının adresinde kızı "..."nin imzasına usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu haciz işleminin dayanağı durumunda olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve...ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmına gelince; anılan ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının incelenmesinden, söz konusu ödeme emirlerinin ilk defa 19/07/2018 tarihinde "... Mahallesi ... Sokak ... Apt. Kapı No:... Daire No:... Akdeniz/MERSİN" adresinde davacıya tebliğe çalışıldığı halde tebliğ edilememesi sebebiyle tebligatın iade edildiği, anılan ödeme emirlerinin 24/12/2018 tarihinde ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarılması üzerine düzenlenen tebliğ alındısında tebligatın yapılamama sebebi olarak arkasına adresin kapalı olduğu belirtilmek suretiyle pusulanın kapıya yapıştırıldığı şerhi düşülmesine karşın yapılmaya çalışılan tebligatın ikinci tebligat olduğuna dair söz konusu 24/12/2018 tarihli tebliğ alındısında herhangi bir ibarenin yer almadığı görüldüğünden, haciz işleminin anılan ödeme emirlerine isabet eden kısımlarında bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, vergi mahkemesi kararının; haczin dayanağı ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirket adına düzenlenen ... takip sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu haciz işleminin dayanağı asıl borçlu şirket ve davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olduğu, söz konusu ödeme emirlerine karşı dava açılmayarak borcun kesinleştiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY:... Lojistik Hizmetleri Taşımacılık Petrol Ürünleri Otomotiv Kimyevi Madde Kimyevi Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması isteminin kabulüne ilişkin kısmın temyizen incelenmesine ilişkindir.İLGİLİ MEVZUAT:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102.maddesinde;tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu haciz işleminin, ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin, şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı dışındaki diğer borçlardan kaynaklanan kısmına yönelik davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu haciz işleminin dayanağı, davacı adına düzenlenen ...tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;Davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...ve ... sayılı ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının incelenmesinden, söz konusu ödeme emirlerinin ilk defa 19/07/2018 tarihinde "... Mahallesi ... Sokak ... Apt. Kapı No:... Daire No:... Akdeniz/MERSİN" adresinde davacıya tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ alındısının üzerine "Adres kapalıdır. İhbarlandı İade" yazılarak iade edildiği, anılan ödeme emirlerinin 24/12/2018 tarihinde ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ alındısına adresin kapalı olduğundan ihbar pusulasının kapıya yapıştırıldığı şerhi düşülerek tebliğ evrakının mercine iade edildiği ve tebligatın kapıya pusula yapıştırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, ayrıca söz konusu tebliğ alındısının sağ üst köşesinde kırmızı basılı kaşe ile yapılan bu tebligatın ikinci tebligat olduğu ibaresinin de yazılı olduğu görülmüştür.Bu durumda; dava konusu haciz işleminin dayanağı temyize konu ...tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak davacıya tebliğ edildiği görüldüğünden, diğer hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere, Bölge İdare Mahkemesi kararının haczin dayanağı ... tarih ve ...ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısım yönünden bozulması gerekmektedir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının haczin dayanağı ...tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden BOZULMASINA, temyize konu diğer kısmının ONANMASINA,3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY: Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, davacının sorumluluğuna ilişkin hukuka aykırılık iddiaları ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, oysa uyuşmazlık davacı adına düzenlenen ödeme emri değil haciz işlemi olduğu ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden, daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca, usulüne uygun tebliğ edilerek dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemi hukuka uygun olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.