10. Ceza Dairesi: Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanmaması ve Lehe Kanun Göz Ardı Edilmesi Nedeniyle Bozma, Sarkıntılık Suçundan Kurulan Hükmün Onanması Kararı
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında sarkıntılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını yerinde bularak onarken; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmü, sanığın müştekiye uyuşturucu maddeyi temin ettiğini ikrar etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sonucu fazla ceza tayin edilmesi ve suç tarihinde yürürlükte olan daha lehe yasanın değil, daha sonraki tarihli ve ağır yasanın ceza miktarında esas alınması ihtimali nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/282 E., 2022/237 K. : ...SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. SarkıntılıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet 2. Sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama: sarkıntılık suçundan kurulan hüküm hakkında 2. Bozma: uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm hakkındaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1. Tüm dosya kapsamına göre; sarkıntılık suçundan katılan müştekinin rahatsızlanması üzerine hastaneye müracaat ettiği ve yapılan tetkiklerinde kendisinden alınan kan örneklerinde amfetamin ve ... metabolitlerinin tespit edilmesi üzerine kolluk birimlerine başvurarak, rahatsızlanmadan önce sanığın evine konuşmak amacıyla gittiğini, sanığın kendisine hazırladığı kahveyi içtikten sonra aniden kötü hissetmeye başladığını, sanığın kendisini ısrarla yatak odasına götürdüğünü ve yatağa yatırdığını sonra da yanına uzanıp kendisine sarıldığını, sanıktan ısrarla kendisini eve bırakmasını istemesi üzerine sanığın kendisini ailesinin yanına bıraktığını, rahatsızlanmasının sebebinin sanığın kahvesinin içine uyuşturucu atması olduğundan şüphelendiğini beyan etmesi üzerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturmaya başlanıldığı, soruşturma kapsamında yakalanan sanığın yargılamanın tüm aşamalarında katılan müştekiye uyuşturucu maddeyi verdiğini, 29.03.2014 tarihli kolluk ifadesinde ve mahkemedeki 17.09.2014 tarihli sorgusunda katılan müştekinin kahvenin içine uyuşturucu attığını bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK'nın 188. ve 191. maddelerinin birlikte ele alınarak değerlendirilmesinin bir sonucu olarak TCK'nın 188/3. maddesinde düzenlenen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu; kullanma amacı dışındaki herhangi bir amaçla uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması veya kabul edilmesi ile oluşur. Somut olay açısından değerlendirecek olursak; sanığın uyuşturucu maddeyi sarkıntılık suçundan katılan müştekinin rızası ve haberi olmaksızın kullanmasını sağlaması, sarkıntılık suçundan katılan müştekinin "kabul etme" yönünde bir iradesi bulunmadığından "başkasına verme" olarak kabul edilmese de bu amaçla uyuşturucu maddenin sanık tarafından satın alınması veya kabul edilmesi ile suç tamamlanmıştır. Ancak, sanığın uyuşturucu maddeyi sarkıntılık suçundan katılan müştekiye içirmek için temin ettiğine ve kullandırdığına ilişkin, sarkıntılık suçundan katılan müştekinin soyut beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığı aşamada sanığın uyuşturucu maddeyi katılan müştekiye içirmek için temin ettiğini ve kullandırdığını beyan etmesi, TCK'nın 192/3. maddesi anlamında "suçun meydana çıkmasına" yardım ve hizmet niteliğinde olduğundan, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde anılan hüküm sanık hakkında uygulanmadan mahkûmiyet hükmü verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,2. İnceleme konusu yargılamada suç tarihi 28.03.2014 olup, bu tarihte yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK’nın 188/3. maddesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin ceza miktarının “beş yıldan onbeş yıla kadar hapis” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “on yıldan az olmamak üzere hapis” olarak düzenlendiği, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle 5377 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırma ve somutlaştırma yapılması, sonucuna göre lehe kanunun tespit edilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.