4585 sayılı Kanunla onaylanan uluslararası anlaşma çerçevesinde kurumlar vergisi istisnası olan faaliyetlerden elde edilen kur farkı kazancının da istisnaya tabi olup olmadığı ve fazladan ödenen geçici verginin faiziyle iade edilip edilmeyeceği uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki metin, 4585 sayılı Kanun ile onaylanan uluslararası anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelerden kaynaklanan kur farkı kazançlarının da aynı istisnaya tabi olması gerektiği iddiasıyla, ihtirazi kayıtla verilen geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin iptali ve ödenen kısmının tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi kur farkı kazancının istisnaya tabi olduğuna hükmederek tahakkukun iptaline ve iadeye karar vermişken, bölge idare mahkemesi tahakkukun iptalini onamış ancak geçici verginin yıllık vergiye mahsup edilmesi nedeniyle iadenin idarece yapılacağı gerekçesiyle doğrudan iade talebini reddetmiş olup, davacılar, yersiz tahsil edilen verginin iadesine ilişkin bu ret kararının bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/3759 E.  ,  2025/4341 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3759
Karar No : 2025/4341
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Anonim Şirketi
2- ... Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Defterdarlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda sözleşme bedellerinin, ancak davacıların mülkiyetine girmesi anında sözleşme ile illiyet bağının kesileceği, sözleşme ile illiyet bağı olup olmadığı, vergiden istisna olup olmadığı tartışılan kur farkının ise, dolar cinsinden belirlenen ve davacılara Boru Hattı ve Blok Vana İstasyonu Yapım İşleri Parti A Sözleşmesine istinaden ödenmesi hükmedilen bedellerin, müteahhit olan ... İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi tarafından davacılara vadeli olarak ödemesinden, diğer bir ifadeyle, ... İle Petrol Taşıma Anonim Şirketinin edimini geç ifa etmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla bedeli kurumlar vergisinden istisna olan sözleşmeyle illiyet bağının kesilmediği dönemlere ilişkin hesaplandığı ve bu duruma davacıların sebebiyet vermediği, söz konusu kur farkının da sözleşme kapsamında istisna olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uygunluk görülmediği, hukuka aykırı olarak tahsil edilen verginin, tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizle birlikte iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işleminin iptaline, bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, tahakkukun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, ödenen kurumlar vergisinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu yönünden ise; dava konusu geçici verginin ait olduğu yıla ilişkin kurumlar vergisine mahsuben alınması nedeniyle, Vergi Mahkemesince, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuk işleminin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi ve işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanması halinde verilecek iptal kararı uyarınca oluşacak hukuki duruma göre doğması halinde gerekli iadenin davalı idarece yapılacağı tabi olduğundan, bu haliyle davacının iade istemi yönünden verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının iadeye ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden yapılan tahakkuk işlemi hukuka uygun bulunmadığından, kurumlar vergisi tahsilatının yersiz olduğu ve fazladan ödenen vergi nedeniyle yoksun kalınan bir tutarın olduğuna ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarih ve E.:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
İlgili mevzuatın değerlendirilmesinden; vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 4585 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Anlaşma uyarınca kurumlar vergisinden istisna olan faaliyetlere ilişkin ödemelere ait kur farkı kazancının da istisnaya tabi olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2021/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen geçici verginin anılan kazançtan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve bu kazançtan kaynaklı olarak ödenen geçici verginin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu tahakkuk işlemini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmına karşı davalı idarece temyiz başvurusunda bulunulmadığından tahakkukun iptaline ilişkin kısmın kesinleştiğinin görüldüğü, dava konusu fazla ve yersiz tahsilatın davacıdan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, hukuka aykırı olarak tahsil edilen geçici verginin dava konusu edilen kısmının tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizi oranında faizle birlikte iadesi gerektiğinden, iade kısmı yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.