Organik Bağ Gerekçesiyle İcra Takibindeki Borçtan Müteselsil Sorumluluğun Tespiti ve Paravan Şirket Kullanımı İddiasıyla Açılan Dava
Özet: Alacaklı davacı, hakkında haciz takibi yürüttüğü üçüncü şirketin faaliyetlerini, malvarlığına konulan hacizler nedeniyle davalı şirketi paravan olarak kullanarak sürdürdüğünü ve davalı şirketin taşınır mal hacizlerine yönelik istihkak iddiasının organik bağ gerekçesiyle reddedilmesi de göz önüne alındığında, davalının borçlu şirketle organik bağının tespit edilerek icra takibindeki borçtan müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiştir; davalı ise, istihkak kararının kesinleşmediğini, kendi şirketinin borcun doğumundan çok önce kurulduğunu ve aynı sanayi sitesinde olmanın organik bağ için yeterli olmadığını belirterek davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/592 Esas - 2025/831

T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/592
KARAR NO : 2025/831
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 31/07/2025
KARAR TARİHİ : 24/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklı sıfatıyla, dava dışı ... A.Ş. Şirketi aleyhine ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, bu takipte borçlu şirketin tüm malvarlığı değerleri üzerinde çokça haciz bulunduğundan, ... A.Ş.'nin ticari faaliyetlerine davalı şirketi paravan olarak kullanmak sureti ile devam ettiği tespit edildiğini, bu kapsamda davalı şirketin .... .... .... adresine hacze gidildiğini, haciz mahalli önünde borçlu şirkete ait araç bulunduğunu, ayrıca imalathane içerisinde dava dışı borçlu şirketin logo ve armalarını barındıran bir takım eşyalar ile, borçlu şirket adına gönderilmiş kargolar tespit edildiğini, davalı yan, haczedilen malların kendisine ait olduğu iddiası ile ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinde 2024/1147 E. Numaralı dosyası üzerinden istihkak iddiasında bulunduğunu fakat ilgili mahkemece bu talep organik bağ gerekçesiyle reddedildiğini, bu durumda davalı şirketin ... A.Ş. şirketinin borçlarından organik bağ nedeniyle sorumlu olduğunun tespiti ve icra takibinden doğan borcun tamamından müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini davalı ... şirketi ticari faaliyetlerine davacının adresinde, davacı şirketi paravan gibi kullanarak devam ettiğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 E. Numaralı icra takibindeki borçtan davalının sorumlu olduğunun tespitine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekalenin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafından usuli eksikliklerin giderilmesi ve davanın harca esas miktarının belirlenerek ilgili harcın tamamlatılması gerektiğini, icra dosyasının tahsili talep edildiği açıkça belli iken bakiye dosya hesabı üzerinden harcın yatırılması gerektiğini, ancak bu husus göz ardı edilerek usulen hatalı bir dava açılmış bulunduğunu, bu nedenle öncelikle davanın müddeabihin belirtilerek gerekli nisbi harcın yatırılması için davacıya muhtıra gönderilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, davaya dayanak olarak gösterilen ... 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/1147 E. Sayılı dosyasında verilen karar, henüz istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, bu dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, müvekkili Nevis Plastik Ltd. Şti. ile borçlunun aynı sektörde faaliyet göstermesi de mükliyet karinesi ve organik bağın ispatına yeterli olmadığını, öncelikle müvekkili şirket 2017 yılında kurulduğunu ve kurulduğu adreste, kurulduğu faaliyet konusu ile ilgili faaliyetine devam eden bir şirket olduğunu, bu haliyle müvekkili şirket borcun doğumundan çok önce kurulduğu nun açık olduğunu, müvekkil şirketin işyerinin bulunduğu Dempa Sanayi Sitesi, çoğunluğu plastik üretimi yapan şirketlerin yer aldığı (kısmen de savunma sanayi sektörünün) bir sanayi sitesi olduğunu, bulunduğu sokakta dahi birden fazla plastik firması faaliyet gösterdiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakları mahfuz olmak kaydıyla, davacının usul ve yasaya aykırı davasının usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 esas sayılı dosyası,
-... 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/1147 E. Sayılı dosyası,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, davacının -davalının icra takibinde borçlu olarak gösterilen dava dışı şirketle şirketle organik bağı olduğundan bahisle- icra takibine konu alacağından davalının da sorumlu olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 esas sayılı incelendiğinde; davacı vekili müvekkilinin, dava dışı borçlu ... PLASTİK...A.Ş'den olan alacağı nedeniyle, şirket aleyhine 490.730,00-TL asıl alacak, 49.073,00-TL çek tazminatı, 1.472,19-TL çek komisyonu, 38.900,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 580.175,19-TL alacağın tahsili için "Kambiyo senetlerine mahsus.. haciz yolu ile icra takibine geçildiğini anlaşılmıştır.
... 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2025 gün ve 2024/1147 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacının NEVİS PLASTİK İNŞAAT .. LİMİTED ŞİRKETİ davalının KALE STREC PLASTİK.. LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, taşınır mal hacizinden kaynaklı istihkak iddiasına dayalı şikayete konu yargılama sonunda mahkemenin " ..haciz mahallinde borçlu ... baskılı kıyafetler bulunduğu ... yazılı kırmızı poşet bulunduğu, ... yazılı sarı karton kağıdın bulunduğu görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde haciz mahallinde borçluya ait kıyafetlerin ve belgelerin bulunması borçlu çalışanlarının davacı bünyesinde çalışmaya başlaması faaliyet alanlarının aynı olması organik bağın mevcudiyetine ilişkin karine teşkil etmekte olup, 3.kişi tarafından karinenin aksini ispat etmeye yarar sonradan düzenlenebilecek faturalardan başka delil ibraz edilmemiş olması karşısında davanın reddine karar verildiği.." kararın istinaf edildiği halen kesinleşmediğini anlaşılmıştır.
HMK’ nın 106. maddesine göre, ‘’Madde 106 - (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz’’.
Maddenin gerekçesi şu şekildedir.‘’Maddenin birinci fıkrasında, tespit davalarıyla ilgili genel bir tanımlamaya yer verilmiş ve ikinci ve üçüncü fıkralarında ise tespit davasının açılabilmesi için varlığı gereken şartların neler olduğuna açıkça işaret edilmiştir.
Bu çerçevede, bir hakkın yahut hukukî ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut da bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini hedefleyen davalara, tespit davası denir. Tespit davaları, uygulamada sıkça müracaat edilen bir dava türüdür. Çoğu kere de bir geçici hukuksal korunma türü olan delil tespiti kurumuyla karıştırılmaktadır. Bu genel tanımlama ile tespit davasının hukukumuzda caiz olduğu ve delil tespitinden tümüyle farklı bir kurum olduğu hususuna, uygulamada duyulan tereddüt giderilmek suretiyle açıklık kazandırılmıştır.
İkinci fıkrada, kanunla belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacının, eda davası ile inşai davalardan farklı olarak dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu hususunu açıkça ortaya koyması, bir şart olarak öngörülmüştür.
Üçüncü fıkrada ise maddî vakıaların tek başlarına tespit davasına konu yapılamayacağı; ancak bir hakkın yahut hukukî ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesi bağlamında tespit davasına konu yapılabileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, maddî vakıaların tek başlarına tespiti isteniyor ise tespit davasına değil; delil tespiti kurumuna başvurulması gerekecektir (Hükümet Gerekçesi m. 112)’’.
Bu maddeye göre, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Ayrıca maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
6100 sayılı HMK’ nın 114. maddesinde dava şartları sayılmıştır. Bu maddeye göre,
Madde 114 - (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır’’.
HMK’ nın 115. maddesine göre ise; Madde 115 - (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
HMK’ nın 114/1 – h maddesi gereğince, bir davada hukuki yarar dava şartıdır. Aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Bir davada, dava şartı yoksa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
T.C.Yargıtay14. Hukuk DairesiNİN 5.12.2006 gün ve 2006/8746 E, 2006/14424 K sayılı emsal kararında özetle; "...Tespit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişki oluşturabilir. Bu nedenle, konusu yalnızca maddi vakıalar olan tespit davaları dinlenemez. Maddi vakıalar ancak hukuki bir ilişki ile birlikte tespit davasına konu olabilir.
Hukuki ilişkinin tespitinde hukuki yarar bulunmalıdır.
Hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için ise; bir hakkın veya hukuki durumun tehdit edilmesi, tehlikenin yakın ve ciddi olması, bu tehdit nedeniyle de davacının hukuki durumunun belirsizlik içinde bulunması ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunludur.
Öğretide ve Yargıtay uygulamasında kural olarak, “ eda davası “ açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yarar dava şartlarından olup taraflarca ileri sürülmese de mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Somut olayda , eda davası açılması mümkün bulunduğundan az yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğu iddiasıyla tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur." şeklinde kararları mevcuttur.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, alacaklı sıfatıyla, dava dışı ... A.Ş. şirketi aleyhine ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, bu takipte borçlu şirketin tüm malvarlığı değerleri üzerinde çokça haciz bulunduğundan, ... A.Ş.'nin ticari faaliyetlerine davalı şirketi paravan olarak kullanmak sureti ile devam ettiği tespit edildiğini, bu kapsamda davalı şirketin adresine hacze gidildiğini, haciz mahalli önünde borçlu şirkete ait araç bulunduğunu, ayrıca imalathane içerisinde dava dışı borçlu şirketin logo ve armalarını barındıran bir takım eşyalar ile, borçlu şirket adına gönderilmiş kargolar tespit edildiğini, davalı yan, haczedilen malların kendisine ait olduğu iddiası ile ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinde 2024/1147 E. Numaralı dosyası üzerinden istihkak iddiasında bulunduğunu fakat ilgili mahkemece bu talep organik bağ gerekçesiyle reddedildiğini, bu durumda davalı şirketin ... A.Ş. şirketinin borçlarından organik bağ nedeniyle sorumlu olduğunun tespiti ve icra takibinden doğan borcun tamamından müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/49085 E. Numaralı icra takibindeki borçtan davalının sorumlu olduğunun tespitini talep etmekteyse de taraflar arasında açılacak bir eda davasında (örneğin; menfi tespit veya itirazın iptali, alacak davasında) tespiti talep edilerek bu husus her halükarda tartışılacaktır. HMK’ nın 106/2. bendine göre, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı, HMK'NIN 106/2. bendine göre, maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacakları değerlendirildiğinden, davacının hukuki yararının olmaması sebebi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın Hukuki Yarar Yokluğu nedeni ile; REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harçlar peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 1,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24.11.2025