Haber siteleri, baskın arama motoru tarafından içeriklerinin bedelsiz kullanılmasıyla elde edilen gelirin adil paylaşımının tespiti davası açtı.
Özet: Davacı, arama motoru niteliğindeki davalının üyelerince üretilen haber içeriklerini izinsiz ve bedelsiz şekilde tarayarak reklam ve benzeri yollarla gelir elde etmesine karşın, bu geliri asıl üreticilerle paylaşmamasının haksız rekabet ve tekel konumunu kötüye kullanma olduğunu ileri sürerek, davalının elde ettiği gelirleri haber siteleriyle paylaşması gerektiğinin ve adil bir oransal payın belirlenmesinin tespiti istemiyle dava açmıştır; davalı ise davanın görevsizlik, husumet yokluğu ve taleplerin yasal dayanak eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/726 Esas - 2025/781
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/726 KARAR NO : 2025/781...............x..........x...........x.....x.........x............x............x..............x............x...............x..................xDAVA : TespitDAVA TARİHİ : 06/10/2025KARAR TARİHİ : 11/12/2025KARAR Y. TARİHİ : 25/12/2025Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin üyelerince üretilen haberlerin ............ tarafından kullanılması sebebiyle elde ettiği gelirden doğrudan pay aktarmasına dair bir düzenleme bulunmadığını, bir düzenleme olmamasının, bir hukuka aykırılığın olmadığı anlamına gelmediğini, ortada öncelikle ticaret hukukunun genel ilkeleri ve medeni kanun ve borçlar kanunu hükümleri çerçevesinde ele alınması gereken bir husus bulunduğunu, yani yargısal bir yorum yapılarak hakkın tespitine karar verilmesi gerektiğini, burada Mahkemenin yasal durumun genel koşulları ile somut olay arasındaki ilişkiyi kurup adil ve dengeli bir dağılımın olması yönünde inceleme yapması gerektiğini, ............, arama motoru statüsünde “adeta bir tekel” niteliği taşımakta ve bu baskın yönünü bu alana hakimiyet kurarak zaman zaman kötüye kullandığını, rekabet kabiliyeti olmayan internet medya haber sitelerinin içeriklerini bir tutar ödemeden kullanmasının, kullandığı bu içerikler sayesinde kendi hizmet alanın genişletirken ve kar elde ederken bunu birincil üreticilere aktarmadığını veya bir onam almadan kullandığını, Onam alsa bile bunun mahiyeti ve niteliği “başka çare" olmaması sebebiyle sakat olduğunu, ............'ın üstenci, rekabeti kötüye kullanan ve baskın piyasa hakimiyeti sebebiyle muhatap olmaz yaklaşımının sabit olduğunu, nitekim davalılara bu hususta ihtar çekildiğini ve kendisinden bu icaba daveti kabul etmesi beklendiğini, anılan ihtarların MERSİS sistemi üzerinden güncel adreslerine yapılmış olmasına rağmen geçen 45 günden fazla süredir herhangi bir yanıt verilmediğini, burada temel hukuka aykırılığın bir haksız fiile dayandığını, Zira ............ bir onam almadan içeriği taradığını ve kullanıcısının önüne serdiğini, ortada bir sözleşme olmadığı için ............ bu eylemi ile internet haber sitesinin masraf yaparak ürettiği içeriğe, bir bedel ödemeden erişmekte, eriştiği veriyi arama bölümünde ortaya çıkarmakta bu bilgiyi sağladığı için reklam ve benzeri durumlar eliyle maddi kazanç sağladığını, hukuken burada bir aykırılık olduğu ve bunun tespitiyle ortaya çıkan gelir paylaşımının (adil ve dünya örneklerine uygun) sağlanmasının gerektiğinin tespit edilmesinin elzem olduğunu, ............'ın bu adımı, tespit edilemeyen bir gelir olması sebebiyle de Türk Mali Mevzuatına aykırı olduğunu, kimin haber içeriğinden ne kadar maddi gelir elde edildiğinin tespit edilmesinin elzem olduğunu, bu halde gelirin ne kadar olduğunun (matrahın) tespitinin hem haber siteleri hem de Maliye Bakanlığı açısından önemli olduğunu, bu anlamda davanın Maliye Bakanlığı açısında da önemli olduğu için ihbar edilmesinin gerektiğini, zira ortada yapılacak tespitlerin sonuçları hukuki açıdan önem arz ettiğini beyan ederek Türkiyedeki haber sitelerine ............'ın taradığı içerikleri sebebiyle elde ettiği geliri paylaşması gerektiğinin ve 2. gelirlerden aktarılması gereken oransal payın hakkaniyetli biçimde belirlenmesinin tespitini, dava masraflarının ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk İnternet Medya Birliği çatısı altında 10004 adet yerel ve ulusal haber yayını yapan, haber platformu bulunduğunu, davacının, kendisinin ............'ın taradığı içerikleri sebebiyle elde ettiği geliri paylaşması gerektiği ve söz konusu gelirlerden aktarılması gereken oransal payın hakkaniyetli biçimde belirlenmesi hususlarının tespitini talep ettiğini, mahkemenin huzurdaik dava için görevsiz olduğunu, davanın Fikri ve Sinai Haklar Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, huzurdaki dava kapsamında, davacı tarafından telif hakları bağlamında birtakım talepler ileri sürüldüğünü, davacı tarafından daha evvel gönderilen ihtarnameye dava dilekçesi kapsamında açıkça atıf yapılması, Davacının esasında birtakım telif haklarına ilişkin bir tarife belirlenmesi gayreti içerisinde olduğunu ortaya koyduğunu, ............ Reklamcılık, ............'in arama hizmetine ilişkin iddiaların, ve taleplerin doğru muhatabı olmadığını, dolayısıyla, huzurdaki davanın, ............ Reklamcılık açısından, husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının işbu dava kapsamında ileri sürdüğü taleplerin, Türk mevzuatında yer alan herhangi bir hükme dayanmadığını, davacının bu davada ileri sürdüğü taleplerinin haklılığına işaret eden herhangi bir kanun, yönetmelik ya da başkaca mevzuat hükmü bulunmadığını, davacının da bu hususu dava dilekçesinde dürüstlükle ve açıkça şu ifadeleriyle kabul ettiğini “Türkiye'de tespitini istediğimiz ve müvekkilin üyelerince üretilen haberlerin ............ tarafından kullanılması sebebiyle elde ettiği gelirden doğrudan pay aktarmasına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.” hal böyle iken, davacının esasen kanunen sahip olduğu bir hakkın tespitini talep etmediğini, davacı, başka ülkelerde olduğunu duyduğu ve ülkemizde olmayan bazı uygulamaları fiilen yaratabilmek için işbu davayı açtığını, gerçekten de Davacının dava dilekçesinin çok büyük bir bölümünün yurtdışında yaşanan gelişmelere ayrılmış olmasının da bunu doğrulamadığını, bir diğer ifadeyle, davacının Türkiye'de vaki olmayan bir kanuni düzenlemeyi, yargı eliyle, Mahkeme aracılığıyla yaratmak ve adeta, bir mahkeme kararı üzerinden, yasa yaratmak çabası içerisinde olduğunu beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. KABUL VE GEREKÇE : Davadaki uyuşmazlığın dava dilekçesinde davacı kurumun üyelerinin haberlerinin ............ tarafından işlenip kullanıcılara sunulmasına karşın bu içeriği sunan ve bu biçimde ............'a katkı sunan davacı kurumun üyelerine ............'ın elde ettiği gelirden pay ödemesinin uluslararası mevzuat ve ticaret hukukunun temel ilkeleri ve kurumdan veya üyelerinden her hangi bir onam almadan haber içeriklerini taraması ve sistemine eklediği ileri sürülerek bu içerikler sayesinde gelir elde ettiği gerekçesi ile varsa elde ettiği gelirin saptanması ve tespit edilen bu tutardan ilgili kuruma ve/veya üyelerine pay aktarması gerekliğinin tespitine ilişkindir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. (HMK 1 m.) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi veya TTK'nun 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK'nun 4/1 b, c, d, e, f fıkralarındaki davalardan olması) ya da her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir. TTK'nun 5. maddesinde ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinde fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan davalar da ticari dava sayılmasına rağmen 5846 sayılı Kanun uyarınca kurulan Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin düzenlemenin Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinde belirtilen aksine hükmü karşıladığı kabul edilmektedir.5846 sayılı Kanunu'nun 1 ve 1A maddelerinde amaç ve kapsam düzenlenmiş olup buna göre fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyotelevizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları tespit etmektir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca, "Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.." Somut uyuşmazlıkta davacının iddiası üyeleri tarafından üretilen içeriklerin davalı şirketler tarafından izinsiz kullanarak gelir elde edildiği yönündedir. Mahkememizce davacının davaya konu ettiği sistemin ya da üyeleri tarafından üretilen içeriklerin 5846 sayılı FSEK'de belirlenen eser kapsamında olup olmadığının tartışmasının yapılması gerektiği (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/07/2024 tarih ve 2023/3411 Esas, 2024/5469 Kararı) bu nedenle davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren bir dava olduğu anlaşılmakla göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin ........... Nöbetçi Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Olduğuna,3- HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ........... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine 5- Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,6- Görevsizlik kararı verilmiş olmakla, davacı vekilinin saat bekletmeli mesleki mazeretinin reddine, Dair; davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı yanın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ........... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025