Yargıtaydan sigorta başlangıcı tespitinde eylemli çalışma eksikliği: 15 yaşındaki işe giriş bildirgesinin yeterli görülmesi nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, 18 yaş altı çalışmaya ilişkin sigorta başlangıcı tespiti davasında, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, davacının belirtilen tarihlerde işyerinde eylemli ve gerçek bir çalışma yürütüp yürütmediğinin tereddütsüz somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır; alt mahkemenin, bir günlük çalışmanın sigortalıya sağlayacağı haklar gözetilmeksizin sadece işe giriş bildirgesi ve genel tanık ifadeleriyle hüküm kurmasını eksik inceleme olarak değerlendirerek, makbuz, fatura, defter gibi kayıtların ve daha detaylı tanık beyanlarının araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/460 E.  ,  2026/3554 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1620 E., 2025/2366 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/777 E., 2025/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 01.09.1993-10.10.1993 tarihinde kuruma bildirilmiş primleri ödenmiş çalışmalarının kurum kayıtlarında yer alan ücretlerle çalışmalarının bulunduğunu belirterek anılan çalışmaları nedeniyle 18 yaşını doldurduğu tarih olan 05.02.1996 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ...'ın belirtilen tarihlerde ... unvanlı iş yerinde çalışmasına rastlanılmadığını, davacı ile ilgili iş yeri giriş bildirgesinin mevcut olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle; davacının 01/09/1993 tarihinde işe alındığını gösterir ve yasal süre içinde Kuruma intikal ettirildiği anlaşılan sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin varlığı, bu bildirge ile birlikte verilmiş sigorta sicil numarasını, davacının sonraki sigortalı çalışmalarında da kullanması, tanıkların, iddia konusu çalışma olgusunu doğrulayan, iş yeri ve davacının yaptığı işin niteliğine ilişkin somut, net anlatımları dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu dava dışı işyerinde 01/09/1993 tarihinde davacının fiilen çalıştığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının .. iş yeri sicil numaralı ... ünvanlı iş yerinde 01/09/1993 tarihinde bir gün müddetle çalışmış olduğunun tespitine, ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 05/02/1996 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... ünvanlı işverenin .. sicil no.lu iş yerinden 01.09.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, 05.02.1978 doğumlu davacının bu tarihte 15 yaşında olduğu,dondurma külahı imali konulu işyerinin kanun kapsam döneminin 15.01.1991-31.03.2014 tarihleri arasında olduğu,işyerinin dosyaya gelen daba konusu 1993/3. dönem bordrosunda davacı adına 01.10.1993-10.10.1993 tarihleri arasında 20 gün süre ile bildirimin olduğu,sigorta sicil no.nun davacıya ait olduğu,dönem bordrosunda davacı adına da kazancın hesaplanmış olduğunun görüldüğü,davacının hizmet döküm cetvelinde de davacı adına anılan 20 gün süreli çalışmanın yer aldığı mahkemece anılan çalışmanın kabul edilip edilmediğinin araştırılmadığı ,dinlenen bordro ve davacı tanıkları beyanları ve mahkemece dosyadaki delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece gerek dava konusu dönem bordrosunda gerekse davacının hizmet döküm cetvelinde gözüken ... ünvanlı .. ... sicil no.lu iş yerinden 01.10.1993-10.10.1993 tarihleri arasındaki çalışmanın dava tarihi itibariyle Kurum tarafından kabul edilip edilmediği, Kurum tarafından uyuşmazlığın ne sebeple çıkartıldığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.