İş makinesinin kira sözleşmesi ihlaliyle yurt dışına kaçırılması ve teslim edilmemesi üzerine açılan kira alacağı ile makine bedeli davasında görevsizlik kararı temyizi.
Özet: Davacı, müvekkiline ait iş makinesinin kiracı şirket tarafından yurt dışına kaçırılması ve kira bedellerinin ödenmemesi üzerine, ödenmeyen kira alacakları ile makine bedelinin kiracı şirket, alt kiracı şirket ve şirket müdürlerinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, şirketler hakkında kira ve makine bedeline hükmederken, şirket müdürlerine yönelik talepleri haksız fiile dayalı bularak görevsizlik kararı vermiş, bu karar hem davacı hem de davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/31 E., 2024/149 K. Mahkeme kararı, davacı ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; ... Ticaret Odasına müvekkili adına tescil edilen dava konusu iş makinesinin, 15.05.2008 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesiyle İntek Şirketi’ne kiraya verildiğini, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken aylık kira bedellerinin ödenmediğini ve makinenin yurt dışına kaçırıldığının öğrenildiğini, ödenmeyen kira bedelleri ile kiralananın teslim edilmemesinden kaynaklanan alacaklarından, kiracı İntek şirketi ile birlikte kiralananı kullanan alt kiracı ... Yapı şirketinin ve haksız eylemleri sonucunda dava konusu makinenin ortadan kaybolmasına sebebiyet veren her iki şirket müdürlerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; 124.760,40 TL kira bedelinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte kiracı şirketten, makine bedeli olan 236.000 Euro karşılığı 548.464,00 TL'nin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalılar ... Yapı şirketi ve ... vekilleri; davaya konu iş makinasını diğer davalı İntek şirketinden kiraladıklarını ve gerekli izinler alındıktan sonra makinenin yurt dışına çıkarıldığını, ödenmesi gereken kira bedellerinin ise diğer davalı İntek şirketine ödendiğini, iş makinesinin ise işlerinin bitmesi ile diğer davalı İntek şirketinin oluru ve taahhüdü ile dava dışı şirkete devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı İntek şirketi, ... ve ... vekilleri; dava konusu 15.05.2008 tarihli kira sözleşmesinde müvekkilleri ... ve ...'ın taraf olmadıklarını, bu nedenle davalı gerçek kişiler için aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu makinenin dava dışı şirket adına tescil edildiğini, araç satış sözleşmesi ile de 3. kişiye satıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARI1. Mahkemenin 14.11.2023 tarihli kararıyla; davalı İntek şirketi yönünden davanın kabulüne, 159.620,40 TL kira alacağının davalı İntek şirketinden tahsiline, 548.464,00 TL iş makinesi bedelinin ise davalılar İntek şirketi ile ... Yapı şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın bir esas kaydı almak üzere tefrikine karar verilerek, dosya yeni esasa kaydedildikten sonra 02.02.2024 tarihli kararla; davacının davalılar ..., ... ve ...'a yönelik taleplerinin bu davalıların iş makinesini yurt dışına çıkarmalarından kaynaklı haksız fiil eylemine dayalı olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde de açık bir şekilde ''Makinenin yurt dışına kaçırılmasından, ortadan kaybolmasından ve müvekkil şirkete teslim edilmemesinden dolayı her iki şirket ve haksız eylemleri neticesi müvekkilimin makinesinin ortadan kaybolmasına neden olan şirket müdürleri müştereken ve müteselsilen sorumludur'' şeklinde ifade edildiği, davacı ile davalılar arasında bir kira sözleşmesinin olmadığı, davalıların davacı şirkete ait olan iş makinesini davacının rızası ve bilgisi dışında yurt dışına çıkardığı, bu eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu, ceza hukuku kapsamında yargılama gerektirdiği ve davalıların bu eylemden dolayı yargılandığı nazara alındığında, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; finansal kiralama sözleşmesi yoluyla müvekkile ait dava konusu iş makinasının sahte sahiplik belgesi ile davalı ... Yapı yetkilisi ... tarafından ihraç edilip, yurt dışında dava dışı 3. şirkete satıldığının ikrar edildiğini, bu durumda davalıların, makinanın zayi olması sonucunu doğuran eylemleri birlikte yapmaları, güveni köyüye kullanmaları ve tüzel kişilerin yetkilileri olmaları nedeni ile sorumlu olduklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı ... vekili; müvekkilinin eyleminin haksız fiil olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ... Yapı şirketinin yetkilisi olması nedeniyle ceza mahkemesinde yargılandığını ve hakkında beraat kararı verildiğini, dolayısıyla dava konusu alacak bakımından, hiçbir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kira ilişkisine dayalı alacak istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Göreve ilişkin yapılacak belirlemede davacının talebini hangi hukuki sebebe dayandırdığı değil, uyuşmazlığın doğduğu temel hukuki ilişki esas alınmalıdır. Nitekim yerleşik yargısal içtihatlarda da, kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taleplerin haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme niteliğinde ileri sürülmüş olmasının görevli mahkemeyi değiştirmeyeceği; uyuşmazlığın kira ilişkisiyle bağlantılı olması hâlinde sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmektedir.Somut olayda, davacı kiraya veren, 16.05.2012 tarihinde açmış olduğu dava ile kira sözleşmesi kapsamında kiralananın teslim edilmemesi, kira bedellerinin ödenmemesi ve kiralananın sözleşmeye aykırı şekilde elden çıkarılması nedenleriyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminini talep etmiş olmakla, uyuşmazlığın kaynağını ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin esasını kira ilişkisi oluşturmaktadır. Nitekim kiracı ve alt kiracı şirket yetkilileri hakkında ileri sürülen sorumluluk da kira ilişkisinden tamamen bağımsız, müstakil bir haksız fiil iddiasına dayanmamakta olup, şirket yetkililerine yöneltilen isnat; kira sözleşmesi kapsamında teslim edilen iş makinesinin sözleşmeye aykırı şekilde muhafaza edilmemesi, iade edilmemesi ve yurt dışına çıkarılarak ortadan kaybolmasına sebebiyet verilmesine ilişkindir. Başka bir anlatımla, şirket yetkililerine yüklenen sorumluluk, kira sözleşmesinin ifası sürecindeki eylem ve işlemlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle şirket yetkilileri yönünden ileri sürülen talepler de kira ilişkisinin fer’i ve tamamlayıcı niteliğindedir.Hal böyle olunca Mahkemece; talepler arasında sıkı bir maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, aynı vakıa çerçevesinde ortaya çıkan, aynı delillerle ispatlanacak ve aynı zararın tazminine yönelik bulunan taleplerin farklı görevli mahkemelerde görülmesinin usul ekonomisine, çelişkili kararların önlenmesi ilkesine ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması amacına aykırılık teşkil edeceği gözetilerek işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,14.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.