Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, taşeronluk sözleşmesinden doğan alacak talepli davada tarafların iddia ve savunmaları ile delillerin değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, bir inşaat projesinde kısmi taşeron olarak çalışan davacı şirket ile asıl yüklenici olan davalı şirket arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davacı, yaptığı işler ve temin ettiği malzemeler karşılığında kesilen faturalara rağmen davalıdan tahsil edemediği cari hesap bakiyesi olan 230.818,44 TLnin ticari avans faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davalı ise yetki, zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, davacının iddialarını reddederek kendi ticari defterlerine göre davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur. Mahkeme, davalının yetki ve zamanaşımı itirazlarını reddederek, taraflar arasındaki sözleşmeler, hakedişler ve mali müşavir bilirkişi incelemesiyle alacak miktarını tespit etmeye yönelmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/662 Esas - 2026/196
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/662 EsasKARAR NO : 2026/196DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 26.09.2024KARAR TARİHİ : 07.04.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 06.05.2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarafından yapılan "..... Hatları Yapım İşi" ihalesini davalı şirket almış olup asıl yüklenici olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bu ihaleye istinaden kısmi taşeron sözleşmesi imzalandığını, yapılan bu sözleşme bedeli 3.815.336,95 TL+KDV olup yapılan sözleşmeye istinaden fatura kesildiğini, yapım işi devam ederken davalı şirket tarafından müvekkili şirketten malzeme temin ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete söz konusu ihalede kullanılmak üzere malzeme verildiğini ve söz konusu ihalede kısmi taşeron olarak üzerine düşen yapım işlerini eksiksiz yerine getirdiğini, bu işlemler nedeni ile faturalar kesildiğini, kesilen faturaların davalı şirkete iletildiğini, davalı şirket tarafından tüm faturaların kabul edildiğini ve ticari defterlere işlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete ödemelerini sürekli olarak aksattığını ve ödemediğini, buna rağmen müvekkili şirket tarafından taşeron sözleşmesine konu işlerin eksiksiz yapıldığını, işin bitmesini müteakip ... tarafından kesin kabul yapıldığını, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete borcu bulunmasına rağmen ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin davalı şirkete kesmiş olduğu faturaların kısmen ödendiğini, davalı tarafından söz konusu faturaların kabul edildiğini, müvekkili şirket cari hesaplarda 230.918,44-TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin şimdilik kısmi dava olarak 10.000,00-TL talebi bulunduğunu belirterek, şimdilik 10.000,00-TL'nin 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.02.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 230.818,44-TL'ye çıkartarak, 06.07.2022 tarihinden, olmaz ise ..... sayılı takip dosyasında takip tarihi olan 01.10.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... olup huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin tüm bu iddialarının hiçbir hukuki ve yasal dayanağı bulunmadığı gibi davacı tarafından tek taraflı düzenlenen ve yazılı şekilde oluşturulmayan cari hesabın ve faturaların kabulünün mümkün olmadığını, idarece yapılan hakediş kesintisinden taşeron firmanın sorumlu olduğunu, kesin hakedişte müvekkiline yansıtılan borç bedelinin davacı şirketin hakediş bedeline yansıtıldığını ve davacı şirket adına 03.11.2023 tarihli 242.256,84-TL bedelli fatura düzenlenip gönderildiğini, işbu faturanın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında mevcut olup bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde bu durumun açıkça görüleceğini, ticari defterler incelendiğinde müvekkili şirketin davacı taraftan 11.338,40-TL alacaklı olduğunun görüleceğini, her ne kadar müvekkili şirketin davacı şirketten malzeme temin ettiği iddia edilse de kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya kapsamına yalnızca fatura ibraz edildiğini, malzeme teslimine ilişkin düzenlenen herhangi bir sevk irsaliyesi yahut teslim makbuzu sunulamadığını, dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak yazılı delillerle ispat edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi ve ekleri, asıl işe dair sözleşme ve ekleri ile hakediş ve tutanaklar dosya kapsamına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuş ise de, HMK md. 10 gereğince ifa yerine göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından yetki itirazı reddedilmiştir. Davalı vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi 5 yıl olup, taraflar arasındaki niza konusu iş, 30.03.2021 tarihli sözleşme kapsamında yapılmış olmakla gerek 29.04.2024 dava, 26.02.2026 tarihli ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin her halükarda dolmayacağı görüldüğünden, zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.Ticari defterlerinin bulunduğu adres itibariyle öncelikle davalının ticari defterlerinin incelenmesi bakımından dosyanın ilgili mahalde tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 19.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı yanın yasal defterleri e-defter olup, HMK md. 222 ve TTK md. 83. ve müteakip maddeleri gereğince açılış/kapanış beratları yasal süreleri içinde ...'na gönderilmiş olup sahibi lehine yasal delil niteliği taşıdığı kanaatinin hasıl olduğunu, davalı yanın yasal defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının davalı şirkete kesmiş olduğu faturaların banka aracılığıyla ve çek keşide etmek suretiyle ödendiği, ödenmeyen kısım olarak davacının iddia etmekte olduğu 230.918,44-TL alacağının davalı yasal kayıtlarında ... tarafından davalı tarafa eksik işlerin bedeli olarak kesilen fatura bedeli kadar, 03.11.2023 tarihinde ... nolu fatura ile davacı tarafa 242.256,84-TL borç kaydı olduğundan ve ilgili faturanın mahsup işleminden sonra davacı tarafın davalının yasal defter kayıtlarına göre 11.338,40-TL borçlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.Takiben dosya, davacının ticari defter ve kayıtları ile birlikte tüm dosya kapsamında inceleme yapılması bakımından inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10.....2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... tarafından yapılan tespitlere göre; ... davacının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresi ile 2 adet satış faturası örneğini ibraz ettiği, ... 06.07.2022 tarihinde davacı tarafın alacak bakiyesinin 230.918,44-TL, davalı tarafın borç bakiyesinin ise 230.918,44-TL olduğu ve bakiyelerin birbiri ile aynı olduğu, davalı tarafça davacı adına düzenlenen 03.11.2023 tarih ... numaralı e-fatura davacı taraf muhasebe kayıtlarına alınmadığından davacının alacak bakiyesinin 230.918,44-TL olduğu, bu fatura davalı muhasebe kayıtlarına alındığından davalının alacak bakiyesinin 11.338,40-TL olduğu, tarafların 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait karşılaştırmalı alış-satış analiz raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, inşaat mühendisi tarafından yapılan tespitlere göre, davacı taşeronun davalı işverene hem malzeme sattığı hem de taraflar arasında imzalanmış taşeronluk sözleşme kapsamında iş yaptığı tespit edilmiş olup, davacı yanca satılmış olan malzeme tutarının KDV dahil 5.707.094,67-TL olduğu, davacının taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler kapsamında hakettiği bedelin KDV dahil 4.678.193,08-TL olduğu, bunun karşılığında davalının davacıya toplam 9.582.736,57-TL ödeme yapmış olduğu ve sonuçta davacının haketmiş olduğu bedelin 802.551,18-TL olduğu tespit edilmiş olup, davacının dava dilekçesinde cari hesapta 230.918,44-TL alacaklı olduğunu ikrar ettiğini, bu kapsamda davacının talep edebileceği tutarın 230.918,44-TL olduğu ... davalı yanın davacıya kesmiş olduğu 242.256,84-TL'lik fatura konusunda ise, fatura bedelinin dava dışı idarenin davalı kesin hakedişinden minha ettiği imalat ve fiyat farkı tutarına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının fiyat farkı konusunda bir sorumluluğu bulunmadığı, iş bu rapor kapsamında yapılmış olan davacının imalat bedeli hesabında, dava dışı idarenin davalı kesin hakedişinden minha etmiş olduğu imalat tutarının dikkate alınarak hesap yapıldığı göz önüne alındığında, bahsi geçen fatura bedelinin davacı hakedişlerinden düşülmesine gerek olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, davacı taşeronun taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesine dayalı hukuki ilişki nedeniyle cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına yönelik olup bu minvalde öncelikle davacı tarafından ticari defterlerin ibrazından kaçınılmış olduğundan HMK md. 222/3 gereğince davalının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter kayıtlarına göre, dava dışı idarenin davalının kesin hakedişinden yapmış olduğu 242.256,84-TL miktarlı kesintinin davalı tarafından davacıya yansıtılması sonucunda davalının davacıdan 11.338,40-TL alacaklı olduğu kayıtlı ise de, ticari defter ve kayıtların aksinin aynı kuvvetteki kesin delillerle aksinin ispatı mümkündür. Dosyaya mübrez bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacı tarafından davalıya kesilen 6 adet ve toplam 5.707.094,67-TL miktarlı malzeme faturasının, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle, davalı tarafından benimsenerek ticari defter kayıtlarına alınan faturalara konu malzemenin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Bunun dışında, davacı tarafından yapılan iş karşılığı kesilen 8 adet toplam 4.106.560,34-TL miktarlı faturanın da davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup bu miktarlı işin de davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı tarafından kanıtlanan ödemeler ise, 9.582.736,57-TL kadar olup davacı tarafından teslim edildiği anlaşılan malzeme ve iş bedeli tutarından davalı tarafından kanıtlanan ödemeler mahsup edildiğinde, davacının bakiye alacağının, davacı tarafından talep edildiği şekliyle, 230.918,44-TL kadar olduğu anlaşılmaktadır. Bu miktar, bilirkişi heyetince, davacı tarafından yapılan işler karşılığı iş bedelinin daha yüksek hesaplanması nedeniyle, bilirkişi raporunda tespit edilen cari hesap alacağından düşük ise de, davacının kendi kabulü nazara alınarak, davacı tarafından yapılan işler karşılığı hak edilen iş bedelinin 4.106.560,34-TL olduğunun kabulü ile davacının cari hesap alacağının 230.918,44-TL olarak hükme esas alınması gerekmiştir. Yapılan tüm bu tespitlerden sonra, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın, dava dışı asıl işsahibi idare tarafından davalının .... no.lu kesin hakedişinden kesilen 242.256,84-TL'nin davacıya yansıtılmasının olanaklı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı iş sahibi idareden celp edilen kayıt ve belgelerin incelenmesinden, .... no.lu kesin hakediş raporunda davalı yüklenici tarafından yapılan işler karşılığı ara hakedişler ile yapılan ödemeler nazara alındığında, davalı yükleniciye 238.218,22-TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığı, sonradan kesin hakedişte KDV ile ilgili olarak düzeltme yapıldığı ve sonucunda fazla ödemenin 242.256,84-TL olarak bulunduğu görülmüş ve bu hakediş borcunun dava dışı iş sahibi idare tarafından davalı yükleniciden tahsil edildiği anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla, mezkur tahsilat, davacı taşerondan kaynaklanan, ceza kesintisi vs. bir nedenden kaynaklanmadığı gibi davacı taşeron tarafından yapılan işler yanında davalı yüklenici ile dava dışı idare arasında yapılan sözleşmeye konu tüm işleri kapsadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından da, davacının adı geçen kesintiden sorumlu olduğu hususu, dayanılan deliller kapsamında kanıtlanmamıştır. Buna göre, davalının ticari defterlerinde, 242.256,84-TL miktarlı ödemenin davacının alacağından mahsubuna dair kaydın hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmış olup son tahlilde davanın 230.918,44-TL üzerinden kabulü gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise, davacı tarafından dava dilekçesinde fatura tarihi olduğu anlaşılan 06.07.2022 tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olup somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tanzim veya tebliğinin temerrüde neden olmayacağı (Emsal: ..... sayılı ilamı), davacı tarafından 07.04.2026 tarihli duruşmada beyan edilen arabuluculuk başvurusunun da aynı mahiyette olmadığı, davacı tarafından ıslah dilekçesinde davalı aleyhine başlatmış bulundukları bir icra takibinin bulunduğu belirtilerek, 06.07.2022 tarihinin kabul edilmemesi halinde icra takibinin esas alınması talep edilmiş ise de, icra takibinin davalıyı temerüde düşürmesi mümkün olmakla birlikte dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmeyen bu hususun ıslah dilekçesiyle ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, 230.918,44-TL’nin, 100,00-TL’sine dava, 230.818,44-TL’sine 26.02.2026 ıslah tarihinden itibaren işletilecek, tarafların sıfatına göre, avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN KABULÜ İLE; 230.918,44-TL’nin 100,00-TL’sine dava, 230.818,44-TL’sine 26.02.2026 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Alınması gereken 15.774,04-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.346,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 3.942,00-TL ıslah harcı, 160,00-TL tebligat gideri, 7,50-TL müzekkere gideri, 50,00-TL dosya masrafı ve 24.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.014,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07.04.2026Katip ..... Hakim .....¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır