Haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası araç mahrumiyet tazminat davasında Ticaret Mahkemesinin görevine ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet (ikame araç) bedeli ile ticari avans faizi talebini, davalının ise zamanaşımı ve görev itirazları, kusur oranına ilişkin itirazlar ve ticari avans faizi uygulanmaması yönündeki savunmalarını içermektedir; mahkeme, daha önceki bir görevsizlik kararı neticesinde davanın ticari nitelikte olduğunu ve kendi yetki alanına girdiğini belirtmekte, ticari davaların sınıflandırmasını detaylıca açıklayarak uyuşmazlığın ticari dava kapsamına giren yönlerini gerekçelendirmektedir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/527 Esas - 2025/749

T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/527
KARAR NO : 2025/749
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2025
KARAR TARİHİ : 27/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.06.2024 günü .... .... .... .... .... .... plakalı araç davalı ... Endüstriyel Mak. San. Dış Tic. Ltd. Şti'a ait olan aracın ticari bir kamyonet olduğunu, kazaya karışan karşı tarafın aracının ticari bir araç olduğunu ve ticari bir iş yaparken kazanın meydana geldiğini, bu nedenle çıkacak tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, araç mahrumiyet (ikame araç) bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişice zararın tespiti yapıldıktan sonra bedeli arttırılmak kaydıyla (HMK 107) şimdilik 100,00-TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazının bulunduğunu, görev itirazının bulunduğunu, davalı müvekkili ticari bir şirket olup huzurdaki dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın Ali Osman Çelik isimli dava konusu kazada aracı kullanan kişiye davanın ihbar edilmesini, müvekkili şirketin, kazaya karışan 06 CKN 568 plaka sayılı aracın maliki olduğunu, kazanın Ali Osman Çelik isimli kişinin kullanımındayken meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranı kesinlikle kabul edilemeyeceğini, belirlenen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, işbu davada kusur oranın yeniden belirlenmesini, yine davacı tarafından işbu davada talep edilen araç mahrumiyet bedeli yönünden makul sürenin ve ikame araç bedelinin bilirkişilerce belirlenmesinin gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından müvekkilinin şirket olması ve kazaya karışan aracın ticari bir kamyonet olduğundan bahisle ticari avans faizi işletilmesi talebinde bulunulmuşsa da meydana gelen kaza aracın bir ticari faaliyeti sırasında meydana gelmediği gibi mahrumiyet talep edilen araçta hususi bir araç olup ticari avans faizi işletilmesine ilişkin talebin reddedilmesini, taraflarının kusur oranlarının ve davacınında kazaya sebebiyet veren kusur oranının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
... 45.ASHM tarafından yapılan yargılama sırasında, 2025/15 Esas, 2025/218 Karar sayılı ilam ile; davacının şirket ortağı ve yöneticisi olduğu ve davalının da tacir olduğundan bahisle ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflara istinaf edilmeksizin 10/07/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 21/05/2025 tarihli dosyanın görevli mahkemeye gönderme talebi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Emsal Yargıtay 19 HD, 01.12.2010 T., E: 2010/13557, K: 2010/13646: "... davalının avukatlık mesleği ile iştigal etmesine rağmen çok sayıda şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, şirket borçları için teminat senedi keşide ettiği ve bu haliyle tacir sayıldığı;...
...Türk Ticaret Kanunu'nun 14'üncü maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Davalı bir ticari işletmeyi kendi adına işletmediği gibi ticari işletme açmış izlenimi uyandıracak şekilde davranmamış; ticaret siciline kaydolmamış, ( tacir sıfatıyla )vergi mükellefiyeti başlatmamış, ilan ve sirküler gibi yollarla tacir olduğu intibaı yaratacak faaliyet göstermemiştir. Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmez." şeklindeki emsal kararı mevcuttur.
Tüm dosya kapsamından; davanın araç yoksunluk bedelinin tahsili istemine ilişkin alacak davası olduğu, davanın ilk açıldığı ... 45.ASHM'nce; davacının (dava dışı) ... Oto.Yan.San.Tic.Ltd.Şti'nin ortağı ve yetkisi olduğu TTK kapsamında tacir olduğu, davalı Magetech Endüstriyel Makine..Ltd.Şti'nin tüzel kişi tacir olduğu davanın "tacirler arasında haksız fiiliden kaynaklı alacak olduğu" davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilip dosya mahkememize gönderilip tevzi edilmiş ise de; görevsilik kararı veren ... 45.ASHM'nin davacının (dava dışı) ... Oto.Yan.San.Tic.Ltd.Şti ortağı ve yetkisi olduğu TTK kapsamında tacir olduğu yönündeki tespitinin yerinde olmadığı, ticaret şirketlerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan ve işletme tüzel kişi olan şirket adına işletildiğinden tacir sıfatı şirketin kendisinde olduğu, buralarda görev yapan yönetici ve ortaklar tacir sayılmayacağı, davacı bir ticari işletmeyi kendi adına işletmediği gibi ticari işletme açmış izlenimi uyandıracak şekilde davranmamış; ticaret siciline kaydolmamış, ( tacir sıfatıyla ) vergi mükellefiyeti başlatmamış, ilan ve sirküler gibi yollarla tacir olduğu intibaı yaratacak faaliyet göstermemiştir. Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmeyeceğinden davacı tacir değildir.
Sonuç olarak; davacı şahsa ait 06 SG 5829 plakalı araç ile davalı şirkete ait 06 CKN 568 plakalı araçların 26/06/2024 tarihide trafik kazasına karıştığı, davacıya ait araçta hasar meydana geldiği iddia edilerek araç yoksunluk bedeli talep edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının hususi nitelikteki aracı ile davalı şirketin aracının karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ve görevli mahkemenin ... 45.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... 45.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Mahkememiz ile ... 45.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI oluştuğundan, kararın istinaf edilmemesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli ve mercii tayini için HMK 21/c maddesi gereğince dava dosyasının ... Bölge Adliye Mahkemesi İLGİLİ HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 27.10.2025
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]