Danıştay, bağımsız denetim kuruluşunun finansal tablolar denetimindeki önemli eksiklikler nedeniyle verilen uyarı ve idari para cezasının temyizini değerlendiriyor.
Özet: Davacı bağımsız denetim kuruluşu, bir anonim şirketin finansal tablolarına yönelik gerçekleştirdiği bağımsız denetim çalışmalarında mevzuata aykırılıklar ve mesleki standartlara uyumsuzluklar tespit edilmesi üzerine Kamu Gözetimi Kurumu tarafından verilen uyarı ve idari para cezasının iptali talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince denetim faaliyetlerinin mesleki özen ve standartlara uygun yürütülmediği gerekçesiyle reddedilmesi ve bu kararın istinaf mahkemesince de hukuka uygun bulunarak onanmasının ardından temyiz yoluna başvurmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2022/3740Karar No:2025/785TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .... A.Ş.VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından... Anonim Şirketi'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacı bağımsız denetim kuruluşuna "uyarı" ve "95.769,00-TL idari para cezası" verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından ... Anonim Şirketi'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine yönelik hazırlanan denetim raporuyla ilgili davalı idarece düzenlenen ... tarih ve ... sayılı inceleme raporunda, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu ekinde yer alan finansal tablolar ile bağımsız denetçi raporunun ekinde yer alan finansal tabloların birbiriyle uyumsuz olduğu, önemlilik tutarlarının hesaplanmasında dikkate alınan kıyaslama noktalarının finansal tablolarla uyumsuz olduğu, "Bağımsız Denetim Raporu" ile "Yönetim Kurulunun Yıllık Faaliyet Raporuna İlişkin Bağımsız Denetçi Raporunun" Bağımsız Denetim Standartlarında yer alan raporlama formatlarına uygun olarak hazırlanmadığı, uygulanan denetim prosedürlerinin niteliği, zamanlaması ve kapsamı belgelendirilirken ilgili çalışmaların tamamlandığı tarihlerin kayıt altına alınmadığı, çalışma kağıtlarının söz konusu denetimle daha önceden hiçbir bağlantısı bulunmayan tecrübeli bir denetçinin denetim sırasında ortaya çıkan önemli hususlar, bunlarla ilgili varılan sonuçlar ve bu sonuçlara ulaşırken yaptığı önemli mesleki muhakemeleri anlayabilmesine olanak sağlayacak şekilde hazırlanmadığı, duran varlıkların faydalı ömürlerinin işletme özelinde verimli olacakları süreye göre belirlenmediği, işletmenin stoklarının mevcudiyetine ve tamlığına ilişkin denetim kanıtı elde etmek amacıyla gerekli denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulamadığı, yasal yedeklerin ayrılmamasının yanlışlık olarak değerlendirilmesi gerekirken dikkat çekilen hususlar paragrafında açıklandığı, kar payı avansının dağıtılmasına ilişkin yeterli çalışma yapılmadığı, davacı şirket tarafından, işletmenin dahil olduğu ve "önemli yanlışlık" riskine sebep olabilecek dava ve iddiaların belirlenmesi amacıyla gerekli denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulanmadığı, yine bankalara mutabakat mektuplarının tamamının olumsuz teyit mektubu şeklinde gönderilmediği, mutabakat alınamayan banka hesaplarına yönelik uygun alternatif denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulanmadığı, gönderilen mutabakat mektuplarında bankalardan işletmenin hesap bakiyeleri üzerinde herhangi bir kısıtlama (rehin, ipotek, bloke vb.) bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi istenilmediği, ticari alacak ve borçların denetimine ilişkin gerekli denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulanmadığı, ilişkili taraflara yönelik işlemlerin denetimine yönelik olarak gerekli denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulanmadığı, Çalışanlara Sağlanan Faydalara İlişkin Karşılıklar, Diğer Dönen Varlıklar ve Diğer Kısa Vadeli Yükümlülükler kalemlerinin denetimine ilişkin gerekli denetim prosedürlerinin tasarlanıp uygulanmadığı, işletme yönetiminden işletmenin sürekliliği esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmasının istenilmediği tespitlerine yer verildiği, bu durumda, davacı şirket tarafından yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının mesleki yeterlilik ve özen ilkesi kapsamında kaliteli ve güvenilir bir denetim olmadığı, denetim faaliyetinin mesleki sandartlar ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütmek ve içinde bulunulan şartlar altında rapor düzenlemek sorumluluğunun eksiksiz olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu idari yaptırım kararının kanuni dayanağı olmadığından kanunilik ilkesine aykırı olduğu, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, dava konusu Kurul kararında hem uyarı, hem idari para cezası hem de faaliyeti askıya alma yaptırıma yer verildiği, bu durumun "non bis in idem" ilkesine aykırı olduğu, davalı idarece yaptırım kararı alınmadan önce savunmasının istenildiği ancak idareye sunulan savunma dilekçesinin değerlendirilmediği, konuyla ilgili olarak hiçbir araştırma veya incelemede bulunulmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.