İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasında yenilik ve ayırt edicilik şartlarının varlığına dayanarak ilk derece mahkemesi kararını onayan istinaf ret kararı.
Özet: Davacı, davalının endüstriyel tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunu ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi uzman bilirkişi raporlarıyla tasarımların bu nitelikleri taşıdığını belirleyerek davayı reddetmiştir. Bu karara karşı davacının istinaf başvurusu, istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinde usul ve esasa aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporlarının doğru olduğu tespitiyle esastan reddedilerek, davalı adına tescilli tasarımların koruma şartlarını taşıdığı hükmü onanmıştır.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/375 EsasKARAR NO: 2026/1060İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:24/12/2024NUMARASI:2023/158 Esas, 2024/256 KararDAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:01/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yenilik ve ayırt edici özelliği bulunan tasarımların SMK kapsamında olacağı hususu gözetildiğinde dilekçede yer verdikleri deliller karşısında davalının, ... (7), ... (3), ... (23), (24) ; ... (1), (2) ve ... (1) numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığının ortaya çıkacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli adına tescilli ... (7), ... (3), ... (23), (24) ... (1)/(2) ve ... (1) numaralı endüstriyel “tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aleyhine tazminat ve tecavüz davası açıldığını, davacının o yargılamayı uzatmak amacı ile kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan bardak tasarımları ile davalının davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen bardak tasarımları konusunda uzman iki ayrı bilirkişi heyetince incelenmesi neticesi, delil olarak sunulan bardak görselleri ile davalı bardak tasarımlarının farklı biçim oran yüzey ve yerleşimlerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyetlerinin konusunda uzman olmaları sebebiyle bilirkişilerin bu tespitleri yönünden bağlı kalınarak davacı tarafından davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu yurtdışı firmalarına ait endüstriyel tasarım ürünlerinin, bütün olarak izlenimlerinin, davalıya ait hükümsüzlükleri istenen endüstriyel tasarım ürünleri ile aynı muhteviyatta olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hükümsüzlüğe dayanak tasarımlar ve davacı tarafın endüstriyel tasarımları ürün yelpazeleri, işlenmiş cam ürünler olarak nitelendiğinde, müşteriler üzerinde bıraktığı izlenimlerin birbirinden farklı olmasına dayanarak oluşturulan bilirkişi raporunun yanlışlığını ortaya koyduğunu, çünkü hükümsüzlüğe dayanak tasarımlardaki ürün izleniminden ve temel tasarım çizgilerinin kullanıldığının gözle görülür şekilde ortada olduğunu, bilirkişi raporunda ise çizgilerin yönlerindeki milim sapmaların bile ürünün görünümünü değiştirdiği varsayıldığını, savunma ve itirazları doğrultusunda da anlaşılacağı üzere, davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarında, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli tasarımların, başvuru tarihleri itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026