Ticaret sicilinden terkin edilen tasfiye halindeki şirketin vergi borçları nedeniyle kanuni temsilciye gönderilen ödeme emrinin hukuka uygunluğu ve iptali istemi.
Özet: Tasfiye halindeki bir şirketin vergi borçları nedeniyle kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri ödeme emrini hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermişken, davacı, asıl borçlu şirkete ait ihbarnamelerin tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz hakkını kullanamadığını, borcun kesinleşmediğini, şirket hakkında yeterli malvarlığı araştırması yapılmadığını ve kanuni temsilci sorumluluğunun kusura bağlı ve sınırlı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiş olup, Danıştay tetkik hakimi de yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği yönünde görüş sunmuştur.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/3642 E.  ,  2025/4946 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3642
Karar No : 2025/4946
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tasfiye Halinde ... Mimarlık İnşaat Dekorasyon Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 16/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla 20 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildiği, şirketin 06/10/2020 tarihinde tasfiyeye girdiği, davacının tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye kapanışı ve şirket kaydının silindiği hususunun ise 29/04/2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği, 2016 ila 2021 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin borçların bir kısmının beyan üzerine, bir kısmının ise ihbarnamelere istinaden tahakkuk ettirildiği, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin ticaret sicilinden silinmesinden önce 08/01/2021 tarihinde elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şirket adına düzenlenen ve ticaret sicilinden silinme tarihinden sonra tebliğe çalışılan ödeme emirlerinin hukuken sonuç doğurmayacağı, doğrudan temsilci ve ortak takibine geçilebileceği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasını müteakip davacı adına ödeme emri tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tasfiye halindeki şirketin tasfiye memuruna tebliğ edilmesi gerekirken, şirkete elektronik yolla tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle haberdar olmadıkları tarhiyatlara yönelik itiraz hakkını kullanamadıkları, alacağın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, asıl borçlu hakkında malvarlığı araştırması yapılmadığı, kanuni temsilci olarak sorumluluğunun kusura dayalı sınırlı bir sorumluluk türü olduğu, atfedilebilecek her hangi bir kusuru bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Mimarlık İnşaat Dekorasyon Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumların temsilcilerini ifade ettiği düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilerle ilgili ikinci kısmının "Hak Ehliyeti" başlıklı 48. maddesinde; tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları, 50. maddesinde; tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, organların kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu oldukları, 52. maddesinde; sona eren tüzel kişinin kişiliğinin, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği, 55. maddesinde de; kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümlerinin saklı olduğu kuralına yer verilmiştir.
14/02/2011 tarih ve 27846 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun İkinci Kitabının Limited Şirketlere ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Altıncı Kısımında bulunan 588. maddesinin birinci fıkrasında şirketin, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, Aynı Kanunun 636. maddesinin 1'inci fıkrasında limited şirketlerin sona ereceği haller bendler halinde sayılmış, bahse konu fıkrasının b) bendinde genel kurul kararı ile de şirketin son bulacağı, sözü edilen maddenin son fıkrasında da limited şirketlerde sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, aynı Kanunun 532. maddesinde, anonim şirketlerin sona ermesi, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirileceği, 533. maddesinde, sona eren şirketin tasfiye hâline gireceği, Kanundaki istisnaların saklı olduğu, tasfiye hâlindeki şirketin, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini koruyacağı ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanacağı, bu hâlde organlarının yetkilerinin tasfiye amacıyla sınırlı olacağı açıklanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu ... Mimarlık İnşaat Dekorasyon Ticaret Limited Şirketi'nin 13/01/2015 tarihinde kurulduğu, davacının kuruluşundan itibaren şirketin %50 ortağı ve 20 yıl süre ile kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirketin 01/10/2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, bu hususun 06/10/2020 tarih ve 10175 sayılı Ticaret sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacının da tasfiye memuru olarak atandığı, akabinde asıl borçlu şirketin 07/04/2021 tarih ve 2021/1 sayılı genel kurul kararı uyarınca 29/04/2021 tarih ve 10319 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla ticaret sicilinden terkin edildiği, dava konusu ödeme emri içeriği borçların bir kısmının beyan üzerine tahakkuk eden 2020 ve 2021 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin damga vergileri ile tarhiyata dayanan ve asıl borçlu şirketin tasfiyeye girdiği tarihten önce yani 27/08/2020 tarihinde düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2016 ila 2019 yıllarına ilişkin defter ve belge ibraz etmemeye dayalı cezalı tarhiyatlar ve aynı sebeple 2020 yılına ilişkin kesilen özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizlerine ilişkin olduğu, tarhiyata dayalı ihbarnamelerin şirketin tasfiyeye girdiği süreçte, asıl borçlu şirkete elektronik yolla 08/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, gerek beyan üzerine tahakkuk eden, gerekse tarhiyata dayalı borçları içeren ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin ise elektronik yolla 08/09/2021 tarihinde asıl borçluya ticaret sicilinden silindikten sonra tebliğ edildiği, sonrasında amme alacağının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir şirketin borçlu kılınabilmesi ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile bu kişiliğin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklıdır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmesiyle sona ermekte olup ticaret silicilinden kaydı silinen ve hukuksal varlığı sona eren bir kurumun bu tarihten sonra haklara sahip olması, borçlu kılınması, temsili, yargı yerlerinden koruma istemesi mümkün değildir. Bu nedenle tasfiye edilerek tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmek suretiyle sona eren kurumlar vergisi mükellefleri adına, tasfiyeye giriş tarihinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılamayacağı, yapılan işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması mümkün bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ila ... sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin 08/01/2021 tarihinde elektronik ortamda tebliğe gönderildiği ve 13/01/2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, öte yandan şirketin 01/10/2020 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak ...'nin (davacının) atandığı hususunun 06/10/2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğinin görüldüğü, asıl borçlu şirket 01/10/2020 tarihinden itibaren tasfiye sürecine girdiğinden, tasfiye dönemi içinde şirket adına tesis edilecek işlemlerin şirketin tasfiye memuruna tebliği gerekmekte olup, şirketin tasfiyeye girdiği tarihten sonra şirketle ilgili tebligatların tasfiye memuruna yapılması gerekirken, tasfiye halindeki şirketin elektronik tebliğ adresine e-tebliğ usulüyle gerçekleştirilmesinin usul ve hukuka uygun olmadığı, tasfiye memuru olarak davacının atanması nedeniyle bu tebligattan haberdar olduğu ileri sürülmekte ise de; düzenlenen ödeme emirlerinin de asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden kaydı silindikten sonra elektronik yolla asıl borçluya tebliğ işleminin de hukuken geçerli bir tebliğ olmadığı ve herhangi bir sonuç doğurmayacağı dikkate alındığında, bu aşamada asıl borçlu şirkete ait amme alacağının usulüne uygun kesinleştiği ve tahsil edilemediğinden bahsedilemeyeceğinden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık, Vergi Mahkemesince verilen ret kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.